|
"Ortadoğu dörtlüsü" olarak anılan Amerika, Rusya, Avrupa
Birliği ve Birleşmiş Milletler'in arabuluculuğunda hazırlanan "yol
haritası" 3 bölümden oluşuyor.
İsrail yönetimi, "şiddet ve teröre son vermek; 2005 yılı itibariyle
son ve kabul edilebilir bir anlaşma sağlamak; İsrail ile barış ve
güvenlik içinde yan yana yaşayan bağımsız, demokratik bir Filistin
devleti kurmak" hedeflerini içeren yol haritasını kabul ederek
ilk kez prensipte bir Filistin devletini de kabul etmiş oldu...
BİRİNCİ AŞAMA (hedef Mayıs 2003)
Filistin tarafı
* İsrail'in barış ve güvenlik içinde var olma hakkını kabul edecek
* Terörist yapılar ve örgütleri dağıtacak ve yasa dışı silahları
toplayacak, güvenlik birimlerini temizleyip güçlendirecek
* İsrail'e yönelik bütün ırk düşmanlığı kışkırtmalarına son verecek
* Anayasa hazırlayacak, özgür ve adil seçim düzenleyecek.
İsrail tarafı
* Bağımsız ve egemen Filistin devleti konusundaki kararlılığını
tasdikleyecek
* Musevi yerleşim birimleri yapımını durduracak
* 28 Eylül 2000'den sonra işgal ettiği topraklardan çekilecek
* Filistin binalarını yıkmayarak, sivillere saldırmayarak ya da
onları sınır dışı etmeyerek güven verecek
* Sokağa çıkma yasaklarını kaldırmak, yaptırımları hafifletmek,
yer değişimlerinin kısıtlanmasını kaldırmak, uluslararası insani
ve yardım çalışanlarına tam ulaşım sağlamak gibi insanı adımlar
atacak.
İKİNCİ AŞAMA (hedef Aralık 2003)
* Öngörülen sınırlar içerisinde bir Filistin devleti kurulmasıyla
sonlanacak, anlaşma sürecini başlatacak uluslararası bir konferans
düzenlenecek
* İsrail, Filistinliler'e mümkün olan en fazla toprak bütünlüğü
için adım atacak
* Arap ülkeleri İsrail'le intifada öncesindeki bağlarını yeniden
kuracak
* Bölgesel su kaynakları, ekonomik gelişmeler ve mülteciler gibi
konularda çok yönlü anlaşma sonlandırılacak.
ÜÇÜNCÜ AŞAMA (hedef 2005)
* Son ve kalıcı statü tasarısının onaylanacağı ikinci uluslararası
konferans yapılacak. Konferansta belirlenecek konular
- Bağımsız Filistin devletinin kalıcı sınırları
- Her iki tarafın siyasi ve dini endişeleri, dünya genelindeki
Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar'ın çıkarları gözetilecek
şekilde Kudüs'ün durumu
- Mülteciler konusuna adil ve gerçekçi bir çözüm
- Batı Şeria ve Gazze'de sayıları 200 bini bulan İsrailli yerleşimciler.
TARTIŞMALI KONULAR
Kudüs'ün konumu
Tartışmanın temeli Müslümanlar'ın en kutsal üçüncü mekanı Haremüşşerif...
Aynı yer Museviler için de kutsal. Museviler, buranın Yahudiliğin
en kutsal tapınaklarından biri üzerine inşa edildiğine inanıyor.
Haremmüşşerif'te Hz. Muhammed'in göğe yükseldiği kabul edilen kaya,
El Aksa Camii, Kubbet-üs Sahra bulunuyor. Batı kanadında ise Museviler'in
ibadet yeri Ağlama Duvarı var.
İsrail tarafı
Kudüs'ü Musevi kimliğinin en önemli parçası olarak kabul ediyor.
Buradaki kutsal mekanlara tam erişim istiyorlar. Bu konuda müzakereyi
kabul etmiyorlar.
