|
Parti yönetimleri, nasıl milletvekili adayı belirleyeceklerini
tartışıyor. Her seçimden önce taahhüt edilen 'önseçim' yasalaşmadığı
için 'merkez ve temayül yoklamaları' öne çıkacak; yani liderlerin
dediği olacak
Erken seçimin gündeme gelmesiyle birlikte siyasi partilerin milletvekili
adaylarını belirlerken uygulayacakları yöntemler de tartışılmaya
başlandı.
Partilerin tüzüklerinde konuya ilişkin olarak 'merkez yoklaması',
'temayül yoklaması' ve 'önseçim' gibi üç yöntem bulunuyor. Ancak
yasalar değiştirilip parti içi demokrasiyi tam olarak işletecek
önseçim zorunlu hale getirilmedi.
Türkiye'nin yakın dönemde yaşadığı seçim tecrübelerine bakıldığında,
siyasi parti liderlerinin seçim öncesinde hem tabana, hem de teşkilatlarına
sıcak geleceği için 'önseçim' sözü verdikleri gözlemleniyor. Ancak
partilerin uygulamada bu yönteme
'sınırlı' olarak başvurdukları dikkat çekiyor.
Seçim kararının bu kez üç ay önceden alınıyor olması tüzüklerine
önseçim kuralı koyan partileri zor durumda bırakabilecek. 298 sayılı
seçimlerin temel hükümlerine ilişkin yasa, seçimler için normal
olarak 90 günlük takvim öngörüyor. Bunun içinde partilere önseçim
yapmaları için süre ve takvim verilmesi de bulunuyor. Geçmiş seçimlerde,
kararlar alınırken genellikle 90 günlük süre tutturulamadı, bu nedenle
Yüksek Seçim Kurulu'na seçim takvimini kısaltarak uygulama yetkisi
verilirken, partilere de önseçimden kaçma şansı tanındı.
Partiler de önseçimi 'lafta' bırakarak 'süre az' diye merkez yoklamasına
yöneldi ya da 'yargı denetiminde olmayan ve bağlayıcılığı bulunmayan'
model olan 'teşkilat denetiminde önseçim ya da teşkilat yoklaması'
yöntemini kullandı.
Sezer de uyarmştı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de sık sık uyarıda bulunmasına
karşın parti içi demokrasiyi yerleştirecek, tüm üyelerle önseçim
yapılması kuralı partiler tarafından yine göz ardı edildi. Adayların
yargı denetiminde önseçimle belirlenmesi ilkesinin yasalara konulmasından,
önseçim için süre bulunmasına karşın partiler yine kaçtı.
Yasalarda değişiklik yapılması önlenerek parti içi demokrasinin
temel kural olması sağlanmadı. Parti tüzüklerindeki 'kaçmaya elverişli'
hükümler, yine liderler ve merkez organlarına önseçim yapmaktan
kurtulma fırsatı veriyor.
3 Kasım için düşünülen olası bir erken genel seçimde de partilerin
ağırlıklı olarak 'merkez yoklaması' yöntemini uygulamaları bekleniyor.
Seçime katılacak partiler içinde 'önseçime en yatkın parti' olarak
görünen CHP'nin, doğu ve güneydoğu dışındaki illerde önseçim uygulayacağı
kaydedildi. İl teşkilatlarını henüz oluşturamayan Yeni Türkiye Partisi
(YTP) ise adaylarını merkez yoklamasıyla saptayacak.
ANAP'ta merkezi denetim
Partilerin milletvekili adaylarını belirleme tavırları şöyle:
· ANAP: Tüzüğün 81'inci
maddesinde, adayların 'merkez yoklaması, teşkilat yoklaması, önseçim
usullerinden biri, birkaçı veya tamamının bir arada yahut ayrı ayrı
uygulanması suretiyle' saptanması, hangi seçim çevresinde hangi
usullerin uygulanacağının genel başkanın teklifi üzerine merkez
karar ve yönetim kurulunca belirlenmesi öngörülüyor.
