| |
CHP'NİN tıkanması, bu seçimlerin en önemli üç sonucundan biridir.
Dün Ertuğrul Günay'ı dinledim. Murat Karayalçın'la konuştum. Bunlar
Baykal'ın muhalifleri ama şunu söylüyorlardı:
- Mesele CHP'de sadece yönetim değişikliği değildir. CHP'nin yapısının
ve programının, dünya görüşünün yenilenmesi gerekir.
CHP'nin genlerindeki devletçi ve seçkinci psikoloji, seçim gecesi
CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Oyan'ın "seçmen yanıldı"
anlamındaki sözlerinde bir kere daha ortaya çıktı.
CHP, özellikle AKP'nin tırmanması karşısında dar bir resmî Kemalizme
kendini sıkıştırmış, 'statükocu, devletçi' bir parti olduğu görüşü
toplumda yerleşmiştir.
1970'lerde başlayan "Ortanın Solu" gibi bir "fikren
yenilenme" olmadıkça CHP'nin önümüzdeki seçimlerde de bir atılım
yapması çok zor gözüküyor.
***
DEHAP yani etnik milliyetçi oylar 1995 seçimlerinde yüzde 4 oyla
yola çıktı. Yavaş fakat istikrarlı bir çıkışla 2002 seçimlerinde
yüzde 6.2'ye ulaştı. Son seçimlerde SHP - DEHAP ittifakının oyu
yüzde 5'e düştü!
Diyarbakır'da büyükşehir sınırları içindeki oyu yüzde 64'ten yüzde
58'e indi, AKP'nin oyu yüzde 17'den yüzde 35'e çıktı. DEHAP'ın Van,
Ağrı, Siirt ve Bingöl belediyelerini AKP aldı.
Adıyaman'da AKP seçimlere giremedi; bu SHP - DEHAP ittifakına yaradı.
Buna rağmen bölgede etnik milliyetçi oylar geriledi. Sadece Hakkari
ve Batman'da oy artışı oldu.
İstanbul'daki oyu 2002 seçimlerinde yüzde 5.5 iken şimdi yüzde 3'e
düştü.
Etnik milliyetçi oylar dünyanın her yerinde çok dayanıklı olduğu
için, bu düşüşlerin siyasi önemi, matematik boyutuyla ölçülemeyecek
kadar büyüktür.
Uzun analizler gerektiren bu durumu kısaca iki noktada özetlemek
mümkün:
• Etnik milliyetçiliğin darlığı, DEHAP tabanında da hissediliyor
artık. Çünkü etnik kimliğimiz kadar önemli başka kimliklerimiz ve
ihtiyaçlarımız da vardır.
• AKP'nin muhafazakarlığı ve demokratik reformizmi DEHAP tabanından
oy çekmeyi başarmış, böylece 'uluslaşma'nın bir boyutu olan 'siyasi
entegrasyon'a katkıda bulunmuştur. DEHAP tabanının yüzde 79'u türban
yasağına karşıdır.
Demek ki, muhafazakar ve liberal değerler uluslaşmada pozitif bir
role sahiptir. Resmi ideolojinin ve CHP'nin bu sosyolojik gerçeği
görememekten öteye, inkar etmesi Türkiye'nin ciddi sorunlarından
biridir.
***
SAĞ belli ki AKP'de toplanmıştır. AKP artık Menderes - Özal çizgisinde
bir muhafazakar - liberal partidir. Bu sayede yerel kimlikleri birleştirici
işleve sahiptir ve maalesef bu işlevi solda yapabilen bir parti
yoktur.
Merkez sağ AKP'de toplanma sürecindeyken MHP'nin oy artırması, DYP'nin
oy tabanını koruması önemlidir.
Kıbrıs ve AB sürecinde sorunlar tırmandıkça, görülüyor ki, CHP değil
MHP yükselecektir.
Kitlelerin hayat düzeyine ilişkin beklentileri AKP belli bir tatmine
ulaştıramazsa bu da DYP'yi güçlendirir.
AKP, sağdaki bu iki partiye dikkat edecektir artık.
Seçimin galibi AKP'nin lideri Tayyip Erdoğan, zaferini olgunlukla
karşılamış, halkın tasvip ettiği reformist politikaları sürdüreceğini
belirtmiştir.
Bu istikrar ve güçlü hükümet fırsatını Türkiye iyi değerlendirmelidir
Taha Akyol, Milliyet
30.03.2004
|