Kimler vatandaş?

 

Kıbrıslılarla evli bulunanların yanı sıra 45 bin Türkiyeliye Kıbrıs vatandaşlığı verilecek. Ayrıca yüzde 10'luk bir kesime de daimi ikamet hakkı tanınacak

Türkiyeliye kontenjan
Vatandaşlık, Annan'ın zorlandığı konulardan biriydi. Rum tarafı yalnızca 1960'ta Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı bulunanların ve onların soyundan gelenlerin yeni devletin vatandaşlığına hak kazanmasını istiyordu. Türk tarafı ise adaya sonradan yerleşmiş Türkiyelilerin de vatandaş kabul edilmesi gerektiğinde ısrar ediyordu.
Şimdi plana bakalım (Düz yazılar plandan çeviridir, italik ifadeler bana ait açıklayıcı notlar):
Genel
Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti (BKC) vatandaşlığı diye tek bir vatandaşlık olacak. Vatandaşlığa uygunluk ölçütleri Senato'da (24 Türk ve 24 Rum'dan oluşacak) özel çoğunlukla (beşte üç) kabul edilecek bir federal yasayla belirlenecek.

· Tüm BKC vatandaşları aynı zamanda Kurucu Devlet (KD) vatandaşı da olacak. Aynı anda her iki KD'nin vatandaşı olunamayacak. KD vatandaşlığı BKC vatandaşlığını bütünleyecek, yerini almayacak.
BKC düzeyinde vatandaşlık
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle BKC vatandaşlığına geçmeye hak kazanacak kişiler:
1 - 1963'ten önce Kıbrıs vatandaşı olanlar, onların soyundan gelenler ve eşleri,
2 - İki taraftan 45'er bin kişi.
İkinci gruptaki kişiler aşağıdaki ölçütlere göre belirlenecek:
a) Kıbrıs'ta 18 yaşına kadar en az yedi, son beş yılda en az bir yıl ikamet etmiş 18 yaş ve üstündeki kişiler ile 18 yaşın altındaki çocukları
b) Kıbrıs'ta kesintisiz yedi yıldan fazla ikamet etmiş kişiler (Sıralama, Kıbrıs'ta ikamet süresinin uzunluğuna göre yapılacak).

Bu düzenleme, özellikle Kıbrıs'a 1974'ten sonra yerleşen Türkiye-
lileri ilgilendiriyor. (Rum tarafı 1974'ten sonra kayda değer bir dış göç almadı). Böylelikle ilk olarak Türkiyelilerden Kıbrıslılarla evlenenler ve çocuklarına BKC vatandaşlığının yolu açılıyor. İkinci olarak da öncelik yukarıdaki ölçütlere uyanlarda, yani Kıbrıs'ta doğup büyümüş olanlarda olmak üzere 45 bin Türkiyeli daha BKC vatandaşlığına hak kazanıyor.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra BKC vatandaşlığına geçmeye hak kazanacak kişiler;

· Her iki ebeveyn de Kıbrıslıysa doğum yoluyla otomatikman,

· Yasal yollardan vatandaşlığa geçme yoluyla. (Yabancılar için)
KD düzeyinde vatandaşlık
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle KD düzeyinde vatandaşlığa geçmeye hak kanacak kişiler:

· Özel olarak belirlenmiş 21 köyün (geleneksel Türk ve Rum köyleri) ahalisi bir yıl içinde istediği KD'nin vatandaşlığını seçebilecek.

· Yurtdışındaki Rum ve Türkler bağlı bulundukları toplumun KD' sinin vatandaşlığını alacak.

· Bu iki kategori dışında kalanlar anlaşma yürürlüğe girdiğinde hangi KD'de ikamet ediyorsa o KD'nin vatandaşlığını alacak.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra KD düzeyinde vatandaşlığa geçmeye hak kanacak kişiler:

· Yeni doğanlar, ebeveynlerinin vatandaşı olduğu KD'nin vatandaşlığını alacak.

· KD'ler diğer KD'den gelen kişilerin kendi KD vatandaşlığına geçmesine ilişkin düzenlemeler yapma hakkına sahip olacak.

