| |
Evli bir erkek karısını aldatır ya da evli bir kadın kocasını.
Sizce bu, hapse atılmayı gerektiren bir 'suç' mudur? Adalet ve Kalkınma
Partisi'ne ve düne kadar da Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine göre
evet bu eylem, yani zina, hapse girmeyi gerektiren bir 'suç'tur.
Hatta CHP'lilere göre zina eylemi öyle bir 'suç'tur ki, aldatılan
eşin şikâyetine bile gerek olmadan, savcılar tarafından resen soruşturulması
gerekir.
Türkiye, maalesef 2004 yılının eylül ayına böyle bir feodal tartışmayla
girdi. AKP'nin ısrarı devam ederse daha yıllarca da bunu tartışacağımız
anlaşılıyor.
Evlilikte eşlerden biri diğerini aldatacak olursa, bu olsa olsa
boşanma sebebi olur. Nitekim Medeni Kanun'da evlilik birliğini bitirecek
eylemlerin başında zina geliyor zaten.
Evlilik birliği, temelde iki kişi arasındadır, kadın ve erkek. Evlilik,
yürüyecekse bu iki kişi tarafından yürütülür, yürümeyecekse de zaten
yürümez. Devlete, yani yasalara ve o yasaların kurduğu düzene düşen
görev, evlilik birliği yürümediği zaman, boşanmanın adilane olmasını
sağlamaktır. Bence, devletin evlilikle ilgisi bu kadar olmalıdır,
ne daha fazla ne daha eksik.
Ama parlamentomuz böyle düşünmüyor anlaşılan. Onlar, eşlerden birinin
diğerini aldatmasını sadece evlilik birliğini bitirecek bir kötü
olay olarak görmüyor, yanı sıra aldatan eşin hapse de girmesini
istiyorlar.
En iyimser yorumla, Türk Ceza Kanunu'na eklenmek istenen bu zina
maddesinin evlilik birliğini korumak için bir caydırıcı önlem olduğunu
varsaydığımızda bile karşımıza saçma bir durum çıkıyor: Polisin,
savcıların, hâkimlerin, cezaevi müdürlerinin, gardiyanların başka
işi gücü yok, benim evliliğimi mi koruyacaklar, beni böylesine yanlış
bir adımı atmaktan onlar mı alıkoyacaklar?
Eğer zinayı suç kabul eden madde Ceza Kanunumuza girerse, devlet
sadece yatak odamıza girmiş olmayacak aslında. Devlet ayrıca beynimizin
içine de sızacak ve bizim mutluluğumuzu kendince sağlama görevini
de üstlenecek. Devletin bakış açısına göre evlilik birliği sürdüğü
müddetçe biz 'mutlu'yuz ve bu mutluluğun bozulmaması için devlet
gerekirse bizi hapse atmaya bile hazır.
***
İşin bu boyutları bir yana, siyasi cephede de ilginç gelişmeler
yaşanmıyor değil. Mesela Cumhuriyet Halk Partisi, iki gün boyunca
genel başkanı dahil yöneticilerince 'Zina suç olmalıdır' açıklamaları
yapıp AKP'ye açık destek
verdikten sonra dün fikir değiştirdi. CHP Grup Başkanvekili Haluk
Koç, zinaya ilişkin partilerinin bir desteğinin bulunmadığını açıkladı.
Herhalde CHP dünkü gazetelerden, köşe yazarlarından ve özellikle
de kadın kuruluşlarının tepkilerinden çekindi. Sebebi ne olursa
olsun, CHP'nin bir hatadan dönmesi son derece olumlu.
Umalım ve bekleyelim ki AKP de kamuoyunun sesini duysun ve zinayı
8 yıllık bir aradan sonra yeniden suç haline getirmeyi planlayan
bu gerici girişimden vazgeçsin.
Devletin ne yatak odalarımızda bir işi var ne de bizim mutluluğumuzu
belirlemeye hakkı.
Bırakın özel olan özel kalsın.
İsmet Berkan, Radikal
02.09.04
|