|
YOK, yazının başlığını görünce, sakın yanılmayın!.. Çok çarpıcı
ve resmi bir durum var!..
Türkiye’de nüfusun yüzde 7.1’inin resmi nikahı yok!.. Yani, yaklaşık
beş milyon insan (kadın-erkek) zina halinde yaşıyor!.. 1 milyon
330 bin 46 evli çiftin resmi nikahı yok!.. Yani, bu kadar imam nikahlı
var!..
Bunlar 1998 rakamları. Devletin resmi kaynaklarından.
ÇAĞDIŞI YASA
Yeni ceza yasa tasarısıyla birlikte, haklı bir tartışma başlıyor.
Tasarının düşünce özgürlüğünü kısıtlayan maddeleri henüz tartışmaya
açılmış değil. Çağdaş insanları ayaklandıran, zinanın yeniden suç
sayılması.
Hiçbir uygar ülkede olmayan, AB ölçülerinin dışında, şeriatın geçerli
olduğu ülkelerdeki gibi. AKP mantığına çok denk!..
Tasarıda, zinayı suç sayan madde henüz yok. TBMM Genel Kurulu’na
ek madde olarak geliyor.
MEKTUPLA YÖNETMEK
AKP’liler zinayı suç sayan maddeye gerekçe olarak, ‘Anadolu’dan
çok sayıda mektupla şikayet aldıklarını’ gösteriyor.
Bu da, ülkeyi mektupla yönetmek gibi, ilginç bir yönetim üslubu!..
Ya o mektuplarda imam nikahlı kadınların feryatları?.. Onlara çözüm
ne?..
Yok, onlar zina halinde değil, çünkü tasarıya zinanın suç sayılması
için, şikayetin oluşması gerek, diye bir madde ekleniyor!..
Şu andaki TCK’ya göre, resmi nikah yapmadan, sadece dini nikah
yapmak suç. (Md.237).
Ancak, devletteki bilgiler halen 1 milyonu aşkın çiftin imam nikahıyla
yaşadığını gösteriyor. Demek ki, nüfusun yüzde 7.1’i, suç işliyor!..
Çünkü, yasaya aykırı olarak, evli ve nikahsız, yani imam nikahlı!..
Ama, tasarıya eklenecek madde ile, şikayete bağlandığı için, AKP
iktidarı, imam nikahlıları korumuş oluyor!..
Anadolu’nun sosyal ve ekonomik koşullarında, ezilen kadının ve
yakınlarının şikayet edeceğini düşünmek, kılıf hazırlamaktan başka
bir şey değil.
AKP’ye çok yakışıyor!.. Hem zinayı suç kabul ederek, kadına ve
erkeğe, eşitlik palavrası adıyla, hapis cezası getiriyor, hem de,
muhtemelen çok az şikayet olacağı için, (belki hiç), imam nikahlıları
koruyor!..
En güzelini Prof. Dr. Uğur Alacakaptan söylüyor:
‘Kanun zoruyla, evlilikte sadakat mi olur?..’
Ceza yasaları, anayasalar gibi, bir ülkedeki yönetim mantığının
göstergesi. Bizimki de, bu!..
Yalçın Doğan, Hürriyet
02.09.04
|