Başkanın görevi, üyelerin 'suyuna gitmek' değildir!
 

TÜSİAD eski Başkanı Boyner, Özilhan'ın konuşmasının hem içerik hem de üslup açısından doğru olduğunu belirterek, "Başkanın görevi üyelerine yol açmaktır, suyuna gitmek değil" dedi

TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmanın yankıları, İnan Kıraç'ın üyelikten istifa etmesiyle bu haftaya da sıçradı. Özilhan'ın konuşması, "içerik doğru ama üslup yanlış" diye eleştiri alırken, 1993-1994 döneminin TÜSİAD Başkanı Cem Boyner'den ilginç bir yorum geldi. Başkan olduğu yıllarda dönemin Başbakanı Turgut Özal ile girdiği polemiklerle gündeme gelen Boyner, o yıllarda "Biz Kanarya Sevenler Derneği değiliz" demişti. Boyner, Özilhan'a gelen tepki üzerine de, "TÜSİAD Başkanı'nın görevi üyelerinin suyuna gitmek değildir" değerlendirmesini yaptı.

Özilhan'ın konuşmasını hem içerik hem de üslup açısından doğru bulduğunu söyleyen Cem Boyner, şu değerlendirmeyi yaptı "Yönetimler kamuoyu yoklamalarıyla çalışmazlar. TÜSİAD yönetimi de anket yapıp üyelerinin düşüncelerini aldıktan sonra konuşma yapacak değil. Başkanın söyledikleri de doğrudur. O konuşmada hedef alınan hükümet değil, politikalar ve bu işe taraf olan bütün kamuoyuydu. Aslında orada herkese mesaj vardı, bütün karar mercilerine karşı bir görüş vardı. Ama işin bu tarafı atlandı. Sayın Özilhan'ın üslup ve içeriğine katılıyorum. Başkanın görevi üyelerinin suyuna gitmek değil, onlara yolu açmaktır. Bu işin raconu budur. Başkanlar şimşek çekerler. Bundan kaçan da başkan değildir."

TÜSİAD Üyesi İnan Kıraç'ın, derneğin özellikle Kıbrıs konusundaki tavır ve söylemlerinden rahatsız olup istifa etmesiyle ilgili olarak da Cem Boyner, "Bu yönetimi üyeler seçti. Beğenmezlerse yönetimi değiştirirler" dedi. Boyner, şöyle devam etti

KIRAÇ HAKLI
"Sayın Kıraç'ın istifasını doğru buluyorum. Haklıdır, prensiplerine uymayan bir dernekte kalmak istemeyebilir. Kendisi de istifa hakkını kullandı, ya derneği değiştirecekti, ya da kendi gidecekti. Kıraç'ı izleyecek başkaları var mıdır bilemem. Ama dernekler doğarlar, büyürler. Katılanlar olur, ayrılanlar olur. Daha önce TÜSİAD'ın hazırladığı Demokrasi ve Eğitim raporunda aynı şeyi yaşadık. Birtakım üyeler 'Bu dernek fazla ileri gitti, biz geride kaldık' hissiyatına kapıldılar. Dernek yönetimi buna göre kendine bir yol çizemez. Bu yönetimi üyeler seçti."

Ekonomi, Sabah
1.04.2003