Hükümet hazırlıksız çıktı 50 yıl geriye gidebiliriz
 

AKP hükümetinden hızlı reform ve istikrar beklediklerini belirten Özilhan, ‘Ne yazık ki hiçbir ciddi hazırlığı olmadığını gördük’ dedi... TÜSİAD Başkanı, son aylarda yaşananlardan ders alınmazsa Türkiye’nin ideallerine veda ederek 50 yıl geriye gidebileceğini belirtti...

     Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Tuncay Özilhan, Türkiye’yi yönetmeye talip olan hükümetin, beklentilerin aksine ‘hazırlıksız’ çıktığını, son dört ayda yaşanılanlardan ders alınmazsa Türkiye’nin ideallerine veda ederek 50 yıl geriye gitmesi tehlikesi bulunduğunu söyledi.
     TÜSİAD’ın ‘Bağımsız Düzenleyici Kurumlar’ başlıklı raporu ile ilgili toplantıda konuşan Tuncay Özilhan, hükümeti eleştiri yağmuruna tuttu. Oldukça sert ifadeler kullanan Özilhan, yıllarca ‘siyasi istikrarsızlığın’ ekonomi önündeki en büyük engel olduğunu savunduklarını, bu nedenle de görüş ayrılıklarına rağmen AKP hükümetine ‘istikrar için’ destek verdiklerini belirtti. Özilhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     
     ‘Ne yazık ki...’
     "Güçlü parlamento çoğunluğuna sahip bir hükümet, reformları yaparak, krizlere geri dönüş yolunu tıkayabilirdi. Her alanda katkıya hazır olduğumuzu ortaya koyduk. Ne yazık ki çok kısa süre içinde, karşımızda, ciddi hazırlığı olmayan, kendi çevresine kapanmayı tercih eden, ulusal meselelerde çelişkili beyanlar veren bir hükümet bulduk. Zaman geçtikçe eski siyaset anlayışına teslimiyet eğilimi güçlendi. Sonunda Türkiye her konuda köşeye sıkıştı."
     Aralıktan bu yana AB’nin tümüyle gündem dışına itildiğini, Kıbrıs’ta çözümsüzlük tercih edilerek, AB yolunun tümüyle tıkandığını öne süren Tuncay Özilhan, bundan sonra, Irak savaşı kapsamında ne tür bir işbirliğine girilirse girilsin, ABD ile ilişkilerde normalleşmenin de 1974 Silah Ambargosu’nu izleyen dönemden bile daha uzun zaman alacağı görüşünü dile getiren TÜSİAD Başkanı Özilhan, Türkiye karşıtı lobilerin etkinliğinin artacağını, Bakü-Ceyhan-Tiflis boru hattının geleceği, Türk firmalarının ABD pazarlarında karşılaşacağı engeller gibi konuların gündeme gelmesinin sürpriz olmayacağını söyledi.
     
     ‘İdeallere veda’
     TÜSİAD Başkanı Özilhan, "Son dört ayda yaşadıklarımız, Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdi ki, şapkamızı önümüze koyup, aklımızı başımıza devşirmediğimiz takdirde, tüm hayal ve ideallerimize veda etmek ve 50 yıl geriye gidip her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağız. Bu yüzden, bugün, düşündüklerimizi ve inandıklarımızı bütün çıplaklığıyla ortaya koymak istiyoruz" dedi.
     

Sert ifadeler yumuşatıldı

     TÜSİAD dün son dönemlerin en sert çıkışını yaptı. İş dünyasının bu ‘etkin’ örgütünü takip edenler iyi bilirler ki TÜSİAD bu tip açıklamalar yapmadan önce mutlaka bir danışma turu yapar. Bu tur ya yüzyüze yapılır ya da telefon trafiği işletilir. Derneğin önde gelen ve hem yaşı hem pozisyonu açısından tecrübeli üyeleri ile yapılacak açıklamanın metni tartışılır ve son şekli verilir.
     Bu kez hem bu üyeler hem de TÜSİAD’ın Anadolu’daki temsilcileriyle bir istişare turu yapıldı. Ve ardından da TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan eleştirilerini dün dile getirdi. Açıklama bazı TÜSİAD üyelerine göre "çok sert", bazılarına göre de "çok karamsar" olmuştu. Oysa Özilhan’ın konuşma metninin ilk hali hükümete yönelik daha da sert mesajlar vardı. Ve bu yumuşatılmıştı.
     Dün kamuoyuna açıklanan metinde TÜSİAD yönetimi, sadece hükümete değil, "devletin zirvesindeki tüm kurumlara" eleştiriler ile bundan sonra yapılması gerekenleri sıralıyordu.
     
