Cumhuriyetçiler üçüncü grup

 

Başbakan Tayyip Erdoğan ile eski DEP milletvekili Leyla Zana'nın sözlerini, gazetelerde okuduk.
Zana'dan başlayalım. Taşkınca bir kalabalığa, «Hayır, diyor; haklarınızı kimseyi incitmeden isteyin. Şiddetin körükleyicisi değil, barışın emekçileri olacağız. Bizden bir daha özveri bekleniyorsa gerekeni yapmalıyız. Bu çağrım Kongra-Gel'edir. En az altı ay kadar bu ateşkes bozulmamalıdır».
Ve Başbakan Erdoğan, «Kürt sorununda hâlâ adil ve demokratik bir çözüme ulaşılmamıştır» diyen, bir genel af beklediklerini söyleyen DEHAP Genel Başkanı Tuncay Bakırhan'a cevap veriyor:
- «Hükûmet, programı içerisinde bütün açılımları yapmıştır. Samimiyetimizi kavramakta zorlananlar varsa, ben bu konuda bir şey diyemem, üzülürüm. Hükûmet, Cumhuriyet tarihinde atılmamış adımları atmıştır.»
Kesin barış arifesinde olduğumuz anlamına gelmeyen sözler.
Ben bu söylenenleri, Başbakan'ın basiretli siyasetçi niteliğine hayranlık duyarak; bu alanda daha önceki bir başka iyi niyet denemesini Meclis kürsüsünde berbat ederek Erdal İnönü'yü de güç durumda bırakanlardan birini aşırı şefkat gösterileriyle tebcil ederek dinleyecek konumda değilim.
Uyum arayan açıklamalar olduğu inkâr edilemez. Bir buluşma noktasına doğru gidiş gayreti de diyebiliriz. Ne derece bilinçli olduğunu zamanla göreceğiz.
Bu ikili beyanın sahipleri, aynı zamanda, Cumhuriyet Türkiyesi'nin laiklik anlayışından ve Kürt vatandaşlarını algılama biçiminden rahatsızlık duyagelen kitlelerin sözcüleridir.
Cumhuriyet, bu unsurları da özümseyip içinde hazmetmiş, gerçek birliği ve bütünlüğü sağlayabilmiş olmakla övünecek durumda değil. Alınganlıkları harekete geçirerek, mevcuda yeni rahatsızlıklar eklemek istemesem de, bu gerçeği görmezden gelenler veya yüksek sesle söylemeyi kendine yakıştıramayanlar arasında yer almam da kolay değil.
En yumuşak ifadesiyle, Cumhuriyet pek iktidarda da sayılmaz. Bu son tartışma, Cumhuriyet'in laiklik ve millet anlayışına başkaldıranlar arasında geçiyor. Bazı gazeteciler ile üç beş emekli generalden oluşan kafileyi üçüncü bir taraf olarak değerlendirebilir misiniz? Üst düzey bir iki emekli hâkim ve savcı ile kadın üye ağırlıklı bazı dernekleri bu kafileye ekleseniz de, asıl ses verenlerin, laikliğe ve yurttaşlığa farklı anlamlar kazandırmak isteyenlerden oluştuğunu görmezden gelemezsiniz, zannediyorum.

Hakkı Devrim, Radikal
15.06.04