Mehmet Altan : Bu yapı 'maaşlı yurtseverler'in ürünü

 

Hayatının uzunca bir kısmını Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yasası'nın önemini anlatmaya harcamış olan MEHMET ALTAN'a da 'gizli yönetmelik" ve psikolojik harekatın izlerini sordum.


Emekli olunca köşelerine çekilen ve hiçbir hatanın hesabını vermeyen 'yetkili ama sorumsuz' yazı ve yazar düşmanı 'maaşlı yurtseverler'in egemenliğini kıramayan her ülkenin kaderidir bu.

Hayatının uzunca bir kısmını MGK Genel Sekreterliği Yasası'nın önemini anlatmaya harcamış isimlerdensiniz. Radikal'in "İşte en gizli yönetmelik" manşetini görmek haklılığınızı tescil ederken ne hissettiniz?

Büyük hüzün, küçük mutluluk. Mutlu eden tarafı, rejimin niteliğini belli eden MGK Genel Sekreterliği'nin gizli yönetmeliği nihayet bir gazeteye manşet oluyor. Hüzünlendiriyor, çünkü bunları biz söylerken dehşet verici suçlamalarla karşı karşıya kalıyorduk.

Ne tür suçlamalar?
Türkiye'de, vatandaşlar için AB standartlarında bir özgürlük ve zenginlik talep edenler rejim muhalifi muamelesi gördü. Karalandı, dışlandı, aşağılandı.
Psikolojik harekat sizde ne çağrıştırıyor?

Bir iç sömürgeci zihniyetinin inanılmaz vahşetini çağrıştırıyor. Babam, ağabeyim sırf düşündüklerinden, yazdıklarından dolayı defalarca yargılandılar. Sonra bu kervana bende katıldım. Babam Selimiye'de yargılanırken psikolojik işkencenin arkasındaki isim Sıkıyönetim ve Birinci Ordu Komutanı Faik Türün'dü. Babam üç yıla yakın yattı. Bugün Faik Türün'den geriye soyadını reddeden oğuldan başka bir şey kalmadı. Emekli olunca köşelerine çekilen ve hiçbir hatanın hesabını vermeyen 'yetkili ama sorumsuz' yazı ve yazar düşmanı 'maaşlı yurtseverler'in egemenliğini kıramayan her ülkenin kaderidir bu. Biz suçlu ilan edilen babalardan, ağabeylerden onur duyuyoruz. Soyadını değiştirenler ise başkaları.

Siz bu vahşeti nasıl hissettiniz?

71 darbesinde babamla birlikte yaşamıştım. 80'de yurtdışındaydım. 28 Şubatı ise bizzat yaşadım Bizim yaşadıklarımızı kapsamayan, hiçbir anlatım 28 Şubatı ifade edemez. Bunun neler yaşadığımızın bir iki küçük örneği, Hasan Cemal'in Kürtler kitabında da aynen andıç gibi belgelenmiş bulunuyor.
20 yıldır toplum bu 'gizli' yönetmeliklerle nelere maruz kalmış?

Kendi halkına karşı psikolojik savaş yapmayı öngören bir teşkilatlanmayı bünyesinde taşımış. MGK Genel Sekreterliği gizli yönetmeliğinin de ortaya koyduğu gibi paralel bir devlettir. Bu belgenin açıklanmasıyla bir anlamda Türk gladyosu deşifre edildi. Bunun toplumda yarattığı tahribat belgeler açıklandıkça daha netleşecek, ama BM yaşam standardı endeksinde 173 ülke arasında Türkiye'nin 96'cı sıraya düşmesi durup dururken gerçekleşmedi.

Yönetimi tarafından sömürülen ülkelerin kaderidir bu. Türk medyası psikolojik harekatın cinayetlerde işlemiş olabileceğine dair İsmet Berkan'ın sorusunu duymazdan geldi. Bu soru cevaplanıncaya kadar unutturulmamalıdır.

Mehmet Gündem - Mehmet Altan ile söyleşi, Tercüman
08.09.2003