| |
Tarikat şeyhlerine verilen iftar, Sincan olayları bir bir sıralanıp
hazırlanan 28 Şubat kararları hakkında hükümete en ufak bir ipucu
verilmedi
Askerler 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısının
bir dönüm noktası olacağını önceden biliyor ve tüm hazırlıklarını
buna göre yapıyorlar. Bu toplantıda ya bazı şeyler rayına girecek
ya da başka bir hal tarzı ortaya çıkacak. Çok iyi bir hazırlık yapılıyor
toplantı öncesinde. Batı Çalışma Grubu'nun topladığı belge ve istihbarat
bilgileri, Başbakan Necmettin Erbakan'ın resmi konutta tarikat şeyhlerine
verdiği iftar, Sincan olayları hepsi alt alta sıralanıyor. Askerler
son kez her şeyi MGK'da konuşma kararına varıyorlar. Alınması gerekli
önlemler de 22 maddelik bir kararlar dizisi olarak saptanıyor. Ve
bu saptama yapılırken de geleneksel yöntemin dışına çıkılıyor. Karar
taslağı ve önlemler dizisi konusunda hükümete en ufak bir ipucu
verilmiyor. Askerler işi o kadar sıkı tutuyorlar ki, toplantıdan
bir gün önce Genelkurmay karargâhında MGK toplantısının provası
yapılıyor. Sunulacak rapor ve komutanların konuşmaları son kez gözden
geçiriliyor.
Önce başbaşa görüşme
18 Şubat 1997 günü saat 16.30'da başlayacak MGK toplantısı için
askerler, bir saat önce Çankaya Köşkü'ne geliyor. Karadayı önce
Cumhurbaşkanı Demirel ile baş başa görüşerek hazırlıkları hakkında
bilgi veriyor. Saat tam 16.30'da Cumhurbaşkanı Demirel masanın başındaki
yerini aldıktan sonra sol tarafına Başbakan Necmettin Erbakan, sağ
yanına da Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı oturuyor.
Karadayı'nın yanına Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal,
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Deniz Kuvvetleri
Komutanı Oramiral Güven Erkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral
Teoman Koman oturuyor. Erbakan'ın yanına ise Dışişleri Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan,
İçişleri Bakanı Meral Akşener ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral ilhan
Kılıç oturuyor. MİT Müsteşarı Sönmez Koksal, Dışişleri Bakanlığı
Müsteşarı Onur Öymen ile Emniyet Genel Müdürü ve Olağanüstü Hal
Bölge Valisi de masadaki yerlerini aldıktan sonra Cumhurbaşkanı
kısa bir açış konuşması yapıyor. Rutin iç ve dış güvenlik konuları
tamamlandıktan sonra ana gündem maddesine geçiliyor: İrtica ve irtica
ile mücadele konusunda alınacak önlemler... MİT Müsteşarı Sönmez
Köksal'ın ardından Genelkurmay istihbarat Başkanı Korgeneral Çetin
Saner'in sunuşu başladığında salonda hava birden değişiyor. Bürokratların
sunuşları tamamlandıktan sonra gerilim iyice yükseliyor. Demirel,
olası bir krizin patlamasını önleyebilmek için büyük çaba harcıyor.
Önce, "Oy hakkı bulunmayanların işi bitmiştir. Şimdi sadece
Kurul'un asli üyeleri ile devam edelim" diyerek bürokratları
toplantıdan çıkarıyor. Ardından, gerilim dozunu düşürme gayreti
içine giriyor.
Hindi tartışması
Bu arada Tansu Çiller ile Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya
arasında laiklik tartışması çıkıyor. Hükümetin laiklik karşıtı eylemler
konusunda duyarsız kaldığı, irticaya güç ve cesaret verdiği eleştirileri
yapılırken Erbakan susuyor, Çiller itiraz ediyor: "Din hiçbir
şekilde siyasete alet edilemez. DYP olarak biz buna müsaade etmeyiz.
Laikliğin asıl bekçisi biziz..." Sinirlenen Erkaya Çiller'in
sözünü kesiyor: "Sözde laikliğin bekçisisiniz siz, eylemde
değil..." Çiller devam ediyor: "Bizim hükümet dönemimizde
laikliğe aykırı ne bir yasa, ne de kararname çıkmıştır. Bir tane
örnek gösteremezsiniz..." Artık ip iyice geriliyor. Sinirlenen
Erkaya, "Laikliğe aykırı yasa zaten çıkaramazsınız Anayasa
Mahkemesi'nden döner. Siz yürütmeden sorumlusunuz. Uygulamada ne
yaptınız? Hiçbir şey... Sincan Belediye Başkanı yılbaşında içki
ve hindi satışını yasakladı. Bu laikliğe aykırıdır; yobazlıktır,
irticadır. Siz bu konuda ne yaptınız? Hiçbir şey..." Gerilimin
tehlikeli bir noktaya doğru gitmekte olduğunu sezen Cumhurbaşkanı
Demirel, araya girip toplantıya 10 dakika ara veriyor.
Bilal Çetin, Vatan
16.09.2003
|