|
Türkiye 170 M-60 A1 tankının modernizasyonu
için nihayet İsrail'le anlaşma imzaladı.Apar topar.Filistin'deki
İsrail tanklarının gölgesinde.Batık durumdaki İsrail devlet şirketi
IMI'ya ('Israel Military Industries') 170 tankın yenilenmesi için
668 milyon dolar ödemeyi kabul ederek.
İsrail silah sanayiinin 'yurt dışındaki en büyük
projesi'ne kapıyı açarak.
İhaleye çıkmadan.
ABD şirketi General Dynamics'in yeni tank verme
önerisine dahi kulak asmayarak.
Neden acaba?
Kimlerin ısrarıyla?
Hem de, bu ihaleye itirazı olan Modernizasyon
Daire Başkanı Sadık Yamaç'ın görevden alınmasını...
Yerine getirilen Sezai Öztürk'ün de anlaşmanın
tam öncesinde imza atmadan istifa etmesini, yani projenin sorumluluğuna
gelmiş iki kişinin itirazını dahi göğüsleyerek...
Neden acaba?
* * *
Ekonomik krizin patlamasının ardından Ankara
yeni tank ve yerli üretim projelerini askıya alırken İsrailliler
'tank modernizasyonu' projesiyle çıkıverdiler. İsrail medyasına
göre bu proje 'İsrail icadı'ydı.
Modernizasyona talip olan IMI İsrail devletine
aitti ve projede ilk öneri de 170 tank için 1 milyar dolardı.
Pazarlıklarla, projenin gidip gelmesiyle bu
miktar 668 milyon dolara kadar indi. Yani tank başına 3.9 milyon
dolar.
Bu inen rakamla dahi, 'ihaleye çıkılmayan ihale'de,
General Dynamics'in teklifinin tank başına 3.5 milyon dolar civarında
olduğu, ayrıca bu firmanın ABD yönetiminden Türkiye'ye yeni M1 'main
battle', yani savaş tankları verme iznini geçirdiği biliniyordu.
Türkiye bu ihale karşılığı İsrail'e Manavgat'tan
su satmayı bekliyor, projenin yarısını, yani 350 milyon doları bu
yolla karşılamayı umuyordu.
Ancak, İsrail Maliye Bakanlığı su ithalatından
vazgeçti. İsrail Savunma Bakanlığı ve IMI, tank ihalesinin bu yüzden
kaybedilebileceğini bile duyurdu.
Ve tüm bunlara rağmen, iş İsrail'e verildi.
Neden acaba?
* * *
İsterseniz önce ihalenin çeşitli sonuçlarını
noktalayalım, sonra öykünün ayrıntılarına geçeriz:
1. Son yıllarda sürekli zarar eden ve satılması,
özelleştirilmesi, çok sayıda işçi çıkartması, en azından birçok
birimini kapatması hep gündemde olan IMI bu sayede belini doğrultuyor.
2. İsrail, tarihinin en büyük dış projesini
kazanmış oluyor.
3. Son 10 yılda IMI'ya 1.2 milyar dolar pompalamış
olan İsrail Devleti, bu silah şirketini ayağa kaldırmak için yeni
maliyetleri göğüslemekten kurtuluyor.
4. Türkiye, su satışı gibi büyük bir işi elde
edemediği gibi, İsrail tarafının hiçbir Türk firmasından yerli ürün
kullanmama eğilimine, hatta kararına da katlanıyor.
5. Türkiye, başkalarının hazır önerdiği prototipin
üretimi için dahi İsrail firmasına bir bedel ödemeyi ve onun üretimini
beklemeyi göze alıyor.
6. Türkiye, herhangi bir ortakla Mısır ve Suudi
Arabistan'daki modernizasyon ihalelerine girebilme şansını, bu işi
şimdi İsrail'le yaptığı için kaybediyor.
7. Krizin reel sektörünü, yani üretimi ve istihdamı
vurduğu bu ülke, yerli firmaları işin içine katmayarak, El-Op Industries,
Tadiran, Urdan, Optronics ve Ashot Ashkelon (IMI'ın alt şirketi)
gibi İsrailli firmalar ile IMI'ın uygun gördüğü (muhtemelen Alman)
başka yan sanayii şirketlerine koltuk çıkıyor.
8. İsraillilerin Türkiye'de kullanacağı tek
tesis olan Kayseri'de ise zaten ücret ve istihdam katkısından uzak
şekilde askerler çalıştırılıyor.
9. Yukarıdaki tüm maddeler bir araya geldiğinde,
Türkiye, şu anda Ortadoğu kan gölüne tank sıkan İsrail devletini
'sübvanse' etmiş oluyor. 668 milyon dolar tanklar için, 350 milyon
dolar da, suyun suya düşmesiyle.
Elbette bu ihaleyi savunanların da gerekçeleri
var.
'Bizimkiler'e göre; Türkiye'nin acil ihtiyacı
karşısında, İsrail firması bu işi bir an önce tamamlama vaadinde
bulunuyor (5 yıl). Bedel 1 milyar dolardan 668 milyona indi. İsrailliler'e
göreyse, 'Türkiye'ye know-how, teknoloji transferi' olacak.
* * *
İsrail tarafının bir sonraki aşamada 2 milyar
dolara, Türkiye'nin elindeki 1000 M-60'ın modernizasyonu söz konusu
olduğunda da 7 milyar dolara çıkmasını beklediği ('Defense News'a
göre Ankara'nın şimdilik bu niyeti yok) ihale neden İsrail'e verildi?
Sadece, İsrail tanklarının Filistin'deki marifetlerinin
psikolojik ve vicdani gölgesinden ötürü değil bu soru...
Aynı zamanda ekonomik...
Aynı zamanda askeri.
O yüzden, bu işin sivil kanadı kadar, Silahlı
Kuvvetler'in 'bu işten yana' yetkililerinin de cevaplarına ihtiyaç
var!
Yarın devam etmek üzere.
Umur Talu
Star; 01.04.2002
|