|
DÜŞÜK enflasyon ortamında risk yönetiminin önemini vurgulayan
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Bankacılık ve Sanayi İşleri Komisyon
Başkanı Dr. Ömer Aras, ‘Düşük enflasyon ortamında yapılan hataları,
batırdığınız kredileri enflasyona yedirme gibi bir lüksünüz yok’
diye konuştu.
TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu
Üyesi ve Bankacılık ve Sanayi İşleri Komisyon Başkanı Dr. Ömer Aras,
düşük enflasyon ortamında bankacılık sektöründe yapılan hataların
üzerinin eskisi gibi örtülemeyeceği uyarısında bulundu. Faaliyetlerinin
önemli bölümü finans sektöründe olan Fiba Holding Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Aras, bankaların gündemine artık risk
yönetiminin gireceğini belirterek, ‘Riskleri kontrol altına alabilmek
için bankamız bünyesinde Kredi Komitesi dışında Piyasa Komitesi
ve Operasyonel Komite de kurduk’ dedi.
Bankacılık sektörünün önümüzdeki dönemde müşteriye daha yakın olacağına
dikkat çeken Ömer Aras, bankaların da artık sabun, deterjan, televizyon
pazarlayan şirketler gibi pazarlama tekniklerini geliştirmek zorunda
olduğunu belirtti. Aras, Türk bankacılık sektörüne yabancı bankaların
heves ve iştahla baktığını belirterek, ‘Sektörün insan kaynağı,
teknoloji ve yeni üründe yabancılara ihtiyacı yok, ancak sermayesi
yetersiz’ dedi.
Aras, Finansbank’ın yurtdışında büyümeye devam edeceğini, yurtiçinde
de kurumsal bankacılığın yanı sıra bireysel bankacılıkta da ağırlık
kazanmayı planladığını söyledi. Fiba Grubu’nun perakende sektöründeki
cirosunun da yıl sonunda 600 milyon doları bulacağını kaydeden Ömer
Aras, ile finans sektöründen perakendeye uzanan bir sohbet yaptık.
Düşük enflasyon ortamının bankacılık sektörüne etkileri ne olacak?
- Bankacılıkta risk faktörü çok önem kazanmaya başladı. Düşük enflasyon
ortamında risklerin yönetimi daha da önemli. Geçmişte yapılan bankacılık
hataları, sorunlu krediler enflasyonla zaten eriyordu, enflasyon
bir nevi bunun üzerine örtüyordu. Oysa bugün düşük enflasyon ortamında
yapılan hataları, batırdığınız kredileri enflasyona yedirme gibi
bir lüksünüz yok. Bankaların gündemine artık çok daha etkin risk
yönetimi girdi. Düşük enflasyon ortamında riskin yönetimi daha büyük
önem kazanıyor.
Siz riski nasıl yönetiyorsunuz?
- Kredi Komitesi dışında piyasa riskine karşı Piyasa Komitesi uygulaması
başlattık. 2000-2001’de yaşanan krizde bankaların zora düşmelerinin
nedeni piyasalardaki dalgalanmalardı. Bankalar kredi portföylerindeki
sorunlardan daha çok, piyasadaki dalgalanmalardan, devalüasyondan,
faizlerin yükselmesinden, piyasaya karşı olan risklerinin artmasından
dolayı sıkıntıya girdi. Bu riskin yönetilmesi için Piyasa Komitesi
oluşturduk. Tahmin ediyorum önümüzdeki dönemde bütün bankalar bunu
yapacak.
Bankacılıkta 2005 yılındaki stratejiniz ne olacak?
- Tabana yayılmış ve müşteri sayısını artıran bir banka olmayı
hedefliyoruz. Sadece fiyat bazında değil ürün bazında da rekabet
olacak. Bankacılık önümüzdeki dönemde müşteriye daha yakın olacak.
