Devlet, hantallıktan kurtulacak mı?

 

İnönü'nün başbakanlık tarifi: Askere, dışişlerine içişlerine karışma, ne yaparsan yap...

Hükümet, kendisini işbaşına getiren seçimlerin birinci yıldönümünde kamu reformu yasa tasarısını Meclis'e sundu. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin dün düzenlediği basın toplantısıyla, zaten aylardır taslakları tartışılan 'Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısı'nı tanıttı.
Yıllardır şikâyet edilen devletin hantal yapısı, Şahin ve yeni Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in verdiği somut örneklerle birkez daha sergilendi: 2 milyon 200 bin memurun 200 bini kamuya değil kamu yöneticilerine hizmet ediyordu. Bunun anlamı her 11 devlet memurundan birinin şoför ve büro hizmetlisi olduğuydu. Çalışanlarına maaş vermek dışında hiçbir iş yapmayan yüzlerce belediye vardı. Zaten toplam belediyelerin yüzde 82'si olan 2200 belediye nüfusu 10 binin altındaki yerleşim birimlerinde kuruluydu. Nüfusu 5 bin olmayan yere, 5 bin kişilik kültür merkezi kurulmuştu. İşte bu reformla 4569 birim tasfiye edilip, bürokrasi sadeleştirilerek yılda 500 trilyon tasarruf edilecekti. Bir ara 20'ye çıkan devlet bakanlığı sayısı 8'e indirilecek, müsteşar sayıları düşürülecek, yönetimde Ankara'nın ağırlığı azaltılacaktı. Başbakanlık Müsteşarı Dinçer, bu işe kendi şoför ve sekreterini bırakarak önderlik etmeye hazır olduğunu söylüyordu.

Yerel Yönetimler Yasası
Bence Başbakanlık Müsteşarı'nın şoförünü bilmem ama sekreterini bırakması biraz fanteziye giriyor. Devlet mekanizmasının en kilit konumundaki bürokratın tabii ki asgari büro hizmeti ihtiyacı var. Dinçer burada sanırım halk arasında 'bürokrasinin saltanatı' diye isim takılan duruma dikkat çekiyor.
Şahin ve Dinçer, bu yasa tasarısının devletin denetim sistemi işleyişini bozacağı doğrultusundaki endişelere, "Şimdiye dek işliyor muydu ki?" türünden yanıtlar verdiler. Dünya yolsuzluk ligindeki rütbemiz ne yazık ki durmadan yükseldiğine göre, işlemediği doğru. Hükümetin getirdiği sistemin işe yarayacağı ise ancak yolsuzluk dosyalarının sonuçlandırılması, yolsuzluk ligindeki durumumuzun düzelmesiyle, aksi takdirde lafta kalır.
Peki bu yasa tasarısı kamu reformundaki dönüşümü tamamlar, devlet yapısındaki hantallığı giderir mi? Bu haliyle hayır. Yerel Yönetimler Yasası ile tamamlanmadıkça eksik kalacak.
Çünkü bu yasayla bile zaten Dışişleri, Genelkurmay, MİT gibi kuruluşlar reformun dışında tutulmuş bulunuyor. Bu belki de Türkiye'nin henüz bazı değişimleri kaldıramayacağı tespitinden kaynaklanıyor.
Yasa tasarısını okuyunca, aklıma geçen pazar Mehmet Barlas'ın Sabah gazetesinde aktardığı bir anı geldi. Barlas, Celal Bayar'la konuşurken başbakan oluşunu sormuş. Bayar, İsmet İnönü'ye gidip "Bu başbakanlık nasıl yapılır?" diye sorduğunu anlatmış. İsmet Paşa da "Askere, dışişlerine, içişlerine karışma, ne yaparsan yap" demiş.
Bugünkü duruma baktığımızda tek farklılık ihtimali içişlerinde görülüyor. Hükümet bari Yerel Yönetimler Yasası'nı bir an önce Meclis'e getirse de içişlerini de kapsama alanına alsa.

Murat Yetkin, Radikal
4.11.2003