| |
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kare as'ı
arasında yer alan ve kendisine özel olarak Başbakanlık'ta oda ayrılan
Adana milletvekili Ömer Çelik, resmi ideolojinin gereksiz olduğunu
kimsenin söyleyemeyeceğini belirterek, resmi ideolojinin demokrasinin
teminatı olduğunu savundu.
Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru, Ömer Çelik'in sözlerinin AKP çevrelerinde
şaşkınlık yarattığını belirtirken, AKP milletvekili Emin Şirin,
Ömer Çelik'e bir mektup yazarak, bu tavrın yeni otoriter Recep Peker’ler
üretebileceğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarını yazdığı bilinen Adana
milletvekili Ömer Çelik, ilginç bir çıkışa imza atarak resmi ideoloji'nin
vazgeçilmez bir olgu olduğunu iddia etti. Çelik, önceki gün Star
gazetesinde yayımlanan ‘‘Resmi ideoloji ile demokrasi arasındaki
doğru orantı’’ başlıklı yazısında, resmi ideoloji'nin bugüne kadar
sürekli yanlış tanımlandığını ve bunun için de çeşitli suçlamalara
malzeme yapıldığını söyledi. Demokrasideki eksikliklerin 'resmi
ideoloji'den kaynaklandığı söylemenin doğru olmadığını ifade eden
Çelik, şöyle devam etti:
‘‘Kuşkusuz, 'resmi ideoloji'den esinlenen kimi uygulamalar sebebiyle
ciddi sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Demokrasiyi eksik düzeyde tutan
çoğu siyasi pratiği üretenler, bunun gerekçesi olarak 'resmi ideoloji'
kavramını ileri sürmüşlerdir.’’
DİKTATÖRLEŞMEYİ ÖNLER
Şu günlerde 'resmi ideoloji' ile başı hayli dertte olan AKP'nin
teorisyeni Çelik, arkasından, ‘‘Peki tüm bunlardan yola çıkarak
'resmi ideoloji' kavramının gereksiz bir şey olduğu sonucuna ulaşılabilir
mi?’’ sorusunu soruyor ve net bir biçimde de cevaplıyor:
Hayır!
Çarpıcı tesbitlerini, sözünü ettiği 'resmi ideoloji'nin adını koymadan
sürdüren Ömer Çelik, resmi ideoloji ile demokrasi arasında ters
değil doğru orantı olduğunu savunduktan sonra, resmi ideolojinin
demokrasinin teminatı olduğunu da iddia etti:
‘‘Aslında 'resmi ideoloji' kavramı demokrasinin teminatıdır. Bu
kavram, toplumsal ortak yaşamın kodlarını belirginleştirir, kamusal
alanın mimari çizgilerini ortaya çıkarır...
'Resmi ideoloji'nin varlığı, diktatörleşme eğilimlerini önler. Bu
kavram, örneğin, herhangi bir liderin kendi doğum gününü milli bayram
ilan etmesini engellediği gibi, temel hak ve hürriyetlerin askıya
alınması gibi bir uygulamanın referanduma götürülmesine de set çeker.
'Resmi ideoloji'den yoksun bir ortamda, siyasal gücün yanlış şekilde
kullanılmasını engelleyecek 'ideolojik' baraj ortadan kalkmış olur.’’
RESMİ İDEOLOJİ AB YANLISI
Resmi ideolojinin dinamik bir tarzda tanımlanıp yorumlanmasını da
isteyen Çelik, yazısının sonunda, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin
artık 'resmi ideoloji'nin bir parçası haline geldiğini de savundu.
FEHMİ KORU
Çelik'in sözleri şaşkınlık yarattı
Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru: ‘‘(Ömer Çelik'in) Son yazısını birbirimize
göstermemizin sebebi, 'Resmi ideoloji ile demokrasi arasındaki doğru
orantı' başlığının da yansıttığı kışkırtıcılıktı... Bilinenleri
tersyüz eden bir tahlil içeriyor yazı. Sadece AKP değil neredeyse
bütün partiler, hatta sivil kuruluşların bütünü, küçümseyen tavırla
yaklaşırlar ya 'resmi ideoloji' kavramına; yazar, bu geleneksel
yaklaşıma karşı, yiğitçe, 'Ne münasebet' tavrını takınıyor...’’
AKP MİLLETVEKİLİ EMİN ŞİRİN
Yeni Recep Peker’ler yaratır
İstanbul milletvekili Emin Şirin, Çelik’e mektup yazarak, resmi
ideoloji'nin otoriterliği ile tanınan ideologu eski Başbakan Recep
Peker'i hatırlattı: ‘‘Ben, düşünceye kalıp çizen her türlü resmi
ideolojinin yanlış olduğunu zannediyor, bugün AB'yi de içine aldığı
için beğenilse bile, yarın Recep Peker zihniyetindekiler tarafından
yazılınca başımıza dert açacağını düşünüp üzülüyor, çareyi hukuk
devleti ve demokrasi kavramları etrafında buluşmakta görüyordum.’’
Ankara, Hürriyet
8.05.2003
|