Bu bölümde üzerinde önemle durulması gereken düzenleme, son maddede yer alıyor. Çünkü bu madde siyasi eşitlik açısında son derece önemli. Buna göre Türk tarafına yerleşecek Rumlara, Türk kurucu devleti (TKD) vatandaşlığı verip vermeme yetkisi TKD'ye bırakılıyor. Böylelikle anlaşma gereği zaman içinde TKD nüfusunun yüzde 21'ine ulaşabilecek Rumların belli bir süre sonra otomatikman vatandaş olmasının, dolayısıyla başta Senato olmak üzere federal kurumlar için yapılacak seçimlerde oy kullanmasının önü alınıyor. Böylece Senoto'daki eşitliğin (24-24) Türklerin aleyhine bozulmaması güvenceye alıınmış oluyor.
İKAMET HAKKI VE SINIRLAMALAR
Haklar

· Rum Kurucu Devleti (RKD) ve TKD aynı zamanda BKC vatandaşı bulunan kendi vatandaşlarının sayısının yüzde 10'u kadar Yunan ve Türkiyeliye daimi ikamet hakkı verme yetkisine sahip olacak.

Böylelikle, Kıbrıslılarla evlenmiş bulunanlar ve çocuklarıyla 45 bin kişilik listeye gireceklerin dışında kalan Türkiyelilerin bir kısmına da yaşamlarını Kıbrıs'ta sürdürme imkânı tanınmış oluyor.

· Geriye kalanlar en az beş yıl Kıbrıs'ta yaşamış bulunmaları koşuluyla anavatanlarına taşınmak için para yardımı talep edebilecek.

Bu düzenleme de öncelikle Türkiyelileri ilgilendiriyor. Anlaşmaya göre BKC vatandaşlığına da daimi ikamete de hak kazanamamış Türkiyeliler, beş yıl içinde Türkiye'ye dönmeyi kabul ederlerse dört kişilik aile başına en az 10 bin avru alacaklar. Söz konusu para Türkiye'deki yeni adreslerine vardıklarında ödenecek. Türkiye'ye dönmek istemeyenler ise yabancılar hukukuna tabi tutulacak.
1974'ten sonra Kıbrıs'a yerleşen Türkiyelilerin sayısına ilişkin resmi bir rakam yok. Dolayısıyla kaç Türkiyelinin Kıbrıslılarla evlendiğine ilişkin bir sayı da mevcut değil. Hal böyle olunca, ortaya çıkacak TKD'nin vatandaş sayısı hesaplanamadığı için ikamet hakkı kazanacak yüzde 10'luk kesimin kaç kişiye tekabül ettiği de tüm bunların dışında kalacak ya Türkiye'ye taşınmayı ya da yabancı statüsüne tabi olmayı seçecek Türkiyelilerin kaç kişi olacağı da kestirilemiyor.
Annan Planı'nda Türk tarafını kapsayan vatandaşlık düzenlemeleri, KKTC'de 1996 yılında yapılan sayım sonuçlarına dayanıyor. Bu sayıma göre KKTC 'nüfus'u 205 bin civarındaydı. Ancak 1996 sayımı de jure değil, de facto bir sayımdı. Yani sayım KKTC topraklarında yaşıyor olmak esasına göre yapılmıştı. Dolayısıyla 205 bin rakamına Türkiyeli öğrenciler, KKTC vatandaşı olmayanlar, adada daimi olarak ikamet etmeyenler ve adada kaçak olarak bulunanlar da dahildi.
KKTC'nin önde gelen araştırma şirketi KADEM'in yaptığı çalışmalara göre 205 binlik rakamın dökümü şöyle: 120 bin Kıbrıslı Türk, 70 bin Türkiyeli (48 bini KKTC vatandaşı), 12 bin Türkiyeli öğrenci vd.
KADEM Başkanı Muharrem Faiz bu rakamlara ve Annan Planı'ndaki sayılara bakarak, anlaşma sonucunda Türkiye'ye dönmek durumunda kalacakların yok denecek kadar az olduğu tahmininde bulunuyor.

· Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra Yunanistan veya Türkiye'den Kıbrıs'a göç edeceklerin oranı ilgili KD'nin vatandaşlarının sayısının yüzde 5'ini geçemeyecek.

· Göçmenlikle ilgili sınırlama öğrenci ve akademisyenlere yedi yıl boyunca uygulanmayacak.
Sınırlamalar
Bu bölüm, Türkiye'nin iki kesimlilikteki ısrarı karşısında Annan'ın, Rumların itirazına rağmen ve AB mevzuatı pahasına planına yansıttığı düzenlemeleri yansıtıyor.

