Kemalizm'i çıkardı
 

Avrupa Parlamentosu'nun Hollandalı üyesi Oostlander, gelen büyük tepkiler üzerine hazırladığı Türkiye raporundan AB üyeliğine engel olarak gördüğü 'Kemalizm' ifadesini çıkardı

 

     Hazırladığı Türkiye raporuyla gerek Ankara'nın gerekse Avrupa Parlamentosu'nda-ki (AP) meslektaşlarının yoğun eleştirilerine hedef olan Hollandalı Hıristiyan Demokrat Parlamenter Arie Oostlander, raporunda bazı değişikliklere gitti. Bunlardan en göze çarpanını ise, "Kemalizm" ifadesinin rapordan çıkarılması oluşturdu. Oostlander, her ne kadar Kemalizm'i doğrudan "Türkiye'nin üyeliği konusunda engel" olarak göstermekten vazgeçse de raporun "ruhunda" fazla bir değişikliğe gitmedi. Oostlander, hafta başında rapora son halini vermek üzere Strasbourg'da gerçekleştirilecek olan AP Dışişleri Komitesi toplantısı öncesi Milliyet'in sorularını yanıtladı. İşte Oostlander'in öne çıkan görüşleri:
     
     KEMALİZM GİTTİ, İÇERİK AYNI
     "Kemalizm kelimesini rapordan çıkardım ancak içerik aynı. Aslında 'terime' ihtiyacım yok. Eğer siz Hollanda'nın kurucusunu eleştirseydiniz ben eleştirilerinizin ilginç olup olmadığını anlayabilmek için sizi dinlerdim. Bundan gücenmezdim ama sanırım Türkiye'de işler böyle yürümüyor. Türkler kendilerini Hollanda'nın kurucusunu eleştirme konusunda özgür hissedebilirler. Bu problem yaratmaz."
     
     ASKER ARTIK DEĞİŞMELİ
     "Askerlerin eğilimi Türkiye'yi kurtarmak ve her türlü tehlikeye karşı korumak. Bazı dönemlerde bu tür bir davranış içinde olmak gerekebilir. Ancak bu Avrupa Birliği'ndeki (AB) uygulamalara uygun değil. Tüm bu durum değişmeli. Orta Avrupa ülkeleri eski sistemi tamamen arkalarında bırakmaktan son derece memnunlar. Türkiye'de ise bu o kadar kolay değil."
     
     AB BEKLENTİSİ YARATMAYIN
     "Reformları uygulamanın pek de kolay olmayacağını düşünüyorum. Hükümet 'AB'ye ilişkin düzenlemeleri bu yıl sonuna yetiştiririz' diyor. Bu kesinlikle mümkün değil. Bu konuda bu kadar hızlı giderseniz kaos yaratırsınız. Toplumu son derece dikkatli bir şekilde yönlendirmek gerek. Bu yüzden gelecek yıl hazır olacağız yönündeki açıklamalara inanmıyorum. Bu tür beklentiler yaratılmamalı."
     
     AB CESUR DEĞİL
     "Türkiye konusunda Avrupalı siyasetçiler arasında sorun var. Konsey, tam olarak ne istediğini söyleyecek kadar cesur değil. Konsey, şu ana kadar bazı argümanları arka cebinde tutmayı tercih etti. Bunları son dakikada ortaya çıkaracaklar; asıl dram da o zaman yaşanacak zaten. Aynı zamanda Avrupa kamuoyunu Türkiye'nin üyeliği konusunda ikna etmek gerekiyor. Onları ikna etmek için de Türkiye'nin ne kadar değiştiğini gösterebilmemiz gerekiyor."
     
     DİN DEVLETİN KONTROLÜNDE
     "Türkiye'de din ve devletin tam anlamıyla ayrıldığını söyleyemeyiz. Diyanet İşleri Başkanı, devletin üst düzey bir memuru. Bu devlet ve din arasında ayrılık olmadığını, dinin devlet kontrolünde olduğunu gösterir. Türkiye'nin bunu yapmada iyi sebepleri olabilir. Ancak Avrupa'daki yapılanmaya uygun değil."

Brüksel, Milliyet
8.05.2003