| |
Meclis'e yollanan Kamu Yönetimi Temel Kanunu'nda eğitimin il özel
idarelerine devrinde geri adım atıldı. Büyükşehir sınırlarını genişleten
yasa da 28 Mart seçimine yetişmeyecek
Kamu Yönetimi Temel Kanunu, 11 maddede değişiklik yapılarak TBMM'ye
sevk edildi. Tasarının en tartışmalı bölümlerinden olan eğitim hizmetlerinin
il özel idarelerine devrinden geri adım atıldı ve Milli Eğitim Bakanlığı,
taşra teşkilatları kaldırılmayan bakanlıklar arasında tutuldu. Milli
Eğitim Bakanlığı, sadece araç gereç alımı ve bina onarımı gibi konularda
taşraya yetki devredebilecek. Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer,
büyükşehir belediye sınırlarını genişleten ve geçen hafta Çankaya'dan
dönen kanunun da, yerel seçimlere yetişmeyeceğini açıkladı.
Şahin: İyi niyetliyiz
Kamu yönetimi reformunun ilk düzenlemesi olan Kamu Yönetimi Temel
Kanunu tasarısının son şeklini açıklayan Başbakan Yardımcısı Mehmet
Ali Şahin, eleştirilerin 'politik amaçlı' olduğunu savundu. Şahin,
"Hangi amaçla yapılmış olursa olsun, herkesin katkısından yararlandık"
dedi.
Değişikliklerin 'iyi niyetle' yapıldığını ve 'toplumun arzularını
yansıtmayı amaçladıklarını söyleyen Şahin, sırada yerel yönetimlerin
yeniden düzenlenmesiyle ilgili üç kanun tasarısının bulunduğunu
kaydetti. Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer de tasarıya ilişkin
uygulamayı takip için, Başbakanlık'ta üç ayrı komite oluşturulduğunu
açıkladı.
Anayasa'daki merkezi idarenin mahalli idareler üzerindeki 'idari
vesayeti' ilkesi tasarıya eklenirken, merkezin yerel yönetime müdahalesini
gerektirecek koşullar somut hale getirildi. Kamu kurumlarının özel
sektöre hizmet ihale etmesi 'kanuni koşullara' bağlandı. Maliye,
Milli Eğitim, Sağlık, Çalışma ve İçişleri bakanlıklarındaki teftiş
kurulları korundu. Sayıştay denetimi genel kurul kararından çıkarılıp
kanunla belirlenen esaslara bağlandı.
Ombudsmanın görevden alınmasında Danıştay'a yetki verildi ve tepki
alan 'müşteri' kelimesi çıkarıldı. Müsteşar Dinçer, sorular üzerine
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen, belediye
sınırlarının genişletilmesine ilişkin yasanın 28 Mart seçimlerine
yetişmeyeceğini söyledi. Dinçer, kanunun 2 Ocak'tan önce yasalaşamayacağına,
bu tarihten sonra da yerel seçim ortamına girileceğine dikkat çekti.
Dinçer yanıt vermedi
Basın toplantısında müsteşar Dinçer'e, 1995 yılında yayımlanan ve
siyasal İslam'ın iktidara gelmesini savunan makalesi de soruldu.
Sorulara yanıt vermekten kaçınan Dinçer, makalesinin siyasi değil
'bilimsel bir ortamda' tartışılması gerektiğini savundu. Dinçer,
konuyla ilgili olarak daha sonraki bir tarihte basına geniş açıklamalar
yapacağını söyledi.
Ankara, Radikal
30.12.2003
|