|
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile ilgili
rapor taslağına Dışişleri tepki gösterdi: Hıristiyan ve Musevi unsurlar
öne çıkmış, yapıcı değil
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye'nin
Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusuna ilişkin rapor taslağına tepki
gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüvekili Hüseyin Diriöz, AP Dış
İlişkiler ve İnsan Hakları Komitesi Türkiye Raportörü Arie Oostlander'in
hazırladığı ve "Türkiye'nin demokratikleşmesinin önündeki engel
Kemalizm'dir" tespitinin yer aldığı raporla ilgili olarak dün
şu açıklamayı yaptı: "AB bu raporları Türkiye'nin ilerlemelerini
tespit amacıyla hazırlamaktadır. O yüzden her raporda yeni unsurların
ortaya atılmaması gerekir. Raporda, AB'nin temel değerleri ağırlıklı
olarak Musevi-Hıristiyan kültürü perspektifine oturtulmuştur. Söz
konusu rapor taslağı, bu şekliyle AB üyeliğine aday bir ülke olan
Türkiye için yapıcı ve yol gösterici olmaktan uzak ve subjektif
değerlendirmelerle hazırlanmıştır."
Avrupalılar da kızdı
Rapor dün AP Dışişleri Komisyonu'nda da tartışıldı. Oostlander'e
ilk tepki TBMM ile AP arasında diyalog organı olan Karma Parlamento
Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk'ten geldi: "Raporda seçilen
kelimelerden, kullanılan tona kadar her şey yanlış. Türkiye'nin
olumlu adımları görülmemiş. Kemalizm'e karşı tavır alınarak, Türkiye-AB
ilişkilerinde hiçbir yere varılamaz."
Hıristiyan Demokrat İngiliz Geoffrey Van Orden ile İngiliz liberal
Andrew Nicholas Duff da raporun ciddi bir geri adım olduğunu belirterek,
"Kemalizm'in eleştirilmesi yanlış. Atatürk, Türk ulusunun babasıdır.
Çok dikkatli ve temkinli olmalı, Atatürk'ün mirasına gölge getirecek
ifadelerden kaçınmalıyız" dedi.
9 Nisan'a kadar değişiklik önergeleri sunulacak tasarı, 29 Nisan'-da
tekrar ele alındıktan sonra, mayıs veya haziranda AP Genel Kurulu'nda
oylanacak.
Suçlu bulundu: Kemalizm!
Arie Oostlander'in 16 sayfalık raporunda özetle şöyle denildi:
· Türk devletinin temel
felsefesi Kemalizm. Bu ideoloji, Türkiye devletinin bölünmez bütünlüğünün
bozulmasına yönelik korku yaratıyor. Aşırı Türk milliyetçiliğini
körüklüyor. Askerin gücü artıyor ve dine karşı esnek olmayan bir
tavır yaratıyor. Kemalizm ideolojisi, Türkiye'nin AB'ye katılma
yolunu kapatıyor.
· AB'nin beklentileri yüzeysel
değişikliklerle yerine getirilmeye çalışılıyor. Uygulama ise yetersiz
kalıyor.
· Asker, devletin sırtını
dayadığı bir taş konumunda. Halk, devletin öbür kurumlarından çok
orduya güveniyor. Ordu, Türkiye'nin demokratik bir devlet olmasını
frenliyor. Savunma bütçesi devlet bütçesinden bağımsız ve Meclis
kontrolünde değil. Asker edindiği siyasi görevleri mutlaka sivillere
iade etmeli.
Radikal
26.03.2003
|