     ‘Tüm kurumlar sorumlu’
     Özilhan konuşmasında bu konuya, "Asıl olarak aynayı kendimizde tutmamız gerektiği ortadadır. Dört ay içinde Türkiye’nin bu noktaya gelmesinde iktidarıyla, muhalefetiyle, devletin zirvesindeki kurumlarıyla tüm yönetim mekanizmasının ortak sorumluluğu vardır. Kimse ellerini yıkayıp bir köşeye çekilemez" ifadesiyle vurgu yaptı.
     Bu arada, bazı ünlü işadamlarının AKP yönetimine Devlet Bakanı Ali Babacan’ın görevden alınmasına yönelik mesajlar ilettiği iddia ediliyor.
     

‘Sürpriz kaynak’ da bizi kurtaramaz yolumuzu şaşırırız

     Başbakan Erdoğan’ın IMF programının kararlılıkla uygulanacağı sözlerine piyasaların tepkisiz kaldığına dikkat çeken TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, "Piyasalar bu söyleme tepkisiz kalıyor. Çünkü kararlılık artık icraat yoluyla gösterilmek zorunda. Hükümet yapısal önlemlerde ayak sürüme siyasetini benimsediği görüntüsü veriyor. Uygulama isteksizliği ile bu programa pusulasını şaşırtırsak, yeni kaos ortamında 90 milyar dolar iç, 80 milyar dolar dış borçla yolumuzu tümüyle kaybederiz. Sürpriz kaynaklar da bizi kurtaramaz" dedi.
     
     ‘Yerel seçime feda ediyorlar’
     ABD ile yaşanan gerginliğin dorukta olduğu günlerde, seçim çalışmaları için Çorum’a gitmesi fıkralara konu olan Erdoğan’ın bu tutumunu dolaylı olarak eleştiren Özilhan, "Türkiye’nin geleceğini yerel seçimlere feda eden ruh halinden bir an önce kurtarılması zorunludur" dedi. AKP hükümetlerinin, bürokrasideki hızla kadrolaşmasını da eleştiren Özilhan, Türkiye’nin değerli teknik kadrolarının, siyasi kadrolaşmaya feda edilmemesini istedi.
     

‘Program 2006’ya uzasın, hedefler revize edilsin’

     Yeni bir ‘genişletilmiş program’ öneren Özilhan, ekonomi konusunda altı maddelik bir talep listesi dile getirdi. Özilhan şöyle dedi:
     "Dördüncü gözden geçirme pürüzsüz tamamlanmalı. Programdaki yüzde 5 gelir artışı ve yüzde 16 - 20 enflasyon hedefleri revize edilmelidir. IMF destekli uyum program 2004 - 2006 dönemini kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Savaş zararları ve savaş sonrası muhtemel gelişmeler de dikkate alınarak bir genişletilmiş program hazırlanmalı, bu program, mali disiplin yanında, sürdürülebilir büyüme kaygılarını da taşımalıdır. Uluslararası piyasalardan destek bulmaya devam edebilmek, mali piyasaların istikrarını koruyabilmek, enflasyonu ve reel faizleri kontrol altında tutabilmek için bu siyasi iradeye ihtiyaç vardır."
     

‘KKTC’nin ilhakı süreci başlatıldı’

     Yetkililerin ‘her şey kontrol altında’ sözlerinin kendilerini vehime sürüklediğini belirten Özilhan şöyle dedi:
     "Batı ile aramıza mesafe koyarak, ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yok’ tezine haklılık kazandırılmaya mı çalışılıyor? ABD ile ilişkinizi onarılması güç noktaya getirirseniz, AB ile ilişkileri çıkmaza sokarak dünyadan da tecrit olursanız, kalan seçenek nedir? Otoriter bir Ortadoğu ülkesi olmak mı? Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü seçerek AB yolunu tıkadık. Böylece Kuzey Kıbrıs’ın ilhakına gidebilecek bir süreci başlattık. Bunun dünyadan tecrit anlamına geleceğini bile bile bu yola girdik. Biz Türkiye’nin geleceğine yatırım yaptık. Dünyadan koparılmasına izin vermeyiz."

Milliyet
27.03.2003