| |
Önce uzunca bir alıntı. Cumhurbaşkanı'nın Kamu Yönetimi Temel
Kanunu'nu veto gerekçesinden aynen aktarıyorum, lütfen sabredip
sonuna kadar okuyun:
"İncelenen Yasa'nın 4. maddesinde, 'Kamu yönetiminin temel
amaç ve görevi; halkın hayatını kolaylaştırmak, huzur, güvenlik
ve refahını sağlamak, hayat kalitesini geliştirmek, kişilerin hak
ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki engelleri kaldırmak ve
kanunlarla verilen görev ve hizmetleri yerine getirmektir.'
denilerek, 'kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki
engelleri kaldırmak' kamu yönetiminin temel amaç ve görevleri arasında
sayılmıştır.
4. maddenin gerekçesinde, maddenin, Anayasa'nın 5. maddesinde öngörülen
Devlet'in temel amaç ve görevleri ile birlikte değerlendirilmesinin
gerektiği belirtilmektedir.
Anayasa'nın 5. maddesinde, kişinin temel hak ve özgürlüklerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde
sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya çalışmak
Devlet'in temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Görüldüğü gibi, anayasal kural, kişinin temel hak ve özgürlüklerinin
'sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle' bağdaşacak biçimde
sınırlandırılmasına olanak sağlamaktadır.
Oysa, bu sınırlama kuralına incelenen Yasa'nın 4. maddesinde yer
verilmemiştir. Böyle bir temel Yasa'da bilinerek boşluk yaratılması
ve boşluğun gerekçeyle doldurulmaya çalışılması anlamlı ve anlaşılır
değildir.
Ayrıca, Anayasa'nın yine 5. maddesinde, Türk Ulusu'nun bağımsızlığını
ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyet'i ve demokrasiyi
korumak da Devlet'in amaç ve görevleri arasında sayılmış; 14. maddesinde,
hak ve özgürlüklerin hiçbirinin, Devlet'in ülkesi ve ulusuyla bölünmez
bütünlüğünü bozmayı, demokratik ve laik Cumhuriyet'i ortadan kaldırmayı
amaçlayan etkinlikler biçiminde kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Yine Anayasa'nın 12. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin, aynı
zamanda kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve
sorumluluklarını da içereceği vurgulanmıştır.
Bütün bu kurallar, kişi hak ve özgürlüklerinin sınırını ve Devlet'in
bu konudaki görevini göstermektedir.
İncelenen Yasa'nın 4. maddesinde, anayasal sınırlara yer verilmeden
kişi hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılmasının
kamu yönetiminin temel amaç ve görevi olarak gösterilmesi, bu hak
ve özgürlüklerin sınırsız olduğu, kamu yönetiminin bu hak ve özgürlükleri
sınırlayamayacağı ve aykırı davrananlar için yaptırım koyup uygulayamayacağı
gibi bir sonuç doğurmaktadır.
Bu sonuç nedeniyle, incelenen Yasa'nın 4. maddesi Anayasa'nın 5,
12 ve 14. maddeleriyle bağdaşmamaktadır."
* * *
Gördünüz mü yasada gizlenen felaketi? Gördünüz mü bizi bekleyen
büyük felaketi? Gördünüz mü?
Şaka bir yana, taa başından beri söylediğim zihniyeti, bir düşünce
alışkanlığını, hayata, dünyaya ve insanlara bakış açısını bu alıntıda
çok net görüyoruz.
Elbette devletin görevi insan hak ve özgürlüklerini genişletmek
değil daraltmaktır. Başka türlü
düşünenler bölücüdür, gericidir.
Sanki o maddeye, 'insan hak ve özgürlüklerini genişletmek' yazılınca,
diğer kanunlarda getirilmiş sınırlamalar kalkacak. Sanki ırkçılık
yapmak ya da teokratik devlet kurmak için terör örgütü oluşturmak
serbest kalacak.
Cumhurbaşkanı bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama yasada yer
alan ifadeyi veto etmekten de kendini alamıyor. Çünkü yasa, 'o kafa'
gibi düşünmüyor, çünkü yasa, Türkiye'de âdet olanın tersine devleti
vatandaşına karşı sınırlıyor.
Bence bu veto gerekçesi Cumhurbaşkanımızı tanımamız için bize eşsiz
bir fırsat sunuyor.
İsmet Berkan, Radikal
06.08.04
|