Banka-sanayi, banka-küçük işletme, banka-birey, bütün bu ilişkiler,
devletin iç borçlanma gereğinin aşağı çekilmesiyle gelişecek. Müşterilere
daha uygun hizmet verebilme ve onların isteklerine göre ürün geliştirme
ön plana çıkacak. Bankalar artık sabun, deterjan, televizyon pazarlayan
şirketler gibi pazarlama tekniklerini geliştirmek zorunda, biz de
bunu uyguluyoruz.
2004 Finansbank için değişim yılı oldu
Fiba Grubu, finans sektöründe nasıl bir 2004 geçiriyor?
- Grubun amiral gemisi olan Finansbank, 2004 yılını oldukça iyi
geçiriyor. 2004’ü büyük bir değişim yılı olarak gördük. İşlem hacmi
ve müşteri sayısını, piyasadaki kritik rakam denebilecek rakamların
üzerine taşıyarak, orta ölçekli banka konumundan, büyük banka olma
yolunda ciddi adımlar attık. Daha çok müşteri odaklı bir banka haline
geldik. Kurumsal bir banka olarak sektöre girmemize karşın, hedefimiz
bankacılık hizmetlerini tabana yaymaktı. Bu anlamda 2004 bizim için
dönüm yılıydı. Bunu gerçekleştirdik. 2005 yılında da bunun meyvelerini
toplayacağız.
Faaliyetlerinizde bireysel bankacılığın payı hangi düzeyde?
- Kurumsal bankacılık rakamları hálá bireysel bankacılıktan daha
büyük. Büyüme hızı olarak bireysel bankacılık ve küçük işletmelere
yönelik bankacılık çok daha hızlı büyüyor. 2005-2006’da bireysel
ve yaygın küçük işletme bankacılığının kurumsal bankacılığın önüne
geçmesini bekliyoruz.
Sepet harcamaları yüzde 12-15 arttı
Perakende de sepet başına harcamalarda bir artış var mı?
- Müşterilerin ortalama alışveriş tutarı 2004 yılının ilk altı
aylık döneminde 2003’ün aynı dönemine oranla artış gösterdi. Ocak
- Haziran 2004 döneminde ortalama sepet harcaması Gima’da yüzde
15, Marks & Spencer’da yüzde 12 oranında arttı.
FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Aras, İktisadi
ve Ticari İlimler Akademisi’nde İktisat Lisansı, Syracuse Üniversitesi,
Syracuse New York’ta İş İdaresi Lisans üstü master ve iş idaresi
doktorası yaptı. Üç yıl Ohio State Üniversitesi işletme bölümünde
asistan profesör olarak öğretim üyeliği ve çeşitli kuruluşlara danışmanlık
hizmeti yaptı. 1984’de Türkiye’ye döndü. 1984-1987 arasında Citibank’ta,
1987’de Yapı Kredi Bankası’nda çalıştı. 1987 sonunda kuruluş döneminde
Finansbank’a katıldı. İki yıl krediler, dış işlemler ve fon yönetiminden
sorumlu genel müdür yardımcılığı, 6 yıl genel müdürlük yaptı. Fiba
Holding’in tüm yurtdışı ve yurtiçi grup şirketlerinde yönetim kurulu
üyesi olan Aras, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Bankacılık ve Sanayi
İşleri Komisyon Başkanı.
Yurtdışında yerel banka gibi hareket ediyoruz
Yurt dışı faaliyetlerinizde ne kadarlık büyüklüğe ulaştınız?
- İsviçre, Hollanda, Almanya, Belçika, Romanya ve Rusya’da faaliyetlerimizi
sürdürüyoruz. Her ülkede değişik stratejiler uyguluyoruz, ama yerel
banka gibi hareket ediyoruz. Hollanda’daki bilançomuz 2.7 milyar
dolar. Yurtdışındaki en büyük Türk bankalarından biriyiz.
Yurtdışında olmanın avantajlarını yaşıyor musunuz?
- Finansbank’ın toplam aktifleri 5.1 milyon dolar, yurtdışındaki
tüm iştiraklerimizin toplam aktifleri de 3.9 milyon dolar. Bu da
riskin dağılımı anlamında son derece önemli.
Nurten Erk, Hürriyet
30.08.04
|