|
Bu ülkede yaşamak zaman zaman hem çok zor, hem de çok eğlenceli.
Bir gün Avrupalı bir Türkiye rüyası ile, bir başka gün "otoriter"
bir ülke kâbusuyla uyanmak mümkün. Mesela öyle zamanlar olur ki,
çağdaş demokratik kriterleri ülkeye hakim kılmak için yoğun çaba
harcayan bir iktidarınız olduğu için sevinirken, bir anda AB yoluna
"taş koyan" cumhurbaşkanınızla hayalleriniz yerlebir olabilir.
Mesela, bir gün herhangi bir gazete ya da televizyonda "bu
ülkede hâlâ 'hurafeler'e inanan, akla ve bilime itibar etmeyen insanlar
var" diye feryad eden haberlerle, bir başka gün ise, "Ata'nın
silueti varken hayvan otlatmak ihanet" şeklindeki manşetlerle
karşılaşabilirsiniz.
Herhalde, modernleşme hedefleriyle kurulan bir Cumhuriyet'i İkibinli
yıllarda bile hâlâ "hurafeler"le kuşatmaya çalışan bir
ülke olsa olsa Türkiye olabilir. Neden bunları yazıyorum, Türkiye
bu kadar karamsarlıklar ülkesi mi? Elbette değil, ama Türkiye'yi
hurafeler ülkesi sanan, bazı "örümcekli" kafaların varolduğu
da bir gerçek.
Şimdi lütfen geçtiğimiz salı günü Hürriyet'te yayınlanan şu haberi
dikkatle okuyun:
"Damal'ın Yukarı Gündeş Köyü'nde, önceki akşam Atatürk'ün
silueti göründü. Her yıl tekrarlanan bu olay sırasında bir hayvan
sürüsünün dağdan geçmesi CHP Milletvekili Ensar Öğüt'ü çok kızdırdı.
Öğüt, 'Böyle rezalet olamaz. Bu dağda hayvan otlatılması büyük terbiyesizlik.
Bugüne kadar bu mucizenin çıktığı Karadağ neden koruma altına alınmamış.
Ama ben 56 arkadaşımla birlikte Meclis'e bu bölgenin Milli Park
olarak ilan edilmesi için kanun teklifi verdim. Şimdi bu kararın
kısa sürede çıkmasını diliyoruz. Çünkü buradan geçen hayvan sürüleri
zamanla silüetin çıktığı alanı yok edecek ve bu mucizeyi bir daha
göremeyeceğiz."
Eyvah, bu "hain" koyunlar "mucize"yi yok edecekler
sonunda... Üstelik bu yüzden belki de laiklik tehlikeye girecek.
Bu "milli mucize"den bihaber koyunlar Cumhuriyet'in varlığını
tehlikeye sokmadan acilen tedbir alınmalı doğrusu... Türkiye Cumhuriyet'ini
hurafelere teslim etmekte kararlı gözüken CHP'li vekil aslında görevini
tam yapmamış. Sayın vekilin bu menfur olay karşısında ilk yapması
gereken, "laiklik karşıtı" koyunlar hakkında, "Atatürk'ü
Koruma Kanunu"na muhalefetten hemen dava açmalıydı. Hatta mümkünse,
bu koyunların teker teker idam edilmesi için (gerçi idam kalktı
ama..) kanının son damlasına kadar mücadele etmeliydi!..
Henüz vakit geç değil, Sayın Öğütçü konuyu acilen Baykal'a iletmeli,
anamuhalefet partisi olarak olaya el koymalılar. Allah bilir bu
koyunlar CHP'li de değildirler. Hatta "rejim muhalifi"
bu koyunlar Avrupa Birliği yanlısı bile olabilirler...
Bu konuda CHP'li vekile, son günlerde Türkiye'nin AB'ye girişini
engellemeye çalışan Sayın Cumhurbaşkanımız'ın bir yardımı dokunabilir
diye düşünüyorum. Eminim o da bu AB yanlısı koyunlardan, Sayın Öğütçü
kadar rahatsızdır...
İşin esprisi bir yana, böylesine traji-komik bir olay insana kafayı
sıyırttırmaz da ne yapar Allahaşkına... Nasıl bir ülke burası, bu
hurafeci vekil hangi yüzyılda yaşıyor?
İşin vahameti bu kadar da değil elbette, "siluet" dağda
belirir belirmez hazırola geçen bir grup devlet erkanı var ki evlere
şenlik... Mesela, Ardahan Valisi başta olmak üzere Tugay Komutanı,
Kaymakam, Belediye Başkanı ve diğer yetkililer, "mucize(!)"
karşısında hazırolda bekliyorlar.
Acaba diyorum, birileri "siluet" karşısında hazırolda
bekleyen bu zevata Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşid ilimdir"
sözünü hatırlatsa bir faydası olur mu? Gerçi "Taş Devri"nde
kalmış gözüken sayın vekilin durumu biraz umutsuz vak'a ama yine
de Allah'tan umut kesilmez...
Mehmet Ocaktan, Yeni Şafak
4.07.2003
|