|
HAFTA içinde arkadaşlar soruyorlardı:
İşçi Partisi, Ülkü Ocakları ve Atatürkçü Düşünce Dernekleri'nin
diğer aklı evveller ile yapacağı mitingi neden yazmıyorsun?
Ben de cevap veriyordum:
- Dur hele, önce bir rezil olsunlar, öyle yazacağım.
‘‘Yeter ki soğan başı kadar hükmüm olsun, her türlü darbekatörlüğü
yaparım abi!’’ diyen Doğu Perinçek ve Mahdumu A.Ş.'nin geçen kış
‘‘Rauf Denktaş'a destek’’ gösterisinde de nasıl rezil olduklarını
hatırladığım için miting gününü bekliyordum.
* * *
Hatırlarsınız, Perinçek A.Ş. ve 100 çeşit aşure harcı kıvamındaki
grup, Denktaş'a destek için yaptıkları mitinge 1500 kişi dahi katılmayınca,
grup başına 1.5 porsiyon Adana edasında ‘‘O gün çok soğuktu da vatanseverler
ondan gelmediler’’ diye açıklama yapmışlardı.
Aynı gün ve aynı soğukta, bir pazar günü oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş
maçını ise 40 bin kişi statta seyretmiş, 20 bin kişi de maça giremediği
için stat dışında gösteri yapmıştı!
İşçi Partisi, Ülkü Ocakları, Atatürkçü Düşünce Derneği Gençlik
Komisyonları'nın ortaklaşa yaptığı, gür sesli uyduruk bilim adamlarının
aşure fasulyesi olarak desteklediği, zamanında parmağını Suriye'ye
sallayarak Apo'ya göz dağı veren ateşli paşaların yanında yer aldığı,
hep beraber karşısında susta durdukları Susurluk fatihlerinin uzaktan
kumanda ettikleri, velhasıl tüm ihtilal aşığı zevatın rol aldığı
- Bizim adımız Kızıl Elma; sakın ha darbecileri yorma! mitingi
30 Ağustos Cumartesi günü yapıldı ve mitinge çeşitli gazetelere
göre, sağdan soldan temin edilen, sayıları ancak ve ancak 700-1000'i
bulan darbekolikler katıldı!
* * *
Milletin zerre kadar iplemediği nümayişe ilgi sayıca çok azdı ama
hafta içinde basının ilgisi gereğinden çoktu.
Basın soruyordu:
- Nasıl olur da, Perinçek ile Ülkücüler bir araya gelir?
Zerre kadar yakın tarihi hatırlayanlar ise bu ‘‘seviyeli birlikteliği’’
hiç yadırgamıyorlardı.
Birliktelik son otuz yıldır darbe çığırtkanlığı yapan ve darbelerden
ortaklaşa geçinenlerin bildik birlikteliği idi.
* * *
Bu beraberlik; 60 yaşından sonra bile her sabah başka bir darbeciye
susta duran, giderayak mahdumunu yeni darbekatör-veliaht olarak
yetiştiren bir peder ile çek-senet mafyası ve dahi Türki Cumhuriyetleri
dolandırıcıları olarak temayüz eden bir grubun aralarına darbe-ibrikçilerini
aldıkları bir birlikteliktir.
Bunlar 12 Mart'ta, 12 Eylül'de doğrudan rol amış, darbe sonraları
doğan puslu havada geçimlerini sağlamış, esasında hep cukka peşinde
koşmuş, 28 Şubat'tan sonra da ‘‘Susurluk ayranına’’ fit olmuş garip
insanlardır.
Ne mutlu bize ki artık yapayalnızlar!
Not: Ülkücü komünist terimi ‘‘Bu günleri de mi görecektik!’’ diye
yakınan eski ve samimi bir ülkücü dostuma aittir.
Cüneyt Ülsever, Hürriyet
01.09.2003
|