Çiller'e söyle biz Yunan Ordusu'na benzemeyiz

 

Oramiral Erkaya, Çiller'in kuvvet komutanlarını emekli etmeyi planladığını öğrenince Savunma Bakanı aracılığıyla bu ağır mesajı gönderdi

Genelkurmay, sık sık "Bu kez işi silahsız kuvvetler halletsin" mesajını veriyor sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya. Ancak öte yandan da her türlü olasılığa karşı plan yapılıyor. Müdahale kaçınılmaz hale gelirse neyin nasıl yapılacağı da en ince ayrıntısına kadar konuşuluyor. Genelkurmay'ın kozmik katlarında hummalı bir çalışma aralıksız sürüyor. Askerlerin bir şeyler hazırlamakta olduğunu Cumhurbaşkanı Demirel gibi Erbakan ve Çiller de fark ediyor. Demirel, Genelkurmay Başkanı ile çok sıkı bir diyalog ve işbirliği içine girerek komuta katını "sabır ve sağduyu" içinde tutmaya gayret ediyor. Ayrıca Erbakan'ı frenlemek için çaba harcıyor ve bir yandan da Refahyol'un parlamento içinde demokratik yollarla nasıl düşürülebileceğinin hesaplarını yapıyor. Sonuç da alıyor Demirel... Çiller'in planı ise çok daha radikal oluyor. Çiller, çok güvendiği bazı kurmayları ile "darbe hazırlığı içinde" olduğunu düşündüğü komutanları iki alternatifli bir planla bir gecede emekliye sevketmeyi planlıyor. Çiller'in A ve B planlan henüz taslak aşamasındayken Çankaya Köşkü'ne ulaşıyor. Orada da Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Münif İslamoğlu'nun eline geçiyor.

Askere giden şok belge

İslamoğlu hemen Deniz Kuvvetleri'ni arıyor ve Oramiral Erkaya'dan acil randevu istiyor. Çiller'in komutanları emekli etme kararnamesinin fotokopisini Erkaya'ya uzatarak: "Bunu henüz Demirel görmedi. Ben belgeyi görür görmez atladım sana geldim..." Belge, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Koksal, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman ile Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in emekliye sevkedilmelerini öngörüyor. İddiaya göre de Çiller kararname taslağını Demirel'e kendisi götürmeyi ve şunu demeyi planlamıştı: "Sayın Cumhurbaşkanı bunu hemen şimdi imzalayın ve bu gece de yürürlüğe koyup yeni komutanları tayin edelim... Eğer imzalamazsanız kamuoyuna çıkar sizin darbecilerle işbirliği içinde olduğunuzu açıklarım..." Çiller'in bunları söyleyip söylemediğini bilemiyoruz. Ancak askerlere gelen bilgi bu yönde... Erkaya, Münif İslamoğlu'na Çiller'in bu girişimini ciddiye almadığını söylüyor. Daha sonra Çiller'in hazırladığı kararname taslağı olduğu iddia edilen fotokopiyi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Karadayı'ya veriyor. Aslında Karadayı ve diğer komutanlar da bu girişimi ciddiye almıyorlar ama o gün Çiller'in üstüne bir kırmızı çizgi çekiliyor. Gelişmelerden en fazla rahatsızlık duyan isim kuşkusuz, askerlerin çok sevdiği DYP'li Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan oluyor.

Mesaj Çiller'e, Tayan aracı

Tayan, ertesi gün yapılacak MGK öncesinde 30 Mart 1997 günü akşam saatlerinde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi'yi arayıp, "Diğer komutanları da arayalım ve sizin şu Elmadağ'daki tesiste akşam yemeği yiyelim, hem de biraz konuşuruz" diyor. Ancak o gün tesisin kapalı olduğu öğreniliyor ve yemek Havacılar'ın Gölbaşı tesislerine alınıyor. Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya ve eşleri. Keyifli bir akşam yemeği yiyorlar, son gelişmeleri değerlendiriyorlar. Yemekten kalkıp arabalara yönelindiği sırada, Güven Erkaya Milli Savunma Bakanı'na Çiller'in emeklilik planından haberdar olduklarını söylüyor ve diyor ki; "Kendisine benden selam söyle, Türk Silahlı Kuvvetleri Yunan Ordusu'na benzemez..."

Ve asker Çiller'i 'siliyor'...

14 Nisan'da Hacca giden Erbakan'ın yerine Çiller, bir hafta Başbakan Vekilliği yapıyor. Başbakan Vekili olduğu o günlerde Karadayı'dan randevu istiyor. 16 Nisan günü Çiller kendisini bekleyen sürprizden habersiz Genelkurmay'ın protokol girişi olan Aslanlı Kapı'ya geliyor. Bugüne kadarki bütün ziyaretlerinde askeri törenle Genelkurmay Başkanı tarafından bizzat karşılanan Çiller'i bekleyen bu kez karargahın en genç asteğmeni. Karadayı ise makam kapısında karşılıyor Başbakan Vekilini. Konu emeklilik planına gelince Çiller, Karadayı'nın masaya koyduğu kararname taslağını reddediyor ve "Ben böyle bir şey hazırlamadım" diyor. Ama hemen ardından da bazı generallerin anti demokratik çıkışları olduğunu ve buna izin verilemeyeceğini, verilmemesi gerektiğini söylüyor. Orgeneral Çevik Bir'i ve Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak'ı isim vererek şikayet ediyor Genelkurmay Başkanı'na. Fakat, Karadayı bu noktada hemen sözünü kesiyor Başbakan'ın ve Bir ile Özkasnak'ın söyledikleri her sözün, yaptıkları her hareketin kendi bilgisi ve emirleri doğrultusunda olduğunu söylüyor. Çiller, önce bazı komutanlarla ilgili olarak gerekirse istifa mekanizmasının çalıştırılabileceğini ifade ediyor. Karadayı'dan aldığı sert tepki üzerine daha da ileri giderek sözünü ettiği komutanları emekliye sevketmeyi gündeme getiriyor. Gazete sayfalarına da yansıyan bu sert diyalog şöyle devam ediyor:

- Böyle devam ederse o komutanları emekliye sevkederiz.

- Bunu yaparken hangi gerekçeyi göstereceksiniz?

- Gerekçeler ortada...

- TSK'nın görev ve yetkileri Anayasa'da ve kendi yasasında belirlenmiştir. TSK'nın hiçbir mensubu, çizilen bu görev ve yetkilerin dışında hareket edemez. Siz buna rağmen ısrar ederseniz elinizden geleni ardınıza koymayın...

- Dilerseniz bu konuşmaları hiç yapılmamış sayalım.

- Biz bu görüşmeyi ve bu konuşmaları yapılmış sayarız...

Ve artık Tansu Çiller, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kara listesinde. Komutanlar, daha önce sevip saydıkları, güvendikleri Tansu Çiller'i şimdi en az Erbakan kadar tehlikeli görüyorlar ve nefret ediyorlar.

Bilal Çetin, Vatan
11.09.2003