Hem 'ulusalcı' hem de Osmanlıcı

 

Kendilerini 'ulusalcılar' diye tanımlayan bir grup ortaya çıktı son dönemde. Başka herkes 'gayrimilli' ya, onlar da 'ulusal' değerleri savunuyorlar.
Bu grup, 'Kızıl Elma' koalisyonunun içinde gelişen bir grup. Aslında belki de 'ulusalcı'lar, 'Kızıl Elma'nın öteki adı. Zaten 'ulusalcılar' da aynen 'Kızıl Elma'cılar gibi normal şartlarda yan yana gelmesi pek şaşırtıcı olan kişi ve grupların bir karışımı.
Bir örnek vereyim: Mesela eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş bu gruptan. Savaş'ın zamanında genel başkan yetkilerini kullanmaması yönünde dava açtığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de aynı grupta. Aynı Vural Savaş, hakkında kapatma davası açtığı ve kapattırdığı Refah Partisi'nin gayriresmi yayın organı Milli Gazete'ye demeç verebiliyor, demecinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı övebiliyor. Yine aynı gazeteye Türkiye'nin en inançlı Atatürkçülerinin başında gelen Prof. Dr. Anıl Çeçen de demeç verebiliyor, antiemperyalist tavrından ötürü Erbakan'ı övebiliyor.
Anlayacağınız 'ulusalcı cephe' böyle bir cephe. Kafası karışık, geçmişiyle tutarlılık derdi pek olmayan bir cephe.
Cepheyi meydana getiren kişi ve kuruluşlar böyle de, cephenin görüşleri nasıl acaba? Bir kere isme dikkat: 'Ulusalcılar.'
'Millici' ya da 'milliyetçi' değil, 'ulusalcı.' Bu kelimenin seçilmiş olmasının nedeni, Atatürk'e ve Atatürkçülüğe yapılan gönderme.
'ulusalcılar', Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusalcıları.
'Kıbrıs satılmasın' istiyorlar. Kıbrıs'ı kimin sattığı, sahiden satılıp satılmadığı bence tartışmalı ama onlar Kıbrıs'ta bulunacak çözümün 'satış' olacağında ısrarlılar. Peki Kıbrıs ile Türkiye Cumhuriyeti ulusalcılığının ne ilgisi var? Kıbrıs Türkiye sınırıları içinde bir yer mi? Misakımilli Kıbrıs'ı da içeriyor muydu?
Kıbrıs'ta etnik Türklerin yaşıyor olması mı önemli? O zaman, Bulgaristan'da, Yunanistan Batı Trakyası'nda, günlerdir alev alev yanmakta olan Kosova Prizren'de, Makedonya'da ve Irak'ta da Türkler yaşıyor.
'Ulusalcılar' yeri gelince hemen Kıbrıs bağlamında Girit örneğini veriyorlar. Acaba sahiden Girit iyi bir örnek mi? Eski Osmanlı coğrafyasında sadece adalara sahip çıkıp ana kara parçalarından hiç söz etmemek bizim ulusalcılar için ne anlama geliyor acaba? Girit'in kaybında
uğranılan haksızlıktan söz edenler, Mora Yarımadası'nın nasıl kaybedildiğini düşünüyor acaba? Ya Selanik? Ya Kosova? Ya Suriye-Filistin? Ya Irak?
Ya Hicaz? Sahi Osmanlı Mısır'ı nasıl kaybetmişti?
Acaba bizim ulusalcılarımız aynı zamanda Osmanlıcı mı? Belki de öyleler ama Osmanlıcılık yaparken bile tutarlı değiller, görece önemsiz olan Girit'i istiyorlar da, bence çok daha önemli olan Selanik, Batı Trakya, Makedonya ve Kosova'yı talep etmiyorlar.

İsmet Berkan, Radikal
22.03.2004