|
İsrail-Filistin gerginliği Türkiye'ye de
dokundu. Türkiye, bir taraftan İsrail'e verdiği 700 milyon dolarlık
M-60 tank modernizasyonu projesini yavaşlatmayı planlarken, diğer
taraftan ABD ile ticareti artırmada anahtar olan Nitelikli Sanayi
Bölgeleri projesinde İsrail'in vetosundan çekiniyor.
İsrail ile stratejik ve Filistin ile yakın ilişkilere
sahip olan Türkiye, Ortadoğu'daki gerginlikten en fazla etkilenen
ülke oldu.
Türkiye, İsrail ile geleceğe yönelik stratejik ortaklığının bozulmaması
hesaplarını yaparken, Ariel Şaron hükümetinin şiddetine maruz kalan
Filistin ve İslam dünyasını dengeli bir politikayla ‘‘küstürmemeye’’
çalışıyor. Ancak, Ankara, İsrail ile ilişkilerinde stratejik ve
ekonomik çıkarları nedeni ile zor kararların da eşiğinde bulunuyor.
İsrail ile ‘‘Anadolu Kartalı’’ tatbikatını erteleme seçeneğini değerlendiren
ve 700 milyon dolarlık M-60 tank modernizasyonu projesini yavaşlatmayı
düşünen Ankara, ABD ile yapılan anlaşma çerçevesinde Tel Aviv'in
Nitelikli Sanayi Bölgeleri'ne (NSB) kendisini dahil edip etmemesi
riskini de yaşıyor.
Son olarak, Ankara ile Washington arasında NSB'lerin kurulmasına
ilişkin ortak karar alındı. ABD Türkiye'ye, ‘‘Nitelikli sanayi bölgeleri
açarak, ihracatınızı artırmak için İsrail ile yaptığımız serbest
ticaret anlaşmasına ülkenizi de dahil ediyoruz. Ancak NSB'lerin
açılması için İsrail'in de onayı gerekir’’ mesajını verdi.
Anlaşmanın İsrail'in onayına bağlı olması Türkiye'yi bu konuda da
sıkıntıya soktu. Türkiye İsrail'e karşı alacağı olumsuz bir tavırda,
‘‘NSB misillemesi’’ riski ile de karşı karşıya kalacak. Ankara'nın
bu konudaki endişeleri varlığını hissettirirken dün İsrail Büyükelçisi
David Sultan'ın Dışişleri ekonomik işlerden sorumlu Müsteşar Yardımcısı
Büyükelçi Alev Kılıç ile görüşmesi de dikkat çekti. Ankara'nın zorlandığı
ikinci bir konu ise, İsrail'in Washington başta olmak üzere güçlü
Musevi lobileri ile Türkiye'ye siyasi alanda verdiği destek. Musevi
lobileri, ABD Kongresi'nde baskı yaparak Ermeni tasarısının son
dakikada durdurulmasını sağlamıştı.
Ankara'nın hem kamuyona, hem de İslam dünyasına karşı en çok açıklama
yapmak zorunda kaldığı konu ise tank modernizasyonu ihalesi. Hükümet,
TBMM'de birbiri ardına gelen soru önergeleri ile bunalırken, bir
yandan da neden ihalenin İsrail'e verildiğini anlatmaya çalışıyor.
Türkiye, İsrail ile tank modernizasyonu şu gerekçelerle savunuyor:
‘‘İsrail, en iyi fiyatı verdi. Bundan da önemlisi, Türkiye'nin bulmakta
zorlandığı hassas teknolojiyi sağlayacak ve böylece Türkiye gelecekte
kendi tankını kendi modernize edebilecek. 20 yıl kullanılacak tanklarda
maksumum yerli katkı sağlanacak. Bu tanklar TSK'nın acil ihtiyaçları
kapsamında bulunduğu için kısa tedarik planında yer alıyor.’’
SÜRPRİZ FORMÜL
Buna rağmen, Ankara, ihaleyi iptal etmemekle birlikte ' tepkilerin
artması üzerine M-60 tank modernizasyonu anlaşmasında sürpriz bir
‘‘ağır çekim formülü’’nü değerlendirmeye aldı. Bu formüle göre,
İsrail ile 700 milyon dolarlık modernizasyon anlaşmasının hayata
geçirilmesi için gereken alt yüklenici askeri fabrikalar olan MKE
ve Aselsan'ın anlaşma ve imzaları geciktirilecek. Bu ‘‘bilinçli
bekletme’’ İsrail'in Filistin'e uyguladığı şiddet sona erdiğinde
devreden çıkarılacak.
Türkiye'nin İsrail ile yapacağı tank modernizasyonuna bu kadar önem
vermesinin en önemli nedenlerinden biri de Yunanistan'ın aşırı silah
alımları. Türkiye, bu yüzden M-60 tankları modernizasyonunda vazgeçemiyor.
Devletin zirvesinde yapılan bir değerlendirmede, Yunanistan'ın Almanya'nın
Türkiye'ye vermeye yanaşmadığı Leopard II tanklarından aldığı ve
yine Türkiye gibi M-60 tanklarını da modernize etme kararı bulunduğuna
işaret edilerek, şu görüş seslendirildi:
‘‘Ne olursa olsun, Türkiye kara gücünde dengelerin değişmesine izin
vermeyecek ve gerekli tedbirleri alacaktır. Bu nedenle, Türkiye
teknoloji transferi de verecek olan İsrail ile bu anlaşmayı imzalamalıdır.’’
İsrail ile 22 Nisan'da Konya'da yapılacak Anadolu Kartalı hava tatbikatındaki
belirsizlik de sürüyor. Ankara, bu tatbikatı ileri bir tarihe erteleme
seçeneğini değerlendirirken, İsrail'in de halen ‘‘yoğun ülke gündemini’’
gerekçe göstererek katılımını teyit etmediği kaydedildi.
Ankara
Hürriyet; 03.04.2002
|