· Türkiye AB'ye girene kadar bir KD (yani TKD) kendi vatandaşı olmayan BKC vatandaşlarının (yani Rumların) ikamet hakkını sınırlama yetkisine sahip olacak:
1) Altı yıllık moratoryum uygulanabilir (Yani altı yıl boyunca TKD tek bir Ruma dahi daimi ikamet hakkı vermeyebilir).
2) 7'nci yıldan 10'uncu yıla kadar bir KD'nin bir belediye ya da köyünde diğer KD vatandaşlarının oranı yüzde 7'ye ulaştıysa sınırlama getirilebilecek.
3) 11'inci yıldan 15'inci yıla kadar bir KD'nin bir belediye ya da köyünde diğer KD vatandaşlarının oranı yüzde 14'e ulaştıysa sınırlama getirebilecek.
4) 16. yıldan itibaren bir KD'nin bütününde diğer KD vatandaşlarının nüfusa oranı yüzde 21'e ulaştıysa sınırlama getirilebilecek.

Dolayısıyla Annan Planı, yukarıda bahsedildiği gibi Türk tarafına yerleşecek Rumların federal düzeydeki siyasi haklarını kısıtlamakla kalmıyor, sayılarını da sınırlıyor.
Plan, bu sınırlamalar dahilinde daimi ikamette öncelik tanınacak kişileri şu ölçütlere göre belirliyor:

· Mal mülk düzenlemeleri sonucunda mal mülkü iade edilenler ve bunların aileleri

· 63 ya da 74'te ilgili belediye ve köylerde yaşıyor olanlar ve aileleri

· Bu iki kategoriye uyan kişilerin vârisleri

Yukarıdaki sınırlamaların istisnaları da yok değil. Altı yıllık moratoryum, aşağıdaki özelliklere sahip kişiler için geçerli olmayacak. Bu kişilere anlaşmanın yürürlüğe girmesinden iki yıl sonradan itibaren dönüş hakkı tanınacak.

a) 65 yaş üstü kişilerle, eşleri ya da bir yakınları
b) Belirlenmiş 14 köyün eski sakinleri ve aileleri

BM rakamlarına göre ilk gruptaki kişilerin halihazırdaki sayısı 12 bin 500; ikinci gruptaki kişilerin halihazırdaki sayısı 8 bin 400. Bu kişilerin ne kadarının dönmek isteyeceği ya da dönebilecek durumda olduğu belli değil. Ayrıca tamamının döneceği kabul edilse bile bu kişilerin yukarıdaki nihai yüzde 21'lik sınırlamaya dahil olduğunu da unutmamak lazım.
Ayrıca;

· 20 yıl sonra tüm bu düzenlemeler gözden geçirilecek.

· İkamete ilişkin sınırlamalar, BKC vatandaşlarının seyahat ve haftada üç günü geçmemek koşuluyla kendilerine ait mal mülkte (yani mal mülk düzenlemeleri sonucunda kendilerine iade edilmiş mal mülkte) ya da istedikleri bir yerde konaklama hakkını hiçbir biçimde kısıtlamayacak.
SİYASİ HAK KULLANIMI
KD Düzeyinde

· BKC vatandaşları KD düzeyindeki siyasi haklarını hangi KD vatandaşı olursa olsunlar daimi ikamet adreslerinde kullanacak. Bu kişiler daimi ikamet hakkı elde ettikten altı ay sonra seçmen kütüklerine adını yazdırabilecek.
BKC Düzeyinde

· BKC düzeyindeki siyasi haklar KD vatandaşlığı statüsü esas alınarak kullanılacak.

Dolayısıyla, Türk tarafına yerleşecek Rumlar, ille de TKD vatandaşı olamayacağı için Senato seçimlerinde oy kullanamayacak ama mesela yerel seçimde kullanabilecek.

Annan'dan bir anekdot
Özel bir görüşmede Denktaş Klerides'e KKTC yurttaşlığı verilen Türkiyelilerin sayısının 'topu topu 30-35 bin' olduğunu söyledi. Bunun üzerine Klerides eğer bu rakam doğruysa ve kendisine bir liste verilirse tüm bu kişilerin Kıbrıs yurttaşı olabileceğini ve başlangıç pozisyonunda (adaya 1974'ten sonra gelen tüm Türkiyelilerin geri gönderilmesi) ısrar etmeyeceğini belirtti. Denktaş özel temsilcime (De Soto) bir liste sunmayı kabul etti, ancak bu listeyi hiçbir zaman sunmadı. Dahası, sayıya ilişkin tahminini ufak ufak artırdı ve 60 bine kadar çıkardı. Denktaş bir yandan da Türk tarafının bu konuda kesin bir rakam vermek durumunda olmadığını, çünkü kendisine göre vatandaşlık vermek bir 'egemenlik kullanım meselesi'ydi.

Erdal Güven, Radikal
9.02.2004