|
Büyümenin ithalatla olduğuna işaret eden Celal Metin "İthalat
artıyor, ama hala yatırım görmüyoruz. Yatırım için gelin vergileri
düşürelim"
Sabancı Grubu'nda altı aydır ışıklar hiç sönmüyor' dersek abartmış
olmayız. Mart'ta CEO'luk koltuğuna oturan Dr. Celal Metin'in işe
hızlı başladığı dilden dile dolaşıyordu. Biz de bu yenilenmeyi ilk
ağızdan dinlemek için Metin'le 2.5 saatlik bir röportaj yaptık.
Ekonomideki iyileşmenin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini kaydeden
Metin, ancak bunun henüz yatırımlara sıçramadığının altını kalın
çizgilerle çizdi. "İthalat artıyor. Ama ortada öyle büyük yatırımlar
da yok" diyen Metin, hükümetin yatırımları ateşleyecek enstrümanları
öne sürmesi gereğine işaret etti ve ekledi "Vergileri düşürmenin
tam zamanı."
* Türkiye güzel günlerden sonra hep krizle boğuşuyor. Yine güzel
günler geçiriyoruz...
Mikro ve makro açıdan baktığımızda ekonomide ciddi müspet rakamlar
var. Ben endişe duymuyorum. Önemli olan, bunları disiplin altına
alıp devam ettirmek. Problemleri olmayan bir yerde miyiz. Tabii
ki hayır, ama bu problemler aşılamayacak kadar büyük değil. Yaptığımız
analizlere göre Türkiye 2004-2006 arasında büyüyecek. Ancak 2007'den
sonra yavaşlama görüyoruz. Hem dünya o kadar kötü bir dönemden geçti
ki, hiçbir devletin, liderin, şirket yöneticisinin aptallıklar yapacak
lüksü yok.
* Sizin gördüğünüz en büyük sorun nedir?
Reel faiz. Bana göre olaya biraz daha radikal yaklaşılmalı. İki
ayda bir yüzde 3 faiz indirimi yerine bir kerede yüzde 6'lık bir
indirim olabilir. İnsanlar kendilerini ona göre ayarlar. Bugünlerde
çok üzerinde durulan bir konu daha var. Dolar kuvvetli mi, zayıf
mı? Bu çok subjektif bir konu. Şu anda trendler müspet. Sene sonunda
yüzde 20'nin altında bir enflasyon, reel faizlerin de yüzde 15-20'ye
çekmeye çalışıldığı bir yer var. Ben gerçekleşir diyorum. Döviz
rezervlerine bakın, habire yukarıya çıkıyor. Bir yerden para ekonomiye
giriyor. Ama hükümet IMF hedeflerini tutturmak için kayıtlı ekonomiye
yükleniyor.
* Hükümet oynayacak alanının dar olduğunu düşündüğü için vergiye
yükleniyor...
Çok cesur kararlar almaktan başka çare yok. Ben şunu öneriyorum.
Gelin vergileri aşağıya çekin. Büyük bir kazanç için küçük bir yüzdeyi
feda edin. Adam yüzde 50 kazanmayıp yüzde 50 vergi veriyorsa o zaman
kayıtsız ekonominin yollarını arayacak. Bütün bunlar da zor işler
değil. IMF de buna ikna olmak zorunda. Başka çaresi yok. Tüm dünya
bunu yapmış. Modeller açık. Bunun için dünyanın en akıllı adamı
olmaya gerek yok. Herkes ihracata bakıyor. Halbuki başka bir olay
var. Niye ithalat bu kadar artıyor. Çok ciddi yatırımlar mı var
Türkiye'de, hayır. Peki ne oluyor? Yerli üretici ithal malla rekabet
edemiyor.
Dev bir ortaklık geliyor
* Gelelim Sabancı Grubu'na. Bu ekonomik gelişme içinde nasıl bir
Sabancı Holding göreceğiz?
"30-05" adında bir program başlattık. Sabancı Grubu'ndaki
bütün şirketler 2005 sonuna kadar maliyetlerini yüzde 30 düşürecek.
Bu sadece bir maliyet düşürme çalışması değil, stratejik bir çalışmadır.
Ürün gamlarına, tesislere, teknolojilere bakılacak. Rekabet gücümüz
olmayan tesisleri kapatacağız. Çıkacağımız işlerde bile maliyetleri
belli seviyelere çekmemiz lazım. Diğer büyümeler tesis ve şirket
alımlarıyla olacak.
Çok yakında göreceksiniz, önemli bir alanda Türkiye'nin en büyük
gruplarıyla ortaklıklara gideceğiz. Bizim büyüklüğümüzdeki insanlar
bunun gereğini hissediyorlarsa herkes yapmalı. 'Küçük olsun, benim
olsun' devri bitti.
* Tüpraş, Türk Telekom, THY, Tekel, Milli Piyango, en büyük kurumların
satışı en sona kaldı... Siz bunlardan hangisine talip olacaksınız?
