|
İki gündür devam eden 'think-tank'ta bugün
üçüncü gündeyiz. Vicdanı ve cüzdanı sorgulamaya devam.Küçük bir
değişiklikle: Başlığı değiştirdim.Çünkü şimdi daha iyi anladım ki,
bu; kritik, perde arkası bulanık, birçok insanın içinde bulunmaktan,
bulaşmaktan rahatsızlık duyduğu, öyle kolay kolay 'ucu nereye giderse
gitsin' denemeyen bir mevzudur.
Ben yine de götürmeye çalışacağım. Herkesin
didiklemesi dileğiyle.
Mesele sadece, şu sırada İsrail tanklarının
Filistin'i ezmesinden dolayı 'duygusal' değil, galiba aynı zamanda
'tamamen duygusal'!
Ben özel bir cevap beklemiyorum ama, kamuoyunun
beklediği ve hakkı olan cevap açısından, İsrail'e verilen tank modernizasyonu
ihalesinin askeri kanadı sessiz.
Savunma Bakanı Çakmakoğlu bir şeyler mırıldanıyor.
Bir de birazdan okuyacağınız Savunma Sanayii Müsteşarı Dursun Ali
Ercan'ın bana verdiği ya da verebildiği cevaplar var.
Hükümet ise tam bir skandal.
Başbakan Yardımcısı Yılmaz utanmadan 'Keşke
askıya alsaydık' diyor şimdi; kamuoyunda kıpırdamaya başlayan tepkiyi
görünce.
Hükümet Sözcüsü Karakoyunlu'nun yapabildiği
açıklama da evlere şenlik:
'Bakanlar Kurulu'nda, ihalenin bürokratlar tarafından
hazırlandığı ve imzalandığı ifade edilmiştir.'
Sanırsınız ki, postal ihalesidir!
Ortada Türkiye'nin güvenliğini, dış politikasını,
hazinesini, geleceğini ilgilendiren yaklaşık 700 milyon dolarlık
bir ihale var ve hükümet açıklaması bu.
Bugüne kadar birçok askeri ihaleyi 'politik
araç' olarak kullanabilen, (ki İsrail lobisinin etkisi sanki politik
değil!) Türkiye'de, hükümetin hali bu.
Zaten ortada ihale filan da yok.
Doğrudan, İsrail Maliyesi'nin dahi 'batak' olduğunu
söylediği bir devlet firmasına verilmiş iş var.
Üstelik İsrail tankları azmışken, bir Türk subayın
karışık bir suikastte şehit oluşunun ardından apar topar imzası
atılan ve İsrail ordusunu finanse eden bir iş.
Neden acaba?
Neden böyle?
* * *
Nihai kararı veren, Başbakan Ecevit, Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu ve Milli Savunma Bakanı Çakmakoğlu'ndan
oluşan icra komitesi.
Ama ısrarın asıl kaynağı, işin sahibi olduğu
için, Kara Kuvvetleri Komutanlığı.
Şimdi isterseniz Savunma Sanayii Müsteşarı Ercan'ı
dinleyelim; uzaktan da olsa, burnuma kesif bir tedirginlik kokusunun
geldiği müsteşarlıktan.
Ercan, teknik düzeydeki hazırlıkları kendilerinin
yaptığını, bürokrat olarak imzayı da kendisinin attığını söylüyor.
Ona göre, gerekçe 'aciliyet':
'İran, Irak, Suriye ve Yunanistan'da toplam
10 bin tank var. Yunanistan'ın 2 bin tankı bizim 3 bin tanktan ileri.
Almanlar'la yeni tank anlaşması da yaptılar, ayrıca nehir geçen
zırhlı da alıyorlar. Nehri tahmin edersiniz.
Günlük siyasi gelişmeler bu tür acil ve önemli
projeleri etkilememeli.'
Daha önce ihalelerin politik biçimde kullanıldığını
hatırlatınca, 'O yanlıştı' diyor ama eklemeden yapamıyor: 'Elbette
keşke sıkıntı vermeyecek bir ülkeyle yapsaydık.'
Neden ihale açılmadığını soruyorum: 'Kara Kuvvetleri,
'İsrail'in çözümü benim için önemli' dedi. Çünkü teknoloji veriyorlar'
diye cevaplıyor.
General Dynamics'in teklifini soruyorum: 'Aşağı
yukarı aynı fiyat. Ama teknoloji transferi yoktu. Bir avantajı,
hazır prototipleri vardı ama Genelkurmay beğenmedi' diyor.
İsrailli IMI'nın prototipi bile olmadığını hatırlatıyorum.
'Birlikte hazırlanacak' diyor.
Neden bazı sivil sorumluların bu işe itiraz
edip projeden koptuklarını soruyorum. 'Müzakerelerde İsrailliler'le
olaylar, münakaşalar olmuş. Arkadaşlar 'projenin yürümesi için engelsek
çekilelim' dediler. Bunlar iç işlerimiz. Gerisi spekülasyon' diyor.
Ama bu cevap beni tatmin etmiyor!
'İsrail tanklarının başarılı geçmişi etkili
oldu' dediğinde, teknik bir ifade olsa da, ben bunu 'vicdan sürçmesi'
sayıyorum.
Bu şimdi hatta geçmişte de, İsrail tankları
bir halkı ezerken övüneceğimiz bir 'başarı mıdır' diye!
* * *
Bu bölümü aynen vermek istiyorum:
- Ali Bey, bu proje için İsrailliler 688 milyon
dolar diyor, burada ise 668 telaffuz ediliyor.
- Efendim, aslında Sayın Başbakan'ın dili sürçtü,
668 dedi. Doğrusu 658'dir.
- Ama İsrail tarafında hep 688 diye geçiyor.
- Haklısınız. Kara Kuvvetleri, yedek parça filan
için de bir 30 milyon dolarlık kaynak istedi.
- Tamam da, İsrailliler o 30'u da ekleyerek
veriyor rakamı galiba.
- Doğrudur, çünkü o parçalar da İsrail firmasından
alınacak, onlar karşılayacak.
- İsrail gazetelerinin arşivlerinde geçmişte
şöyle rakamlar dile gelmiş: Tank başına 1 milyon dolar, 170 tank
için 300 milyon dolar ya da tank başına 2.5 milyon dolar gibi.
300 milyon, en sık rastlanan ama sonradan 1
milyar dolara çıkıvermiş. Şimdi de 688.
- Önce öyle olabilir ama sonra Kara Kuvvetleri'nin
farklı talepleri oldu. Mesela Alman motoru istendi, fiyat da çıktı
tabii. Pazarlıklarda ben mesela 595 dedimdi.
Ercan haklı olarak altına imza attığı işi ve
gerekliliğini savunuyor. Teknik ve bürokratik açıdan. Kendisi tek
'bürokrat' olmasa da. Ama biz 'Filistin sımsıcak, kapkara, kıpkızıl
olmuşken hangi vicdanla' diye sormaya yarın da devam edeceğiz.
'Cüzdan'ı da unutmadan.
Ve maille, telefonla, faksla ulaşan okurların
desteğini, duyarlılığını hiç unutmadan!
Umur Talu
Star; 03.04.2002
|