|
Karadayı'nın emriyle Genelkurmay'da Çevik Bir'in liderliğinde
28 Şubat'ın çekirdek kadrosu kuruldu. Çevik Bir, Karadayı adına
yayınladığı bir yazıyla, Ordu'ya olası bir müdahale için hazır ol
emri verdi
Ordu'da Laik demokratik cumhuriyetin çok ciddi bir irtica tehdidiyle
karşı karşıya olduğu kanaati hakim oluyor. Bu kaygılar sadece ordu
içinde değil, sivil kesimde de yaşanıyor. Hatta sivillerden Genelkurmay'a
"Bu gidişe niye dur demiyorsunuz, niye müdahale etmiyorsunuz"
türünden mesajlar geliyor. Türban gösterileri tırmanıyor, RP'nin
devlet içinde kadrolaşma girişimleri yoğunlaşıyor. "Bu gidişe
dur demek" gerektiği komuta katında da konuşulmaya başlıyor.
Bardağı taşıran damla ise Erbakan'ın Başbakanlık Konutu'nda tarikat
liderlerine verdiği iftar oluyor.
Çelik çekirdek
O günden itibaren Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'nın
emriyle 2. Başkan Orgeneral Çevik Bir'in liderliğindeki çekirdek
kadro hazırlıkları yoğunlaştırıyor. Karadayı'nın Çevik Bir'e "Hazırlık
yapın" emriyle oluşturulan çekirdek kadroda şu isimler yer
alıyordu: Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Doğu Aktulga,
Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Çetin Doğan, İstihbarat Başkanı
Korgeneral Çetin Saner, Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol
Özkasnak, Genelkurmay İstihbarata Karşı Koyma ve İç Güvenlik Daire
Başkanı Tümgeneral Fevzi Türkeri, Tümgeneral Orhan Yöney, Başbakanlık
Askeri Danışmanı Tuğgeneral Kenan Deniz, Genelkurmay Adli Müşaviri
Tuğgeneral Erdal Şenel, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Jandarma
Genel Komutanlığı'nın tümgeneral ve tuğgeneral rütbesindeki istihbarat
ve harekat başkanları...
Batı harekat konsepti
Çekirdek kadro önce bir durum tespiti raporu hazırlıyor ve Karadayı'ya
sunuyor. Raporda, yakın zamanda yemden güç kazanan irticai hareketi
yaratan ve destekleyen sosyo ekonomik unsurlar ile siyasi güç odakları
değerlendiriliyor. Bu değerlendirmenin ardından kapsamlı bir harekat
planı hazırlığına girişiliyor. Batı Çalışma Grubu'nun oluşturulmasına
zemin hazırlayan bu harekat planının adı da Çevik Bir'in önerisiyle
"Batı Harekat Konsepti" olarak konuyor. Taslak halinde
olan bu çalışma 28 Şubat MGK'sında alınan kararların hemen ardından
resmiyet kazanıyor. Ardından Çevik Bir, Batı Harekat Konsepti ve
Batı Çalışma Grubu oluşturulmasına ilişkin emri "Genelkurmay
Başkanı Adına" imzalayarak kuvvet komutanlıklarına ve tüm askeri
birliklere gönderiyor. "Gizli" damgalı bu emirde işte
şu ilginç tespitler ve yapılması gereken hazırlıklar yer alıyor:
* Türkiye bugüne kadarki en büyük irticai tehdit ile karşı karşıya
bulunmaktadır. Milli Görüşçüler, Radikal İslamcılar ve tarikatların
müşterek amacı; şeriata dayalı İran benzeri bir "İslam Cumhuriyeti"
kurmaktır.
* Bugün önemli birçok devlet kadrosu irticai kesimin eline geçmiş
bulunmaktadır. Milli Eğitim ve Emniyet teşkilatına sızılmış, birçok
mahalli idare ve kamu iktisadi teşebbüslerinin büyük bir bölümünde
altyapı tesis edilmiştir.
* Bu şartlar ve ortamda süratle değişiklik sağlanamadığı takdirde
2000 yılında meşru yoldan iktidarı ele geçirecekleri ve yanlarına
aldıkları halk desteğiyle de Cumhuriyetin temel niteliklerinde istedikleri
şekilde değişiklik yapacakları, eğer bu günden ciddi ve köklü tedbirler
alınamaz ise, önümüzdeki birkaç yıl içinde mücadele etme ve önlem
alma imkânının bile kalmayacağı değerlendirilmektedir.
Mücadele esasları:
* Devlet organlarındaki irticai yapılaşma ve kadrolaşma dikkatle
izlenmelidir.
* Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun hassasiyeti, medya kuruluşlarının
da maddi çıkarların önüne milli çıkarları almalarını zorunlu hale
getirmiştir. Bu konuda medya patronlarının ve çalışanlarının yönlendirilmesi
büyük önem arz etmektedir.
* EMASYA ve sıkıyönetim planlarının uygulamaya konulması halinde
takip edilecek harekât tarzları kontrol altında tutulması gereken
kritik noktalar ve topluluklar iyi analiz edilerek muhtelif harekât
tarzları belirlenmeli ve harekât tarzlarının hepsinde bu gruplar,
TSK mazlum halka ve İslam'a karşıymış pozisyonuna düşürmeyi, bu
sürede halkla karşı karşıya getirmeyi planlayacakları bir faraziye
olarak dikkate alınmalıdır.
* Yaşanan sorunun özünde, irticanın devletin bir kısım unsurlarının
göz yumması ile mesafe kat etmesi bulunmaktadır. Sorun bir yanıyla
bir siyasal iktidar meselesidir.
* İçinde bulunduğumuz şu dönemde, "Atatürk'ün gençliğe hitabesi"ni
tekrar okumaya ve iliklerimizde hissetmeye ihtiyacımız olduğu inancındayım.
Bahsedilen gün gelmiştir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri bu mücadeleden
de yüzünün akıyla çıkacaktır. Muhtaç olduğu kudret damarlarındaki
asil kanda mevcuttur.
Gereğini arz/rica ederim.
GENEL KURMAY BAŞKANI
EMRİYLE/NAMINA
Orgeneral Çevik Bir
Bilal Çetin, Vatan
07.09.2003
|