Üniversite dilini mi yuttu?

 

Meseleye ilk eğilen, Üniversite Öğretim Elemanları Derneği oldu. Türk Tabipler Birliği Onur Kurulu'nu onlar uyardılar.
Neden söz ediyorum? Türkiye'de bir üniversitenin rektörü «intihal» ile suçlanıyordu. İntihal, «Birinin eserini kendine mal etme, kendi adıyla yayımlama suçu»nun adı. Edebiyat veya ilim alanlarında işlenişine göre edebî hırsızlık veya ilmî hırsızlık diye de adlandırılır. Hele tanınmış bir yazar veya bilim adamı için suçların en ağırlarından sayılır.
Bu defa suçlu Türkiye'nin en eski, en büyük öğretim kurumu olan İstanbul Üniversitesi'nin rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'dur. Kitabın Türkçe yayımındaki adı Laparoskopik Cerrahî (1995). Apartma ameliyesinde Alemdaroğlu'yla işbirliği edenler Mustafa Taşkın ve Berat Apaydın adlı iki profesör. Eserin aslı ABD'de 1992'de yayımlanmış.
Onur Kurulu İstanbul Tabipler Odası'na göndermiş. Nedense Kocaeli Tabipler Odası da incelemiş suç oluşturan kitabı, o da bir karara varamamış. (Bundan daha açık bir suç delili olur mu?) Ve sonunda incelemeyi doğrudan doğruya Onur Kurulu yapmış.
Nihayet varılan karar, üç yılın sonunda, iki hafta önce açıklandı. Suç kesinleşmişti. Türk Tabipler Birliği Kanunu'nun 39/c ve Soruşturma ve Yargılama Yönetmeliği'nin 6/j maddeleri gereğinde Alemdaroğlu, Taşkın ve Apaydın adlı hekimlerin 2 ay süreyle geçici olarak meslekî faaliyetten men edilmesine oybirliğiyle karar verildi.
Karar ilgililere tebliğ edildi ve açıklandı; basında da yer aldı.
Aradan günler geçti. İstanbul Üniversitesi'nden çıt çıkmıyor. Alemdaroğlu'nun rektörlükten de uzaklaştırılması konusunda karar almakta mı geciktiler, dersiniz? Yoksa cezanın uygulanması için de birkaç yılın geçmesi mi gerekecek? Hazret, cerrahî ameliyelere devam ediyor mu?
Takip edeceğiz.

Hakkı Devrim, Radikal
6.12.2003