|
BAKAN Bey, ‘‘Biz milletin oyu ile geldik. Neye karar verirsek
onu gerçekleştiririz’’ havasında...
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in, Türkiye'nin imam hatip liselerinde
verilen eğitimin temsil ettiği zihniyet tarafından yönetilmesi özlemiyle
getirdiği yasa tasarısı sadece tarafsız çevrelerden değil, üniversitelerden
ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan da tepki gördü.
Dün de Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), ‘‘İmam
ve hatip ihtiyacını karşılamaya yetecek sayıda imam hatip lisesinin
eğitime devam etmesi ve bu liselerden mezun olanların arzu ettikleri
takdirde kendi alanlarında yüksek öğrenime devam etmeleri sağlanmalıdır.
Geriye kalan imam hatip liselerinin meslek lisesi statüsü kaldırılmalı
(...)’’ şeklinde bir açıklama yaptı.
Ama Sayın Bakan;
‘‘Rektörlerin yeni taslakla ilgili fikirlerini biliyorum. O fikirleri
doğru bulmuyoruz. Bu çocuk oyuncağı değil. Biz de kaptı kaçtı oynamıyoruz.
Hükümet olarak neyi sevk edersek, bize emredecekler, onu çeksinler
diye... Niçin çekecekmişiz? (...) Biz kimse ile koalisyon değiliz.
Müsterihiz. Hatalı bir şey yaptığımıza inansam, tasarıyı derhal
geri çekerim.(...)’’ diyor (13 Ekim 2003 Hürriyet).
Gördüğünüz gibi Sayın Bakan, imam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin
sayısını Turgut Özal, Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan dönemlerinde
olduğu gibi 600 binin üzerine çıkarmaya kararlı görünüyor.
Sayın Bakan eğer 12 Ocak 2003 tarihinde İstanbul'da toplanan İmam
Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği'nin (ÖNDER) 40'ıncı
Genel Kurulu'nda konuşan Prof. Dr. Hayrettin Karaman gibi, ‘‘10
kişi için bir imam hatipli gerekli’’ diyorsa, Türkiye'nin daha 4.5-5
milyon imam hatipli yetiştirmesi gerekir. Çünkü ÖNDER Başkanı İbrahim
Solmaz'ın 28 Ekim 2001 tarihinde, İmam Hatip Liselerinin 50'nci
Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda yaptığı
konuşmaya göre o tarihe kadar bu liselerden mezun olanların sayısı
2 milyonu bulmuştu.
Gördüğünüz gibi Türkiye'yi imam hatiplilerin eline teslim etmek
için sistemli şekilde çalışan bir kesim var. Milli Eğitim Bakanı
o kesimin şimdiki temsilcisi. Başka hiçbir şey değil.
Ne var ki ‘‘çağdaş uygarlık düzeyini geçmek’’ için Atatürk'ün koyduğu
değerlere bağlı kalacaklarını önceki gün AKP Büyük Kongresi'nde
söyleyen Başbakan Tayyip Erdoğan da belli ki bakanından farklı düşünmüyor.
Nitekim Başbakan Tayyip Erdoğan, 11 Eylül 2003 tarihli ‘‘Ulusa
Sesleniş’’ konuşmasında, partisinin izlediği politikalar sayesinde
sırf İstanbul'daki imam hatip liselerine geçen yılkinden yüzde 80
fazla öğrenci kaydedildiği müjdesini vermişti.
Ama hiç önemli değil... Bazen biraz geç ve güç olur ama dayatarak
yönetmenin sonuç vermediğini insanlar er geç öğrenir.
Oktay Ekşi, Hürriyet
14.10.2003
|