Doktorlar ülkeyi savunmaya kararlı!..

 

AKILLARA durgunluk veren bir açıklama!.. İnanmak güç, ama imza sahipleri doğrulayınca, huzurlarınızda Aziz Nesin'lik bir bildiri!..

Türk Tabipler Birliği geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'na meslekten men cezası veriyor. (Ayrıntısı altta). Bu cezaya tepki olmak üzere, İstanbul Tabip Odası'nda geçmiş dönemlerde görev almış bazı profesör, doçent ve doktorlar önceki gün bu cezayı kınayan bir bildiri yayınlıyor. Şimdi sıkı durun:

‘‘Söz konusu soruşturma sürecini yakından izleyen hekimler olarak bizler, bu kararı Cumhuriyet Devrimlerini ve Milli Devleti koruma kararıyla öne çıkan Prof. Alemdaroğlu'nun kişiliğinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kendini savunma iradesinin önderliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz!..’’'

Vay anasına sayın seyirciler!.. Meğer Alemdaroğlu'na verilen ceza, aslında Cumhuriyet'e yönelik saldırıymış!.. Nasıl bağlantı ama!.. Ceza ile ülkemize yönelik saldırı arasındaki bağlantıyı siz göremeyebilirsiniz, ama onlar doktor, anında görüyor!.. Peki, intihalden ne haber?..

EVLERE ŞENLİK

Alemdaroğlu'na ceza verilmesiyle birlikte, bazı doktorlarımız Türkiye üzerine oynanan oyunları deşifre etmekte gecikmiyor!.. Bildiri devam ediyor:

‘‘Tekmil milletimizin yakından izlediği gibi, Türkiye'yi teslim almaya yönelik içerden ve dışardan çok yönlü saldırılar yapılmakta, Kuzey Irak'ta Mehmetçiğimizin başına çuval geçirilerek, güzel İstanbul'umuz bombalanarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kendini savunma iradesi kırılmak istenmektedir.’’

Gördünüz mü şimdi Türk Tabipler Birliği'nin yaptığını?.. Alemdaroğlu'na meslekten men cezası vererek, çuval geçirmekten bombalamaya kadar, halkın kendini savunma iradesini kırıyor!..

Peki, intihalden ne haber?..

ASLANLARIM BENİM

Bildiri bu muhteşem mantığıyla noktalanıyor:

‘‘Temelinde Kuvvai-Milliyeci (...), binlerce hekimin küreselleşmeci saldırıya karşı, sosyal devleti savunma çabalarıyla kitleselleşen Türk Tabipler Birliği, Türkiye Cumhuriyeti'ni savunma mücadelesini her şart altında yürütecektir.’’

Sahip oldukları tarihsel bilincin şaşmaz doğrultusunda, bildiride imzası bulunan doktorlar haykırıyor:

‘‘Ülkemizi her şart altında savunma azim ve kararındayız.’’

Helal olsun size!.. Aslanlarım, koçlarım benim!.. Size de zaten bu yakışır!.. İyi ki doktorsunuz, bu gibi bildirileri en iyi siz anlarsınız!..


Onur Kurulu suçlu buldu


AĞIR bir suçlama!.. Suçlama sonunda, iki ay meslekten men cezası!.. Oybirliği ile alınan bir karar.

Ceza verilen kişi, hiç de sıradan biri değil. Koca İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu!.. Cezayı veren makam, hiç de sıradan bir kurum değil. Türk Tabipler Birliği Yüksek Onur Kurulu.

Suçlama ise, değil rektörlük, bilim adamlığı sıfatıyla zerre kadar bağdaşmıyor. Eski deyimle, intihal, yeni deyimle, kendi imzasını taşıyan kitapta, kaynak göstermeden başka kitaplardan alıntı yapmak. Argo deyimle, başka kitaplardan yürütmek!..

TTB Yüksek Onur Kurulu, Alemdaroğlu'na verdiği meslekten men cezasında, kararın gerekçelerini şöyle açıklıyor:

Kaynak kitaptan hiçbir atıfa yer vermeksizin alıntı yapmak.

Alıntıları bazen tam, bazen de serbest çeviri biçiminde aktarmak.

Kaynak kitaptaki şekil ve resimlerin kullanılmasında, alıntı yapılan kitaptan hiç söz etmemek.

Aynı anlama gelen başka gerekçeler de sayılıyor kararda. Kısaca, aynı kurulun deyimiyle, yayın etiğine aykırı. Kararı TTB Yüksek Onur Kurulu alıyor, çünkü Alemdaroğlu doktor, tıp hocası. Yayın etiğinden yoksun olduğu için, kendisine ‘‘iki ay doktorluk yapamazsın’’ deniyor!.. Herhangi bir meslekte en ağır cezalardan!.. Hele de bir rektör için!..

Olsun!.. Alemdaroğlu sanki böyle bir ceza yokmuş gibi, hálá rektörlük koltuğunda oturabiliyor!.. Çünkü, o gücünü ülkemizi her şart altında savunma azim ve kararında olan meslektaşlarından alıyor!..

Yalçın Doğan, Hürriyet
20.12.2003