|
ETİ reklamında araba yiyen aileyi masaya yatırmayı düşündüm ilk
önce. Aile reisinin öncülüğünde, kaportaya dadanıp şapır şupur araba
yeme girişimini, garibin açlıktan yorgan kemirme eylemiyle kıyaslama
peşindeydim.
Sıkıldım...
Sonra Ben Evleniyorum programının verdiği gaz ve etrafımdaki bekarların
da "yahu biz kimle evlenicez?" sorusunun yanıtları üzerinde
duracaktım.
En yaratıcı sonuç, bayan bir subay ile evlenmek olarak tutanaklara
geçti.
Karış karış Anadolu'yu gezebilecektik, ordu evlerinden faydalanıp,
diğer subay eşlerine kaynak olup yeni bir ortam yaratabilecektik.
Ve avare yaşantılarımız disiplin altına girecek, mutlu bireyler
olarak hayatımızı idame ettirecektik.
Ancak değerli meslektaşım Emrah Gürkan'ın masama bıraktığı kitabı
görünce rotayı değiştirdim.
Emrah çok uzun bir süredir bu kitap üzerinde çalışıyordu. Ne zaman
görsem "az kaldı bitiyor" dediği için sonu olmayan, bitmeyen
projelerden biri sanmıştım. Ancak bitirmeyi başarmıştı. Ve neden
bu kadar uzun sürdüğü ise içeriğine bakınca anlaşılıyordu.
Ne Kadar Muasırlaşabildik? Kitabın adı bu.
Seksen yıllık genç Cumhuriyetimizi didik didik analiz etmiş Emrah.
Bölgesel dengesizlikten, Kıbrıs politikasına, eğitimden ulaşıma,
kentleşmeden sosyal yaşama, onlarca ana başlıkta gerçekleri bulmuş,
bir araya getirmiş.
Veriler, rakamlar, sıralamalar, istatistikler, analizler havada
uçuşuyor.
Türkiye'de Ar-Ge personelinin toplam istihdamdaki payını merak
ediyor musunuz? Peki gelişmiş ülkelerin payını?
Bu kitapta var.
Veya Türkler'in yaz aylarında yıkanma alışkanlığı üzerine tespit
edilmiş oranlardan haberiniz var mı? Kış aylarında su- sabun ilişkimiz
ne düzeyde?
Bu kitapta var.
Yıllar itibariyle ele geçirilen eroin miktarı bile var, Ne Kadar
Muasırlaşabildik kitabında.
Ve seksen yılın ardından hala köylü olduğumuz gerçeği de...
Her evin ihtiyacı mertebesine ulaşmış bir çalışma... Seksen yılın
dökümü üç yüz sayfaya sığdırılmış.
Şimdilerde karşı cinsi tavlama kitapları pek bir revaçta.
Ne Kadar Muasırlaşabildik, devletin seksen yıldır vatandaşlarını
nasıl tavlayıp nasıl kendi topraklarında sömürdüğü üzerine muhteşem
bir referans kitabı.
Bir Türk'ün dünyaya bedel olduğu özlü sözü, 66 Muşlu'nun bir İsviçreliye;
60 Ağrılının da bir Amerikalıya bedel olduğu şeklinde düzeltilmiş.
Galiba birileri bizi seksen yıldır fena yemiş. Her kim ki harikayız
edebiyatı yaparsa, kitabı çekinmeden adamın burnuna dayayın.
Nice yıllara!
Mansur Forutan, Sabah
24.10.2003
|