Filistin tarafı
İslam'ın en kutsal üçüncü mekanının burada bulunması, bütün Arap
ve Müslüman ülkeler tarafından buranın İsrail yönetimine verilmesine
kesin bir karşıtlık doğuruyor. Doğu Kudüs'ün, kurulacak Filistin
devletinin başkenti olacağını söylüyor ve Haremüşşerif'in tam yönetimini
istiyorlar.
Filistin devleti sınırları
Filistin tarafı, kurulacak devletinin İsrail'in 1967'de işgal ettiği
tüm topraklarını kapsamasını istiyor. İsrailliler buna güvenlik
gerekçeleriyle karşı çıkıyor; işgal yıllarında yapılan Musevi yerleşim
birimlerinin İsrail'e bağlanmasını istiyor.
İsrail tarafı
Batı Şeria'da sayıları 200 bini bulan İsrailli yerleşimciler ve
destekçileri bu bölgeleri İncil'de geçen kendi toprakları olarak
kabul ediyor.
Filistin tarafı
1967'de işgal edilen topraklarda herhangi bir İsrail varlığını kabul
etmiyor. Filistin topraklarına yapılan 144 askeri ve sivil yerleşim
birimi, süren işgalin simgeleri, ileride kurulacak Filistin devletini
küçük parçalara bölme amacı olarak görülüyor.
Filistinli mülteciler
Evlerinden atılan ya da kaçmak zorunda kalan Filistinli'nin geri
dönme hakkı BM kararıyla tanındı. Ancak İsrail yasaları savaş sonrası
İsrail'e yeniden girişi engelledi.
İsrail tarafı
Mültecilerin dönüş hakkını müzakere konusu kabul etmiyor. Bunun
İsrail'i Musevi devleti olmaktan çıkaracağını söylüyor.
Filistin tarafı
Eve dönmenin "anavatanda yaşama hakkı" olduğunu söylüyorlar.
Filistinliler için mültecilerin geri dönmesi, İsrail'in hatasını
kabul etmesini simgeliyor.
Filistin hükümeti
Filistin Kurtuluş Örgütü'yle 91'de başlayan görüşmeler, 1994'te
Norveç'in başkenti Oslo'da "Filistin otonom yönetimi"
kabul edilmesini sağlayan bir anlaşmanın imzalanmasıyla son buldu.
Tarihe Oslo Anlaşması olarak geçen bu anlaşmayla Filistin yönetimi
Batı Şeria ve Gazze'nin bazı bölümlerinde yönetim hakkı kazandı.
1996'da Filistinliler ilk genel seçimlerini yaptı. Arafat lider
seçildi. Halen anayasa olarak 'Filistin Yönetimi' temel kanunları
işliyor.
Kudüs sorununa çözüm seçenekleri
Hıristiyan, Ermeni, Musevi ve İslam dinlerinde de kutsal mekan olarak
geçen kent için taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamıyor. Ortaya
atılan modeller
İsrail'in tam egemenliği
İsrail bu kenti "bölünmez ve ebedi başkenti" olarak görüyor.
Ancak kenti İsrail yönetimine bırakacak hiçbir barış anlaşmasını
hiçbir Müslüman ülke kabul etmiyor.
Egemenlik paylaşımı
Bu modele göre kutsal yerlerin yönetimi İsrail ve Filistin tarafından
paylaşılıyor. Filistinliler 1967 sonrası İsrail'in işgal ettiği
Doğu Kudüs'ün yönetimini de istiyor.
İki başkent
Eski İsrail Başbakanı Barak yan yana iki başkent önerisi getirmişti.
Ancak kutsal mekanlar sorunu halledilemediği için kabul görmedi.
Uluslararası yönetim
Kentte kutsal mekanlar bulunduğu için Kudüs'e özel statü verilmesi;
kutsal mekanların yönetiminin de uluslararası bir mevkiye verilmesi
gündeme geldi. Ancak kabul edilmedi.
Sabah
27.10.2003
|