Devlette tam 200 bin kişi sadece amirine hizmet ediyor

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında Kamu Yönetimi Reformu'nu değerlendirdi. Erdoğan, ‘‘200 bin kamu görevlisinin işi sadece yöneticisine hizmet etmek. Bu saltanat bitecek’’ dedi. Erdoğan, reforma karşı çıkanları, ‘takıyye yapmak’la suçladı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, 200 binden fazla kamu çalışanının, kamuya değil, yöneticisine hizmet ettiğini belirterek, ‘‘Bu saltanat bitecek’’ dedi. Erdoğan, özellikle denetim elemanlarından tepki alan Kamu Yönetim Reformu'na karşı çıkanlara da ‘‘Takıyye yapmayın’’ diye seslendi.

Erdoğan, AKP grup toplantısında kamu yönetiminde yeniden yapılandırmayı öngören Kamu Yönetimi Reformu yasa tasarısını değerlendirdi. Türkiye'nin kamu yönetiminde bugüne kadar yapması gerekenleri yerine getirmediğini savunan Erdoğan şunları söyledi:

‘‘Eğer kamu yönetim anlayışımızı bugünün gerçeklerine göre düzenlemezsek, bugüne kadar kurtulamadığımız kısırdöngü kronikleşecek, verimsiz çalışan, yetersiz üreten, ürettiğini de sadece birikmiş borçlarını ödemek için harcayan bir ülke olmaya mahkum olacağız. Türkiye, gerçek medeniyet çizgisini, önünü tıkayan, ayağına dolaşan ve iflahını kesen bu açıklarını kapattığı zaman yakalayacaktır. Bu günler uzakta değildir. Gereken tamiratı yapıp eksiklerimizi kapatacağız’’

Tasarıyla devletin değişimin önünde engel olmaktan çıkarılacağını savunan Erdoğan, ‘‘Bir belediye devlete borcunu ödemezse burası belediyesiz kalsın diyebilir misiniz? Türkiye bu yanlışlığı aşmak zorunda’’ dedi.

Hiçkimsenin devletin sırtından geçinme gamsızlığına terk edilmeyeceğini söyleyen Erdoğan, şu anda 200 binden fazla çalışanın, kamuya ve kamu yararına değil, kamu yöneticilerine hizmet ettiğini vurguladı. Erdoğan, ‘‘Bu saltanat bitecek, bu akıl almaz israf durdurulacak’’ dedi.

BİZE TAKIYYE YAPMAYIN

Tasarının hazırlık sürecinde kendileriyle uyumlu işbirliği içinde bulunan bazı çevrelerin bugün kamuoyu önüne farklı söylemle çıktıklarına işaret eden Erdoğan, ‘‘Bir zamanların çok popüler tabiriyle ‘acaba bize takıyye mi yapıyorlar?' diye düşünmeden edemiyorum. Bize takıyye yapmayın’’ dedi. Erdoğan, ‘‘devletin üniter yapısının zarar göreceği ve teftiş kurullarını yok edeceği’’ eleştirilerine neden olan tasarıyı ise şöyle savundu:

‘‘Devletin üniter yapısını belirleyen kuvvetler yasama ve yargıdır. Bu tasarıda bu yasama ve yargı fonksiyonları ‘olması gerektiği gibi' merkezde kalıyor, sadece yürütme ile ilgili alanlarda düzenlemeler yapılıyor. Maksat üzüm yemek olmayınca, mecburen bağcının rahatı ve huzuru üzerine oyunlar oynanıyor. Sanki bizim tasarımız, teftiş kurullarını hemen yarın ortadan kaldırıyormuş gibi bir hava oluşturuluyor. Biz teftiş kurullarını kaldırma derdinde değiliz, biz denetim sistemini değiştiriyoruz. Teftiş teftiş olmaktan çıktı. Her müfettişin başına başka müfettiş dikmek zorundasınız. Kurumlar kendi iç denetim sistemlerini oluşturuncaya kadar, teftiş kurulları görevlerinin başındadır. Daha sonraki aşamada, kurumların iç denetimlerini kendi denetçilerine, dış denetimlerini de Sayıştay'a bırakacağız.’’

‘Vakıf saltanatına son' tasarısı Meclis'te

Kamuda vakıf ve dernek saltanatına son verilmesini öngören tasarı, Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmasının üzerinden tam 6 ay geçtikten sonra önceki akşam Meclis'e sevk edildi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin tarafından hazırlanan ancak, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun muhalefeti nedeniyle bugüne kadar Başbakanlık'ta bekletilen tasarıyla ilgili kriz, ‘‘Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek vakıflar kapsam dışındadır’’ hükmü eklenerek aşıldı.

Şahin'in 6 ay önce hazırlayarak Bakanlar Kurulu'na sunduğu ilk taslakta yer almayan, ancak Meclis'e gönderilen metinde yer alan bu ifade, polis ve adalet vakıflarının kapsam dışı kalabilecekleri yorumlarına neden oldu. Şahin, tasarıyla ilgili dün düzenlediği basın toplantısında, ‘‘Benim görüşüm, hiç bir vakfın kapsam dışında tutulmasıdır’’ derken, son sözü Bakanlar Kurulu'nun söyleyeceğini bildirdi.

Vakıf üniversitelerinin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma ve Teşvik Vakfı da, yasa ile kuruldukları gerekçesiyle kapsam dışında tutulurken, Mehmetçik Vakfı'nın da yine tasarının kapsamı dışında bırakılacağı öğrenildi. Şahin, kapsam dışında tutulan vakıfların da Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce çıkarılacak yönetmelik esaslarına uygun çalışacaklarını söyledi.

Şahin'in, ‘‘kamu hizmetlerini ikinci bir vergi gibi alınan zorunlu bağışlarla vatandaşa veriyorlar’’, Çiçek'in de ‘‘Bazıları örtülü ödenek gibi kullanılıyor’’ eleştirilerine hedef olan kamu vakıflarıyla ilgili tasarıyla getirilen yeni düzenlemeler şöyle:

AYNI İSMİ ALAMAYACAKLAR

Tasarı aynen yasalaştığı takdirde, dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamayacak, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremeyecek ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamayacak. Kamu hizmetlerinde kullanılan araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemenin, bu kanun kapsamındaki dernek ve vakıflardan temin edilmesi istenemeyecek.

İHALESİZ MAL ALIMINA SON

Kamu kurum ve kuruluşları, dernek ve vakıflardan ihalesiz ve ilansız mal ve hizmet satın alamayacak.

MEMUR YARDIM TOPLAYAMAYACAK

Kamu görevlileri, görev unvanlarını kullanarak dernek ve vakıf organlarında görev alamayacak. Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlilerine, bu görevleri nedeniyle ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık ödenmeyecek. Dernek ve vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde kamu görevlileri çalıştırılamayacak.

VAKIF ÜNİVERSİTELERİ KAPSAM DIŞI

Tasarı, vakıf üniversiteleri ve Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek vakıfları kapsam dışında tutuyor. Ancak bu vakıfların hangi hükümlere göre faaliyette bulunacakları Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetmelikle düzenlenecek.

Hürriyet
19.11.2003