|
ANAP Grup Başkanvekili
Beyhan Aslan'ın türban yasağını imam hatip okulları ve ilahiyat
fakültelerinden kaldıracak bir yasa önerisi hazırlayabileceklerini
söylemesi, yeniden türban tartışmalarına neden oldu.
Aslan'ın bu açıklaması ANAP lideri
ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın bilgisi ve desteği dahilinde
mi?
Hayır, değil...
Aksine Yılmaz'ın, Aslan'ın bu açıklamasını
zamansız ve yanlış bulduğunu, bu konuda kendisini eleştirdiğini
söyleyebiliriz.
ANAP lideri Yılmaz, Anayasa Mahkemesi'nin
türbanla ilgili kararının böyle Aslan'ın ifade ettiği gibi bir yasanın
çıkarılmasına engel olduğunu, bugünkü mevzuat ve içtihat karşısında,
türban yasağını kaldıran bir değişikliğe gidilemeyeceğini vurguluyor.
Yılmaz, dünkü görüşmemizde bu konudaki
düşüncesini şöyle özetledi:
"İmam hatip okulları ve ilahiyat
fakültelerinde kız öğrencilerin başlarını örtmelerinde bir sakınca
yoktur. Tıpkı, Batı'da rahibe okullarında olduğu gibi bizde de serbest
bırakılabilir. Bana göre böyle olması gerekir. Ancak, bizim hukukumuz
buna engel. Anayasa Mahkemesi, okullar dahil bütün resmi dairelerde
türban takılmasına laikliğe aykırı buluyor. Refah Partisi'ni kapatma
gerekçelerinden biri budur. Bu nedenle bugün bu durumu değiştirecek
bir yasa çıkarmak mümkün değil. Çıkarsa, Anayasa'ya aykırı telakki
edilecektir. Bu nedenle ben böyle bir yasa girişiminin bugünkü koşullarda
da yanlış olduğunu düşünüyorum. Bunu Sayın Aslan'a da ilettim."
ANAP lideri, ayrıca Türkiye'de kız
imam hatip okulları ve öğrenci sayısının da fazla olduğu düşüncesinde:
"Bildiğim kadarıyla 130 bin civarında
kız imam hatip öğrencisi var. Bu Türkiye'nin ihtiyacının çok üzerinde.
Bu okul ve öğrenci sayısının azaltılması gerekir. Türkiye'nin ihtiyacı
kadar kız öğrenci okutulması yeterlidir."
Yılmaz, dini eğitim veren okullarda
kız öğrencilerin başını örtmesine olanak sağlayacak düzenlemenin
ancak çok ileride belki toplumsal uzlaşmaya dayalı bir yeni Anayasa
düzenlemesiyle mümkün olabileceği kanısında. Bugün ise buna olanak
bulunmadığını vurguluyor.
Yılmaz, bu ve benzeri konuların siyasete
alet edilmesine, siyasi malzeme yapılmasına da karşı olduğunu belirtiliyor.
Yılmaz'ın bu açıklamaları, Beyhan
Aslan'ın sözleriyle yeniden başlayan türban tartışmasına nokta koyduğu
gibi, ANAP'ın yaklaşımına da açıklık getiriyor.
Fikret Bila
Milliyet; 27.03.2002
|