Sabancı Grubu şu anda aktif olarak Tüpraş'ın içerisinde, değerlendiriyor.
Türk Telekom kesinlikle odağımızda. Sigarada bizim pazar payımız
yüzde 33-34. Tekel özelleştirmesinde içki bölümünün de içindeyiz.
Milli Piyango ile de ilgileniyoruz. Tabii bu kurumların hepsine
yatırım yapacak değiliz. Sektörel yapılanmamızda nereye gittiğimizle
ilgili bunlar.
* Bazı sektörlerden çıkmanız gerekecek o zaman.
Kafamdaki yapı şu anda hazır. Bunları yönetim kurullarından geçirdim.
Belli işler Sabancı Holding'in gittiği bu yapıda ağır kaldı. Örneğin
tekstil bizi heyecanlandırmıyor. Bunu başka bir yapılandırma içine
sokacağız. Küçülen ama satışı büyüyen bir tekstil olacak. Hiç kimsede
falcılık yok ama 2004-2006 döneminde yüzlerin güldüğü bir Türkiye
göreceğiz. 2007'den sonra çıkışın aşağıya ineceğini bekliyoruz.
İşte maliyetleri yüzde 30 aşağıya çektiğim zaman 2007-2011 arasında
hala sağlam bir Sabancı bulacaksınız.
Çin'i içine almayan bir iş planı yapmak hatadır
* Hangi alanlarda büyüyecek Sabancı Grubu?
Enerji ve kimya konusunda büyüme kararlılığımız kesin. Brezilya'dan
Kuzey Amerika'ya, Almanya'dan İran'a kadar pekçok ülkede yatırımlarımız
var. Şimdi ciddi anlamda Çin'e gidiyoruz. Çünkü şahsi inancım şu
ki, dünya nüfusunun yüzde 55'inin yaşadığı bir yeri içine almayan
bir iş planı yapmak hatadır. Gıdada yeni şirketler alacağız. Görüşmesini
yaptığımız işler var. Burada dünya ile entegre olan modeller geliştireceğiz.
Çünkü yağda önemli bir yapımız var. Tekel'in içki bölümünü gıdanın
tamamlayıcısı olarak görüyoruz.
* Telekomünikasyondaki hedefleriniz nedir?
Bilgi ve telekomünikasyon alanında Satelko'yu kurduk. Teknoloji
ve iletişimle ilgili bütün şirketler bu çatının altında olacak.
1 Ekim'den itibaren hayata geçiriyoruz. Yatırımlara da başlattık.
Türk Telekom bilgi yapılanması, regülasyon sonrası faaliyetlerde
hazırlıklarımız tamam. Zamanı geldiğinde ilk düğmeye basan Sabancı
Grubu olacak. Enerjide daha da büyüyeceğiz. Bütün şirketlerin hepsinin
eksi artı 3 dediğimiz bir stratejik planı var. Buna her yıl bir
yıl ilave ediliyor.
* Enerji'de nasıl bir büyüme olacak?
Türkiye'nin yeraltı kaynakları çok zengin. Örneğin bor madeni bizim
için çok önemli. Geleceğin araçları hidrojen yakıtlı araçlar olacak.
Bunun kaynağı da bor. Enerji bakanlığı ile de görüşmeler yaptık.
Borun işlenmesi ile ilgili yatırımlar olacak.
Çevremiz AB ile boy ölçüşecek düzeyde
"Gayet dikkatliyim. Ama iyi bir yolda olduğumuzu da biliyorum.
Türkiye'de sanayinin çektiği bir sıkıntı var. Pekçok şirket parasını
hazine bonosuna yatırmış. Oradan o kadar çok para kazanmış ki, faaliyet
gelirlerinden daha çok kazandıkları için herkes karlı şirket olmuş.
Ama imalata bakmayı unutmuşlar. Bunlar temel işler. Malı alırken,
üretirken, satarken, paramızı kullanırken para kazanacağız. Bu temel
unsurları yerleştiremezseniz üzerinizden uçan kuşlar var. O kuşlar
gider Uzakdoğuya konar. Sanayi doğuya kayıyor. Ama Türkiye coğrafi
avantajını hala değerlendiremedi. Türkiye'nin etrafına bakın. Balkanlar,
Kafkaslar, yeniden yapılanan bir Ortadoğu, Kuzey Afrika'nın göbeğinde
yer alan bir Türkiye var. Eğer biz burada ekonomide iyi bir trend
yakalarsak, markalar yaratabilirsek öyle ciddi büyüklükler yakalarız
ki, AB büyüklüğü ile Türkiye'nin etrafındaki bu büyüklük ciddi anlamda
mukayese edilir diye düşünüyorum. Bunu yapamazsak Türkiye pekçok
kuvvetli olduğu sektörde büyük şirketler dahil yok olurlar."
Ekonomi, Sabah
22.09.2003
|