Merkez yoklaması ve parti denetiminde önseçim yapılarak adayların
belirlenmesi bekleniyor. ANAP lideri Mesut Yılmaz geçen kongrede
önseçim sözü vermesine karşın, daha sonra merkez yoklamasında karar
kılmıştı.
Müdahale yolu açık
· DYP: Tüzüğün 78'inci
maddesinde, "Milletvekili adaylarının ve sıralarının tespiti
önseçim, aday yoklaması, merkez yoklaması usul ve esaslarından biri
veya birkaçıyla yapılabilir. Hangi seçim çevresinde, hangi yöntemin
uygulanacağına genel idare kurulu tarafından gizli oyla karar verilir"
yolunda bir hüküm yer alıyor. Genel eğilim 'parti denetiminde önseçim'
yapılması ve listelere merkezden müdahale yolunun açık tutulması.
Bahçeli'nin kontenjanı
· MHP: Parti tüzüğünde
adayların, 'merkez yoklaması, teşkilat yoklaması ve önseçim usullerinden
biri, birkaçı veya tamamının uygulanması' yoluyla saptanması, hangi
yöntemin uygulanacağının ise merkez yönetim kurulunda belirlenmesi
öngörülüyor. Önseçim yapmak zorunlu değil. 18 Nisan 1999 seçimlerinde,
adayları parti gözetiminde önseçimle belirlemişti. Genel Başkan
Devlet Bahçeli'nin yine aynı yöntemden yana olduğu ve 29 aday için
de kontenjan kullanacağı kaydedildi.
· AKP: Kuruluş tüzüğünde,
'Teşkilatların en az yüzde 50'sinde önseçim yapılır' hükmü vardı.
Ancak yönetim, yaklaşık dört ay önce, tüzüğün önseçimle ilgili bölümünü,
'Önseçim ve teşkilat yoklamalarına özen gösterilir' diye değiştirdi.
Adayların ağırlıklı olarak merkezden belirlenmesi bekleniyor.
· SP:Tüzüğün 51. maddesinde
önseçim, aday yoklaması ve merkez yoklaması yöntemleri olmasına
karşın, adayların belirlenmesine siyasi yasaklı Necmettin Erbakan
ve kurmayları karar veriyor. Teşkilat yoklaması adı altında örgütün
eğilimi alınıp adaylar genel merkezde mülakattan geçirildikten sonra
listeler merkezde oluşturuluyor.
· DSP: Partinin tüzüğünde,
önseçim yapma zorunluluğu yok. Milletvekili adayları bugüne kadar
genel merkez tarafından belirlendi. Olası bir erken seçimde de yine
genel merkez belirleyecek.
CHP önseçim yolunda
· CHP: Tüzüğün 58'inci
maddesinde şöyle deniliyor: TBMM seçimleri için adayların belirlenmesinde
önseçim aday yoklaması ve merkez yoklaması yöntemleri uygulanabilir.
Aday saptamada hangi seçim çevresinde hangi yöntemin uygulanacağına
parti meclisi karar verir. Ön seçim partiye yazılı üyelerin katılımıyla
yapılır, aday yoklaması partide belli görevlere seçilmiş olan delegelerin
katılımıyla yapılır, merkez yoklamasında adaylar parti meclisince
saptanır.
Geçen seçimlerde barajı aşamayarak Meclis dışında kalan CHP, adaylarının
büyük bir çoğunluğunu tüzüğüne uyarak resmi önseçim yoluyla belirlemişti.
Yine aynı yöntemi kullanması bekleniyor.
YTP mecburen
· YTP: Yeni kurulan partinin
tüzüğünde 'genişletilmiş delege yöntemiyle önseçim' yapılacağı hükmü
bulunmasına karşın örgüt, delege ve üye bulunmadığı için adaylar
zorunlu olarak merkezden belirlenecek.
Ankara, Radikal ; 30.07.2002
|