'Hükümetin yavaş karar alması endişe yaratıyor'

 

AB yolunda atılan olumlu adımlar ve enflasyondaki düşüşün yeterli olmadığını belirten TÜSİAD Başkanı Sabancı, "Özelleştirme, işsizlikle mücadele ve sosyal güvenlik reformunda hükümet yavaş kaldı" dedi.

Son dönemin gündem maddesi Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ile Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener arasında yaşanan tartışma. Serdengeçti'nin, bir gruba hitaben yaptığı konuşmada 'Gevşemeye başlarsak kriz olur' sözü hükümet ve çevresinde tam bir bomba etkisi yarattı. Ve Serdengeçti'ye yanıt Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'den geldi. "Bürokratlar hükümeti eleştiremez. Hele bir kulüpte hiç yapamaz." Peki ekonominin kalbi olan iş dünyası Türkiye'nin gidişatına nasıl bakıyor? Ekonomideki gelişmeleri hangi ruh haliyle takip ediyor? Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ömer Sabancı da belki Serdengeçti kadar sert ifadelerle değil ama iş dünyasını da endişelendiren durumların hala mevcut olduğunu söylüyor. Üstelik Sabancı bu tespiti Serdengeçti'nin konuşmasından da önce yaptı. Sabancı, geçtiğimiz Salı günü SABAH Ekonomi Servisi ile bir araya geldiği öğle yemeğinde bakın neler söyledi:

PROAKTİF YÖNETİM ŞART
* Hükümetin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet iki yılda iyi işler yaptı. Avrupa Birliği yolunda olumlu adımlar atıldı. IMF programına sadık kalındı. Enflasyon düşürüldü. Ama eksik kalan ve hala bizi endişelendiren konular var. Bunu kamuoyuyla da hükümetle de paylaşıyoruz. Biz yıllardır koalisyon hükümetleri döneminde doğru dürüst bir atak yapamadık. Şimdi AKP Hükümeti'ne bakıyorsunuz. Tek başına iktidar. Bunun avantajıyla alabileceği çok önemli kararlar var. Ama bunlara yönelik icraat yok.

* Nedir bu kararlar?
Özelleştirmeden tutun da kayıtdışı ekonominin küçültülmesine, işsizliğin azaltılmasından, sosyal güvenlik reformuna kadar size pekçok konu sayabilirim. Türkiye 10 yıl sonra nerede olacak? Kimse bunu bilmiyor. Haziran ayında 'önümüze bir vizyon koyun' dedik. Şu ana kadar bir gelişme yok. Benim gördüğüm şu: Hükümetin çok daha proaktif olması lazım. Yaptığı doğru işleri söylüyoruz ve teşekkür ediyoruz. Ama bazı alanlarda yavaş kaldıklarını da kabul etmek gerekir. Özelleştirme en büyük örnek. İster hukuki altyapı deyin, ister başka sebepler deyin. Sonuçta netice alınamamış. Oysa hukuki zemini oluşturmak sizin elinizde.

HERKES FİYATA ODAKLANDI
* Özelleştirme konusunda tek sorun hukuki altyapı mı?
Kamuoyu özelleştirmeyi biraz da farklı yönde değerlendiriyor. Bir firma satılıyor. Bunun dört yıllık kârı satış fiyatına eşit deniyor. Herkes fiyata odaklanmış. Halbuki fiyat bu işin bir parçası. Bu şirketi kim alacak? Stratejik yönden nasıl bir yatırım yapacak? Nasıl bir büyüme içine girecek? İstihdam azaltma yerine istihdamı artırıcı yatırımlar yapıp, ilave kazançlar elde edip, ilave vergiler ödeyip ekonomiye katkı sağlayacak mı? Bunların hiçbiri dikkate alınmıyor. Oysa bizim gibi ülkelerde konuya paket halinde bakmak şart.

* Özelleştirmede talep tarafında da bir sorun görmüyor musunuz?
Evet talep tarafı da zayıf. Çünkü o kadar çok ihale ertelendi ki... Bir kere ihale ertelenince ikincisinde kimse girmek istemiyor. Bu sefer fiyat baskısı oluşuyor. Siz de illa ilk çıktığım fiyattan satacağım diye direnince tansiyon yükseliyor. En güzel örneği Petkim. İkinci ihaleye bir firma katıldı.

* Yabancıların da yıllardır özelleştirmelere ilgisi zayıf kaldı...
Yabancı yatırımcılar biraz da Türkiye'nin geleceğini görmek istiyor. Onun için de herkes aralık ayında AB'den almak için çalıştığımız müzakere tarihihine kilitlendi. AB'den tarih almamız yabancı sermayenin gelmesi açısından da çok önemli. Özellikle büyük firmalar bu tarihe kilitlendi. 4 ay önce dünyanın dev firmalarının yöneticilerini topladık. Yatırımcı Konseyi düzenledik. Bir sürü karar aldık. Aradan dört ay geçti. Hiçbiri uygulanmadı. Her ay toplanmamız lazım. Daha kimse çağırmadı.

Sabah
02.08.04