|
Geçenlerde Sabah Gazetesi'nde Mehmet Altan Cenevre'de cereyan
eden Dünya Ticaret Örgütü'nün özellikle tarımın serbestleşmesini
öngören müzakerelerin başarı ile sonuçlanmasına Türk basınında yer
verilmemesine şaşırmış. Ben de Mehmet'e şaşırdım. Bu gibi konular
ilgi alanı dışındadır; alıcısı yoktur. Aslında Mehmet Altan çok
haklı. Konu çok önemli. Hem dünya tarımı hem özellikle Türk tarımı
bakımından...
Altan'ın dikkatini çektiği tarımla ilgili ana iki sorun var. Birincisi
ihracata yapılan sübvansiyonlar.İkincisi üretime doğrudan desteğin
kaldırılıp tarımın tamamen piyasa koşullarına bırakılması... Tarımın
dışında bir de pamuk konusu var. Bu da özellikle Batı Afrika ülkelerini
ilgilendiriyor. Bizi hepsi değişik bakımlardan ilgilendiriyor; hem
tarım ülkesiyiz, hem pamuk üreticisi....
147 ülke tam anlamıyla kıran kırana pazarlık etmiş. Herhalde Türkiye
de... Biz bu konularda ne tutum aldık bilmiyoruz. Ne müzakerelerden
beklentimiz ne varılan sonucun etkileri konusunda bir açıklama yok!
Allahtan Le Monde Gazetesi'nden ve Dünya Ticaret Örgütü'nün web
sitesinden bazı bilgileri alabiliyoruz. Beklenenin aksine seçim
öncesi Amerika pamuk konusunda taviz verme cesaretini göstermiş.
25 bin kendi üreticisine verdiği sübvansiyonu 4 milyar dolar kadar
azaltacak... Afrika çok etkilenecek bundan; Afrika'da 10 milyon
pamuk üreticisi var!
Tarım ihracatına verilen sübvansiyonlar tedricen kaldırılacak.AB
de karşılığında ABD'nin ihracat kredilerinin süresinin azaltılmasını
istiyordu.Uzlaşmaya varmışlar.Amerika'nın karşısında yer alan Fransa
dahi uzlaşıyı kabullenmiş görünüyor.Fransa Tarım Bakanı Gaymard
"karşı çıkacak bir nokta yok" diyor... Gümrük tarifeleri
de azaltılacak; en yüksekten başlamak üzere.. Keza dahili sübvansiyonlar
da... Hizmet sektörünün de liberalleşmesi öngörülüyor.
Çerçeve anlaşma
Ancak, anlaşma bir çerçeve anlaşma. İleride yapılacak müzakereler
için bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşmada kesin takvim ve rakamlar
yok. Kısacası esas kıran kırana müzakereler daha sonra yapılacak.
Daha işi başlangıcındayız bir ölçüde... Bununla beraber, önemli
bir mesafe alındığı anlaşılıyor... Bu tür anlaşmalar aslında ancak
müzakere edenler tarafından anlaşılabiliyor. Zira müzakere masasında,
kulislerde konuşulanlar, zabıtlar olmadıkça fazla bir şey anlaşılamıyor.
Müzakereciler ancak kendilerinin anlayabileceği, kendilerinin yorumlayabileceği
metinler hazırlar. Avrupa'da kuvvet indirimini öngören AKKA anlaşmasını
okuyun; bir şey anlamazsınız. Müzakeresini yapan ben dahi bazı noktalarını
şimdi hatırlamıyorum.
Bu Türk tarımı için ne ifade ediyor? Bizim rekabet gücümüze ne
etki yapar? Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası'nı nasıl etkiler?
Bu Ortak Tarım Politikası'nı etkilemesi bizim AB ile ilişkilerimizi
ne ölçüde etkiler? Türk tekstili bakımından olumlu mu değil mi?
Doğrusu cevaplarını bilemiyorum. Şaşırmış Mehmet Altan'dan konunun
uzmanı olduğundan beni aydınlatmasını rica ediyorum. Bu tür haber
ve bilgilerin pek alıcısı yoktur dedim. Zarar yok Sayın Altan; sen
yaz ben okurum. Vallahi de billahi de okurum. Nasıl bilgi almak
için Fransız gazetelerini okuyorsak....
Yalım Eralp, Tercüman
10.08.04
|