|
NATO zirvesinin İstanbul'da toplanması Batı basınında pek önemsenmedi,
ama bizde müthiş bir duygu yaratmış görünüyor. Birdenbire İstanbul
dünya başkenti oluverdi. Türklerin galiba her şeyden önce morali
ihtiyacı var. Ara sıra böyle şişinmeler, pek gerçekçi olmasa da,
iyi oluyor!
NATO'nun görevi veya misyonu son on, on beş yıldır hayli tartışılıyor.
Malum NATO ittifakı komünist bloka karşı oluşturulmuştu. Fakat komünist
blok çökünce NATO da hasmını yitirdi. Örgüt kalsa da işlevi bitti.
Bu aşamada sık sık yeni misyonlardan söz edildi. Ancak hiçbiri eskisi
kadar anlamlı olamadı. Zaman zaman bazı Batı ülkeleri istikrarı
sağlamak için NATO güvenlik güçlerini kullandı. Mesela Bosna'da
belli bir başarı sağlandı. Ancak Afganistan'da pek etkili olunmadı.
Çünkü çoğu üye ülke yeterince askeri katkıda bulunmak istemedi.
ABD ve Avrupa farkı
Kısacası, NATO artık yeni misyonunu demokrasi yönünde istrikrarı
sağlamak olarak görüyor. Ancak bugün bu misyonda da etkili olunamamasının
asıl nedeni AB. İkinci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş döneminde
Avrupa ile ABD'nin ortak bir korkusu vardı; SSCB ve Varşova İttifakı.
Bunlar ortadan kalkınca Batı'nın iki gücünün de yolları ayrıldı.
Nitekim, Bosna'da farklı çıkarlar ortaya çıktı. Kaldı ki, AB ülkeleri
bile Bosna konusunda farklı tutumlara girdiler. Irak konusunda da
bu belirginleşti. Avrupa ABD'ye yeterince destek vermedi. Bir zamanlar
Kore karşısında dünyanın öbür ucuna asker yollayan (Türkiye dahil)
Batı güçleri bu kez itiraz etmeye başladılar.
Etkisi azalsa da, NATO şimdi çok daha büyük. İki yıl önce Prag'daki
zirveden bu yana 7 yeni ülke katıldı. Ama karar almak da bir o kadar
zorlaştı. Çünkü eksi Varşova ülkeleri içeriye girmeye başladı. NATO
bugün ortak bir ordu oluşturmaktan çok ad hoc (örneğe uygun) müdahalelerde
bulunan bir ittifaka dönüşmüş görünüyor. Mesela sınır güvenliğini
konusunda her ülkenin sorumluluk üstlenmesi bekleniyor. Oysa bu
hiç de ekonomik değil. Çünkü bu durumda Türkiye gibi ülkelerin büyük
ordu bulundurma zorunluğu sürüyor.
Afganistan başarısızlığı
Afganistan'da henüz istikrar sağlanamadı. NATO ülkeleri bu konuda
ayrışmamışlardı. Demek ki, öncelikle burada istikrar için uzlaşma
gerekiyor. ABD daha sonra Irak'ta ulusal bir yönetim tam yetkili
haline gelince (bu ay sonunda) NATO'nun ağırlık ve katkısını artırmasını
istiyor. Ancak bu da Irak'ta Batı'ya olan nefreti artırabilir. AB
ülkelerinin de kaygısı bu.
Türkiye için ise NATO çok önemli. Bu ittifakla Batı'nın kapısını
açan Türkiye, yine bu ittifakla Batı üzerindeki etkinliğini sürdürebilir,
artırabilir. Tabii bu çok daha daha yoğun ilişki ve çaba gerektiriyor.
Oysa önceki gün Türkiye'nin toplantıyı düzenleme şişinmesini izlediğimizde
bundan ne kadar uzak olduğumuzu da görmüş olduk.
Hurşit Güneş, Milliyet
29.06.04
|