|
Kamu Yönetimi Yasa Tasarısı, devlet düzeninde ne getiriyor? Devletin
merkezi ağırlığı kalkacak mı? Yerel yönetimler merkezin rolünü üstlenebilecek
mi? Türban yasağı kalkacak mı? Uzmanlar yanıtladı
Devletin idari yapısında radikal değişiklikler öngören Kamu Yönetimi
Yasa tasarısı, "Anayasa'ya aykırılık tartışması"nı da
beraberinde getirdi. Anayasa değiştirilmeden Meclis'ten geçecek
yasanın Cumhurbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi'nden döneceği savunulurken,
"kamusal alan" tanımının yeniden yapıldığı, türbanın üniversite
ve Çankaya Köşkü başta olmak üzere birçok alanda serbest bırakılabileceği
dile getirildi. Yazar Tarhan Erdem: "Mahcup" bir kanun.
Bazı şeyleri yapacakmış gibi görünüyor ama yapamayacağını anlayınca
geri adım atmış. Anayasa'nın 14 maddesine aykırı. Bir başka mesele
personel rejimi. İl özel idareleri ve belediyelerdeki personel devlet
memuru olacak mı, olmayacak mı? Bu yasayla tek başına netice alınmaz.
Bu kanun çıkarsa, belediye ve il özel idareleri için yeni kanun
lazım.
Tasarının ne getirip ne götürdüğünü uzmanlara sorduk.
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi
Prof. Dr. Bakır Çağlar
Yasa reform değil hukuksal ihtilal
Yasa reform değil, siyasal, hukuksal ihtilaldir. AKP çevre partisiydi.
Merkez partileri yok edip iktidara yerleşti. "Kamu yönetiminin
kuruluş ve işleyişinin temel ilkeleri" üst başlığıyla düzenlenen
madde, "Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi ve bu hizmetlerden
yararlandırmada insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı düzenleme
yapılamaz" diyor. Bu Çankaya'da yaşanan türban krizine cevaptır.
Kamusal alan, klasik laik anlayış dışında yaşanacak. Türbanı, üniversitelerde
ve Çankaya'da serbest bırakacak yeni kamusal alan tanımı ve "kamusal
alanda ayrımcılık yapılamaz" ilkesi getiriliyor. Kamusal alana
dinsel ideoloji nüfuz etmek üzere. Yasa, Anayasa değişikliği olarak
geçerse, hukuksal mekânda hiçbir şey yapılamaz. Bu yasa Türk ideolojik
hukuksal yerleşik düzenine karşı, "karşı reform"dur. Siyasal
güçleri yeter mi, bilemiyorum. 'Derin devlet' cephesi var.
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ülkü
Azrak:
Sosyal devleti zedeleyecekler
Böyle reform olmaz. Köklü bir değişim ama köklü değişim olması
bunun olumlu bir şey olmasını gerektirmiyor. Yasa çıkarsa kamu hizmetlerinin
sunulmasında eşitlik bozulur. Binlerce memuru işten çıkarmak zorunda
kalacaklar. Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer işletmeci, hukukçu
değil. İşletmeci kafasıyla hareket ediyor. Devlet özel işletme mi?
Devlet memurlarını sokağa koyabilir misiniz? Bu yasa sosyal devleti
zedeler. Personeli tasfiye edip sonra 'yeni memur alıyorum' diye
kendi adamlarını alacaklar. Bunu araç olarak kullanacaklar. Geniş
tasfiye yoluna gidiyorlar. Olmayacak duaya amin diyorlar.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof.
Dr. Alpaslan Işıklı:
Gelir dengesizliği daha bozulacak
Bu değişikliklerle herkesin kendi başının çaresine bakması, uygun
bir çözüm olarak görülebilir ama bu yanıltıcıdır. Bölgeler arası
gelir dengesizliğinin daha da bozulması kaçınılmazdır. Yerelleşme
adı altında yapılması öngörülen değişiklikler, özelleştirme yönündeki
gidişe ivme getirecektir. Bütün bunlar devletin ekonomik, sosyal
yaşama katkılarının son bulması, ulus devletin ve sosyal devletin
tarihe gömülmesi yolundaki büyük stratejiye katkı sağlamak anlamına
gelir. Bu tür bir yapılanma tek tek bölgeleri ve belediyeleri güçlendirmez,
çünkü devredilen olanak değil sorunlardır. Bu değişikliklerin üniter
devlet yapımızı ciddi biçimde yaralayacak sonuçlar doğurması olasılığı
hayali bir durum sayılmamalıdır.
Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlter Turan:
Mevcut uygulama yasayla tescil edilecek
Türkiye'nin uzun süredir bir kamu yönetimi reformu ihtiyacı içinde
olduğu bilinmekteydi. Türkiye kendisini pahalı yönetiyor ve iyi
yönetemiyor. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi olumludur. Çünkü
insanların ihtiyaçlarının büyük kısmı yerel yönetimlerle çözülebilir.
Merkezi hükümetin de mahalli idarelere yardım edici rolü vardır.
Bizde çok sayıda bakanlık zaman içinde dış teşkilat kurmaya yöneldi.
Bu teşkilatlar pahalı, verimli çalıştığı tartışılan, hatta dönem
dönem bazı kişilerin ödüllendirilmesi için kullanılan yapılardır.
Bu hizmetlerin güçlendirilmiş bir Dışişleri yapısı altında görülmesi
hem tasarruf sağlar, hem hizmetin daha iyi görülmesine imkan verir.
Müsteşarlarla üst düzey çalışanların geldikleri hükümetle gidecekleri
konusu da, şu ana kadar zaten gerçekleşen bir uygulamanın tescili
mahiyetindedir. Bu nedenle tatsız gerilimler yaşandı. Bu bakımdan
zaten yerleşik bir uygulamanın yasalarla tescili olumlu karşılanabilir.
Aslında böyle bir değişikliğe ihtiyaç vardı. Fakat yerel yönetimlerin
kendilerine aktarılacak hizmetleri, yeterince icra edecek yapıları
ve kadroları olduğundan emin olamıyorum.
Muğla Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Turgay
Uzun:
Yerel inisiyatif öne çıkmalı...
Tasarı yıllardır kronikleşen sorunların çözümünde önemli bir aşama
olacak. Böyle bir reform sürekli vurgulanıyordu. Çeşitli paketler
yapıldı, ancak uygulamaya geçmedi. Merkeziyetçiliğin azaltılması,
yerel inisiyatifin öne çıkarılması çok önemli. Şu anda en küçük
atamalar bile Ankara'dan yapılıyor. Bu kaynak israfına neden olurken,
kamusal faaliyetlerin etkinliğini azaltıyor.
Hizmet vatandaşa daha hızlı ulaşacak. Hizmetten yararlanan, hizmeti
gerçekleştiren konumuna geliyor. Belediyeler, yerel yönetimler sorunlarla
yüzyüze oldukları için sorunun çözümünde etkin olacaklar. Bürokrasinin
hantal, merkeziyetçi yapıdan kurtulması gerekiyor.
Ankara, Milliyet
5.11.2003
|