| |
İRAN'da yaygınlaşan
rejim karşıtı gösteriler ve ABD'nin bu ülkeye karşı yoğunlaşan baskıları,
iki grupta toplayabileceğimiz bir dizi soruya yol açıyor.
1) Gösterileri başlatan öğrenciler
tam olarak ne istiyor? Mevcut rejimin demokratikleşmesini mi, yoksa
1979'da devrimle gelen bu rejimin son bulmasını mı? Bu hareket kimlerden,
ne kadar destek görüyor? Bunun başarı şansı nedir?..
2) Tahran'daki rejime karşı çıkan
ve gösterileri destekleyen ABD de tam olarak ne istiyor? İran'a
karşı açtığı kampanyanın gerekçeleri ve gerçek nedenleri nedir?
Washington, yeni İran politikasını nasıl uygulamayı düşünüyor?..
Bu soruların hepsine bu aşamada net
yanıt vermek zor. Ama şu bir gerçek ki, iç ve dış etkenlerle İran,
devrimden bu yana en kritik günlerini yaşıyor ve belirsizliklerle
dolu bir geleceğe doğru gidiyor.
***
ÖĞRENCİLERİN gösterileri başta üniversitede
reform talebi ile başladı. (Genelde otoriter rejimler altındaki
ülkelerde hep böyle başlar)... Kısa zamanda ülke çapında yayılan
gösterilen, dini lider Hamaney başta olmak üzere, mollalara ve onların
uygulamaya çalıştığı köktendinci ve totaliter sisteme karşı bir
harekete dönüştü. Buna toplumun öğrenci olmayan kesimleri de (aydınlar,
hatta bazı parlamenterler de) katıldı. (Örneğin 127 milletvekili
Hamaney'e mektup yazarak daha fazla özgürlük tanınmasını istedi)...
Şimdilik bu kampanyayı, birlik halinde
bir halk hareketi saymak olanaksız. Protestocular arasında rejimi
topyekün devirmek isteyen de var, sadece bugünkü düzen içinde daha
fazla demokrasi talep eden de... Aralarında ABD'nin son baskılarının
olumlu sonuç vereceğini düşünenler de var, tam aksine Amerikan müdahalesinin
ters tepeceğine inananlar da var...
Dolayısı ile bu aşamada İran'da belirli
bir hedefe yönelik, geniş bir rejim karşıtı "hareket"ten
söz edilemez. Ama son olaylar, ilk kez halkın belirli kesimlerinin
sisteme ve izlenen politikalara karşı bir başkaldırması olarak sayılabilir.
Bunun alacağı şekil, yönetimin bu kesimden gelen seslere ne kadar
kulak vereceğine de bağlı...
***
ABD'nin bir ara "şer erkesi"ne
dahil ettiği İran konusunda tam olarak ne yapmak istediği belli
değil. Bush yönetiminin, Tahran'da bugünkü rejimin son bulmasını
istediği kuşkusuz.
Bunun için Washington üç gerekçe sayıyor:
1) İran'ın bir "nükleer silah programı" geliştirmekte
olması. 2) Tahran'ın (Hizbullah, vs. gibi) terör örgütlerini desteklenmesi.
3) Mollaların Irak'taki Şiilerin arkasında yer alması...
Bu gerekçelere bir de "İran'ın
demokratik olmaması"nı ekleyenler de var. Nitekim son günlerde
Washington bu argümanı kullanarak, göstericilere destek - ve cesaret
- verdi.
Nükleer program ve teröre destek gibi
"tehdit algılamaları" başka ülkeler tarafından da (ABD
dahil) ciddiye alınıyor ama mesele bu tehditlerin nasıl önlenebileceğidir.
Siyasi baskı ile mi? "İçeriden" bir hareketle mi? Ambargo
ile mi? Yoksa askeri bir müdahale ile mi?
Anlaşılan Bush yönetimi bu aşamada
bu son şık dışındaki opsiyonlar üzerinde önemle duruyor.
Eğer Washington gerçekten bundan böyle
İran ile "uğraşmak" kararında ise, bölgenin bu kesimi
de epey karışacak demektir...
Sami Kohen, Milliyet
17.06.2003
|