| |
NATO zirvesi dolayısıyla yeniden gündeme gelen konu: Türkiye bir
'model' midir? Önceleri hoşumuza gitmişti ama şimdi bunu reddediyoruz!
Cumhurbaşkanı Sezer de Bush'a bu konudaki rahatsızlığını ifade etmiş.
Korku, ABD'nin Türkiye'yi bir "ılımlı İslam rejimine"
dönüştürmesi, Araplara da "Böyle olun" demesidir.
Bu tip kaygıların oluştuğu bir ortamda Başbakan Erdoğan da "ılımlı
İslam" terimini uygun bulmadığını söyledi.
Aslında ABD'nin Türkiye'deki "rejim"i değiştirip "ılımlı
İslam rejimi"ne dönüştürmek istediği falan yok. "Ilımlı
İslam rejimi" kurmaya kalkmanın hem Türkiye'de hem bölgede
ne tür felaketlere yol açacağını Amerikalılar da bilir. ABD'nin
"ılımlı İslam" terimi rejimle değil, toplumla ilgilidir;
moderniteye, demokrasiye uymuş Müslüman toplum kastediliyor.
* * *
REJİMİ laik Türkiye, modernleşmeyi ve demokrasiyi benimsemiş 'ılımlı'
Müslüman halkıyla elbette çağımızda büyük anlam ifade ediyor. Zaten
"model" tartışmasının Türkiye etrafında dönmesinin sebebi,
Türkiye'nin bu özelliğidir.
Konuyu Başbakan Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu'yla konuştum. "Stratejik
Derinlik" kitabının yazarı Prof. Davutoğlu diyor ki:
Biz model terimini doğru bulmuyoruz. Ortadoğu ülkelerinde, kendilerine
sistem empoze edeceğimiz şeklinde bir kaygıya yol açar. Halbuki
biz Batı'yla çok sağlam ilişkilerimizle birlikte, Ortadoğu ülkeleriyle
çok iyi ilişkiler geliştirmek istiyoruz.
Davutoğlu çok önemli bir ayrımı da vurguluyor:
Entelektüel veya akademik bir toplantıda Türkiye'nin 'model' olabileceğini
söylemekle, bunu devlet adamlarımızın söylemesi aynı şey değildir.
Türkiye modernite ve gelişme yolunda başarılarıyla kendiliğinden
esin kaynağı olabilir ama kendi modelimizi telkin etmemiz söz konusu
olamaz.
* * *
GERÇEKTEN 'model' lafı hem Ortadoğu'da Türkiye'ye karşı, hem Türkiye'de
ABD'ye karşı kuşku yaratıyor.
Ama bunun yanında Türkiye esin kaynağı olabilecek potansiyele sahiptir.
Japonya, komünist Çin dahil, Uzakdoğu ülkelerine esin kaynağı olmuştur;
bunu empoze de etmemiştir.
'Model' lafı tepki çekiyor ama "değişim, reform, kadın erkek
eşitliği, demokrasi" gibi kavramlarla yaptığımız çağrılar iyi
karşılanıyor! Dışişleri Bakanı Gül, Başbakan Erdoğan ve İKÖ konuşmasında
Cumhurbaşkanı Sezer bu yönde çağrıda bulundular ve olumlu karşılandı!
Çünkü bu kavramlar evrensel kabul görüyor.
Bu kavramları bölgede en iyi gerçekleştirmiş ülke, Türkiye'dir:
NATO zirvesine bir bakın. Türkiye'nin diplomasi trafiğine bir bakın.
Modernleşme tarihine rakamlarına, yollarına, parklarına, vitrinlerine,
müzelerine bir bakın...
Tamam, devlet adamları "model" demesinler ama şunun bilincinde
olmalıyız: Milli geliri on bin doları aşmış, çağdaş demokrasiler
düzeyinde özgürlükleri gerçekleştirmiş, Doğu ve Batı'yla sağlam
ilişkilere sahip bir Türkiye, ister istemez Balkanlar, Kafkasya
ve Ortadoğu'da esin kaynağı olacaktır. Japonya'nın Uzakdoğu'da esin
kaynağı olması gibi.
Prof. Davutoğlu'nun deyimiyle, Türkiye'nin bu "stratejik derinliği"
başarması bölge ve dünya için de büyük katkı olacaktır.
Taha Akyol, Milliyet
29.06.04
|