CHP tarihinden

 

1930 yazı. Üçlü bir sohbette, Gazi, İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa'ya sorar: - Halk hükümetten şikayetçi midir, korkmayınız, söyleyiniz.
Dirik, halkın hükümetten şikayetçi olduğunu söyler. Gazi, Paris Büyükelçisi ve yakın dostu Fethi Bey'e sorar:
- Hariçten vaziyetimizi nasıl görüyorsunuz?
Fethi Bey "mali ve iktisadi vaziyetimizin" hariçten çok kötü gözüktüğünü, hükümetin ekonomiyi iyi yönetemediğini, aşırı vergilerin yatırımları engellediğini, halkın "fakr ü zaruret" içinde kıvrandığını anlatır.
Fethi Bey, Tek Parti Meclisi'nde muhalefet ve denetim olmadığını, milletvekillerinin "endişe ettikleri için sustuğunu", aksaklıkların düzeltilemediğini anlatır. Ve Gazi karar verir:
- Çaresini buldum, memlekette muhalif bir fırka (parti) kurmak lazımdır. (Fethi Okyar'ın Anıları, İş Bankası Yay. 1997)
***
GAZİ Paşa devam eder:
- Başka çaremiz yoktur. Bugünkü manzaramız aşağı yukarı bir dictateur manzarasıdır. Vakıa bir meclis vardır, fakat dahil ve hariçte bize dictateur nazarıyla bakıyorlar.
Gazi, yazar Emil Ludwig'in, rejim hakkında tuhaf sorular sorduğunu, döndükten sonra diktatörlük diye yazdığını anlatır:
- Halbuki ben Cumhuriyet'i şahsi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz. Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese, bir istibdat müessesesidir. Ben ise millete miras olarak istibdat bırakmak ve tarihe öyle geçmek istemiyorum.
Gazi tam bir samimiyetle, Fethi Bey'e muhalefet partisini kurmasını söyler, Fethi Bey'in endişelerini de giderir:
- Ben bitaraf (tarafsız) cumhurbaşkanı olacağım.
Partinin kurulmasını için Gazi, onlara 70 milletvekili vereceğini de belirtir. (Sf.98 vd.)
Yeni parti nasıl olmalı? Fethi Bey'in cevabı:
- Ben öteden beri hürriyet taraftarıyım. Benim kuracağım fırka, liberal bir fırka olur. (Sf. 100)
Yeni partinin adı, "Serbest Cumhuriyet Fırkası"dır. Programında piyasa ekonomisi, tek dereceli seçim, kadınlara siyaset hakkı ve basın hürriyeti gibi maddeler vardır!
***
CHP kendinden emindir:
"Halk Fırkası o kadar kuvvetle memlekete kök salmış zannolunuyordu ki, bunun karşısına yeni bir fırkanın kendi başına meydana çıkması ve Halk Fırkası'nın elinden milletvekillerini alması, ihtimal haricinde telakki ediliyordu." (Sf. 107)
Fakat Fethi Bey'in Ege gezisi gösterir ki, halk Serbest Fırka'ya akıyor, CHP çökecek. (Sf. 107)
Yeni partinin İzmir kurucusu Adnan Menderes'tir.
CHP telaşla saldırıya geçer, hain, mürteci, ayaktakımı, katiller diye suçlamaya başlar:
"Fethi Bey Mondros, İnönü Mudanya'dır!" (Sf. 82 vd.)
Gazi derhal tavır alır ve Serbest Fırka kendi kendini feshetmek mecburiyetinde kalır. (Sf. 132 vd.)
Artık CHP, temelli devlete yapışacak, "parti devleti" rejimini kuracaktır.
Böyle bir 'devletin partisi' geleneğinden gerçek bir 'halkın partisi'ne dönüşüm nasıl mümkün olur? Ecevit'in "Atatürk ve Devrimcilik", Turan Güneş'in "Türk Demokrasisinin Analizi" adlı kitaplarında bunun ipuçları ve "Ortanın Solu" hareketinde bunun modeli var.

Taha Akyol, Milliyet
05.04.2004