Devlet sistemi tamamen değişmeli
 

Kaleme aldığı raporla sadece Türkiye'de değil Avrupa Parlamentosu'nda da tepki gören Arie Oostlander Hürriyet'e yaptığı açıklamada, anayasanın değişmesi gerektiğini söyleyerek, 'eleştirileri kabul etmelisiniz' dedi. Oostlander, Türk ordusunun Kuzey Irak'a girmesi halinde AB'yi unutması gerektiğini de söyledi.

Avrupa Parlamentosu'nda hazırladığı raporda ‘‘Kemalizm, Türkiye'nin AB üyeliğine engel’’ görüşünü öne süren Hollandalı parlementer Arie Oostlander, raporuyla ilgili tepkilere verdiği cevapta ‘‘Anaysa baştan aşağı değişmedikçe, Türkiye AB üyesi olamaz’’ dedi.

Kaleme aldığı raporla sadece Türkiye'de değil Avrupa Parlamentosu'nda da tepki gören Arie Oostlander Hürriyet'e yaptığı açıklamada, eleştirileri kabul etmek gerektiğini söyledi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bile anayasanın değişmesi gerektiğini söylediğini hatırlatan raportör, ‘‘ben bunu dile getirince niçin kızıyorsunuz? Askerlerin sivillerin kontrolü altında çalışması gerektiğini söylerken neden tepki gösteriyorsunuz?’’ dedi.

PARLAMENTERLERDEN TEPKİ

Yeni bir anayasanın hazırlanmasının yıllar alabileceği yönündeki soruya ise Türkiye'nin önünde üyelik için bir tarih olmaması gerektiği şeklinde cevaplandırdı ve şunları söyledi:

‘‘Kemalizm'den arındırılmış, laikliğin farklı yorumlandığı, askerlerin siyasetçilerin kontrolü altına geçtiği bir anayasanın uzun zaman alacağının ben de bilincindeyim. Bu nedenle, Kopenhag Zirvesi'nde Türkiye'ye verilen Aralık 2004 tarihinin hiçbir ciddiyeti yok. Türkiye'ye tarih verilmemeli. Ne zaman hazır olursa o zaman durumuna bakmalı.’’

Türkiye raportörü ayrıca, Türkiye'nin Kuzey Irak'a yönelik askeri bir müdahalesi olması halinde bunun AB üyelik sürecini donduracak etki yapabileceğini söyledi.

AP Dışilişkiler Komisyonu'nda ele alınan rapora birçok Avrupalı parlementer sert tepki gösterdi. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, raporun içeriğinin tamamen değişmesi gerektiğini dile getirerek, ‘‘Kemalizmin yanlış olmasını söylemesi, ilişkilerin ileri götürülmesine yaramaz. Tam tersine bir etki yapar’’ dedi. Ingiliz liberal parlementer Andrew Duff ise Oostlander'i şiddetle eleştirerek, ‘‘Türklerin babası’’ olan Atatürk'ün mirasına gölge düşürücü yaklaşımların ikili ilişkilere hizmet etmeyeceğini belirtti.

AP raportörüne Dışişleri'nden tepki

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raportörü Arie Oostlander'i, AB'nin değerlerini ‘‘Musevi-Hıristiyan kültür perspektivine’’ oturtmakla suçladı.

Dışişleri Sözcüsü Hüseyin Diriöz, dün kendisine yöneltilen bir soru üzerine yaptığı yazılı açıklamada, Oostlander'in hazırladığı Türkiye'nin AB'ye üyelik başvurusuna ilişkin rapor taslağının ‘‘AB adayı bir ülke olan Türkiye için yapıcı ve yol gösterici olmaktan uzak’’ olduğunu belirterek, ‘‘Raportör Oostlander tarafından kaleme alınan taslakta, Oostlander'in ülkemizin tarihi gelişim sürecine ilişkin sübjektif değerlendirmelerine ve bundan hareketle Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine dair kişisel zihin egzersizine ağırlık verildiği görülmektedir’’ dedi.

Diriöz, rapor taslağının, Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut parametreleri çerçevesinde, objektif, önyargılardan arınmış, hakkaniyetli ve akılcı bir yaklaşımla gözden geçirilerek, dengeli bir içeriğe kavuşturulacağının ümit edildiğini de belirtti.

İşte AB’nin Türkiye için yeni yol haritası

AB Komisyonu, Türkiye'yi 2004'ün Aralık ayında müzakerelere taşıyacak yeni yol haritasını bugün açıklıyor. Buna göre üç yıl içinde Türkiye'ye 1 milyar 50 milyon euro ek yardım öngörülüyor.

AB Komisyonu'nun bugün açıklaması beklenen ve Türkiye'yi müzakerelere hazırlamaya yönelik yol haritası olarak bilinen Katılım Ortaklığı Belgesi'nde Türkiye'ye yapılacak mali yardımlar belirlendi. Bugün AB Komisyonu'nun yayınlayacağı ve Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB) olarak adlandırılan belgede, Türkiye'ye üç yıl boyunca 1 milyar 50 milyon euro yardım yapılması öngörülüyor.

Buna göre AB Komisyonu Türkiye'ye 2004 yılında 250 milyon euro, 2005'de 300 milyon euro ve 2006'da 500 milyon euro verilmesini önerdi. AB Komisyonu'nun hazırladığı KOB, AB'nin en yüksek karar organı Konsey'de onaylandıktan sonra resmen yürürlüğe girecek. AB Komisyonu’nun altını çizdiği bazı başlıklar şöyle:

AB, Helsinki zirvesi kararları çerçevesinde Kıbrıs ile ilgili alınan kararlar doğrultusunda BM Genel Sekreteri'nin çabaları kuvvetli bir şekilde desteklenmektedir.

AB Helsinki zirvesi kararları bağlamında sınır anlaşmazlıkları BM sözleşmeleri doğrultusunda çözüme kavuşturulmalı.

İşkenceye karşı gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması ve uygulanması, tutukluların avukat ve aileleri ile görüşmelerinin sağlanması.

Dil, din, renk ayrımı yapmadan ayrımcılığa karşı gerekli yasal değişikliklerin yapılması.

Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü tesis edilerek, şiddet içermeyen görüşlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında değerlendirilmesi.

Kültürel çeşitliliğin garanti altına alınması, ana dilde yayın hakkı tanınması.

MGK'daki sivil kesimin askerlerin üzerindeki kontrolü AB üyesi ülkelerin düzeyine getirilmesi.

Brüksel, Hürriyet
26.03.2003