Yaşasın liberal demokrat Türkiye!
 

BİR liberal demokrat olarak, TBMM'nin aldığı kararlardan ayrı bir sevinç duyuyorum. Zira bütünü itibarıyla, AB Uyum Yasaları felsefi ve tarihi kökenlerini liberal kaynaktan alan önermelerdir.

TBMM'nin kararları:

a) Bireysel özgürlüklere ve haklara dayanan (örn: anadil),

b) Düşünce üretiminin önündeki engelleri büyük ölçüde kaldıran,

c) Cemaat vakıflarına ilave haklar sağlayarak, nefret ettiğim, kısıtlı azınlık hakları kavramına güçlü bir darbe vuran,

d) Bazılarına garip gelecek ama PKK'nın elindeki argümanları çok büyük çapta elinden alan, PKK veya devamı faaliyetlerin Batı'da bile meşruiyetine son veren,

d) Kanun devletini aşmak bir yana, hukuk devletinin de üstüne çıkıp Türkiye'yi aklın çağdaş son durağı olan hukukun üstünlüğüne bağlayan ve özünde:

Türkü, Lazı, Kürdü, Yahudisi, Rumu, Rumelilisi, Arabı, Azerisi, Çerkezi, Gürcüsü, Egelisi, Dadaşı, Çingenesi -unuttuklarımdan özür dilerim-, kadını ve erkeği ile hepimizin yaşam kalitesini, insan onurunu, barışma umudunu artıran kararlardır.

* * *

Benim sevincim artık bu kararların geri dönülmez haklar haline gelmesidir.

Türk insanı bundan böyle siyasi seçimlerini bu geri çevrilemez liberal demokrat haklar üzerine kuracaktır.

Ayrıca, bu kararlar kim ne derse desin, İslam ile küresel dünyanın barışması yönünde büyük bir köprü görevi göreceğine inandığım demokratik İslam (demokrat olamayan İslam pekálá vardır) yörüngesinde çok büyük adımlardır.

Tabii ben de ülkemi AB üyesi olarak görmek istiyorum. Ancak bu haklar bizim olduktan sonra bizi AB'ye almasalar da ne gam!

Yıllardır bu ülkede anlatmaya çalıştığım: Biz hukukun üstünlüğüne dayanan dünyadaki ilk demokratik İslam deneyimini ortaya koyabilirsek, en geç 10 yıl içinde, kendi çıkarları için AB ve ABD bizim peşimizden koşmak zorunda kalacaktır.

* * *

Bu kararlar çerçevesinde bazı borçlarımı da eda etmek zorundayım.

1) TBMM'nin bir seçim dönemi öncesi hassas kararları çıkartamayacağını düşünüyordum. Fena halde yanıldım. Onlarda mangal gibi yürek varmış. TBMM'nin tüm üyelerinden binlerce özür dilerim. Ayrıca bu tarihi kararları için her birine teşekkür ederim.

2) Mesut Yılmaz'ın iki günlük maraton sırasında ortaya koyduğu tavır tam bir devlet adamı tavrı oldu. Perşembe günü TBMM'de yaptığı konuşma birleştiricilik, tarihi perspektif ve taşıdığı eda itibarıyla TBMM çatısı altında yapılmış en güzel söylevlerden birisidir.

ANAP iki günlük döneme önderlik etti.

3) Bu kararların önünü açan parti ise MHP'dir. İktidarda sıkıştıktan sonra aldığı erken seçim kararı ile ve seçim hükümetinden çekilmeden AB yasalarının önünü açarak bugüne ulaşmamıza büyük katkıda bulunmuştur. Herhalde, onlar da TBMM'de bu çapta bir işbirliği beklemiyorlardı.

Sonradan AB yasaları hakkında ne derlerse desinler; ama taktik hataları, ama taktik dehaları nedeniyle bu dönemde imzası olan bir kadro olarak anılacaklar.

* * *

Liberal demokrat Türkiye'ye katkıda bulunan herkese binlerce teşekkürler!

Cüneyt Ülsever, Hürriyet ; 05.08.2002