|
İsrail askerleri dün Batı Şeria'daki Cenin
kenti ve Nablus'un Salfit kasabasına girdi. Böylece, Ramallah, Kalkilya,
Beytüllahim, Tulkarim ve Beyt Calla ile beraber 350 bin kadar Filistinli,
İsrail denetimine alındı
İsrail Batı Şeria'daki işgalini yedi kent ve
kasabada 350 bin Filistinliyi içine alacak şekilde yayarken, bölgenin
Ramallah'tan sonraki en büyük kentleri El Halil ve Nablus'ta direniş
hazırlığı yapılıyor. 300 bin insanın yaşadığı iki kentin sokaklarında
barikatlar kuruluyor, keskin nişancılar mevzileniyor.
İsrail dün de Cenin kenti ve Nablus'un Salfit kasabasını işgal etti.
Böylece Ramallah, Kalkilya, Beytüllahim, Tulkarim ve Beyt Cala ile
beraber, 350 bin Filistinli
İsrail işgali altına girmiş oldu.
Dünkü çatışmalarda BBC'ye göre, Beytüllahim'de dördü silahlı, dördü
sivil sekiz Filistinli İsrail ateşiyle öldü. Reuters'e konuşan uluslararası
yardım görevlileri, Beytüllahim sokaklarında cesetlerin ve yaralıların
yattığını anlattı. Cenin'de de dördü silahlı, biri kadın, beş Filistinli
öldürüldü. Ölen kadının hemşire olduğu belirtildi. Bu arada İsrail
askerleri, İsrail ile Batı Şeria arasındaki Baka El Şarkiyeh köyünde
bir intihar eylemcisinin göğsüne sardığı patlayıcılara ateş açarak
öldürdü.
Önceki gün 200'e yakın Filistinlinin CIA'nın arabuluculuğuyla İsrail
güçlerine teslim olduğu Batı Şeria Güvenlik Şefi Cibril Racub'un
karargâhı ise iki günlük direnişin ardından tümüyle İsrail kontrolüne
geçti. Büyük bölümü yanan karargâhtan kaçmayı başaran Racup'un arandığı
belirtildi.
Beytüllahim krizi
Beytüllahim'deki Hz. İsa'nın doğduğuna inanılan yerde kurulan Nativitas
(Doğuş) Kilisesi'ne 200'e yakın silahlı Filistinlinin sığınması
ve İsrail'in kiliseyi kuşatması giderek uluslararası krize dönüşüyor.
Kutsal Topraklar'daki Katolik Kilisesi'nin dini lideri Patrik Michel
Sabbah, Filistinlilerin silahlarını bıraktıklarını öne sürerek,
kilisedekilere 'sığınma hakkı' verildiğini açıkladı. Sabbah, "Kilise,
savaşçı veya asker bile olsa herkes için bir sığınma yeridir, yeter
ki silahlarını bıraksınlar.
İster Filistinli, ister İsrailli sığınma hakkı vermek zorundayız"
diye konuştu.
Ancak daha sonra içeriden Reuters'i arayan keşiş Johannes Simon
ise, Filistinlilerin içeri silah zoruyla girdiklerini ve halen silahlı
olduklarını belirtti. Keşiş, kendilerini tehdit altında görmediklerini,
dışarı çıkabileceklerini, ancak Beytüllahim'deki genel durumun tehlike
arz ettiğini söyledi. Keşiş, kilisede 20 kadar yaralı olduğunu ve
erzağın da azalmaya başladığını kaydetti. Çeşitli Hıristiyan kiliselerinden
Beytüllahim halkıyla dayanışma için gelen ve aralarında Sabbah'ın
da olduğu 200 temsilci ise, kasaba girişinde İsrail askerlerince
durduruldu. Sabbah'ın Filistinliler ile İsrail arasında arabuluculuk
teklif ettiği bildiriliyor. Vatikan ise ABD ve İsrail'den Beytüllahim'deki
krizin bir an önce çözümlenmesini istedi.
'Bomba için dilekçe'
Bu arada İsrail, Filistin lideri Yaser Arafat'ın Ramallah'taki karargâhında,
son intihar saldırılarını üstlenen El Aksa Şehitleri Tugayı tarafından
yazılmış ve haftada dokuz bomba için para istenen bir mektup bulduğunu
öne sürdü. Kudüs'ten Ramallah'a gitmek isteyen göstericilere
İsrail askerlerinin müdahalesi sonucu,
İsrailli Arap milletvekili Muhammed Barake ile Nasıra Belediye Başkanı
Remzi Ceraisi, plastik mermiyle, İsrailli Arap milletvekili Ahmed
Tibi de başından copla yaralandı.
Batı Şeria'daki yardım kuruluşları da saldırılardan ve ablukadan
payını alıyor. Filistin Kızılay'ı, Ramallah'tan yüzlerce telefon
geldiğini, ama gitmelerine izin verilmediğini duyurdu. İsrail Ramallah'taki
sokağa çıkma yasağını, Filistinlilerin ölülerini gömmesi için önceki
gün dört saat kaldırdı. Ramallah hastanesi yetkilileri, morg dolduğu
ve mezarlığa gidilemediği için 21 cesedi bahçeye gömmüştü. BM, İsrail'in
Ramallah'a giden yardım konvoyuna ateş açıp bir BM görevlisini tutukladığını
bildirdi.
Radikal;
04.04.2002
|