| |
Zina konusu, AB ülkelerinde genelde boşanma davalarında gündeme
geliyor. Üyelerin çoğunda, zina, sadece çiftlerden biri tarafından
ileri sürülebilecek bir boşanma nedeni
Zinanın suç olarak kabul edilmesi ve cezalandırılması yöntemine
Avrupa genelinde rastlanmıyor. Avrupa Birliği'nde konu "özel
hayat" kapsamında görüldüğü için herhangi bir ortak uygulama
olmadığı gibi, Brüksel'in bu bağlamda Ankara'dan bir talebi de yok.
Zina konusu, AB ülkelerinde genelde boşanma davalarında gündeme
geliyor. Üye ülkelerin çoğunda, zina, çiftlerden biri tarafından
ileri sürülebilecek bir boşanma nedeni olarak görülüyor.
İngiltere'de bu uygulamaya da kısıtlama getiriliyor. Eşinin zina
yaptığını bilmesine karşın birlikte yaşamaya devam eden eş, zinayı
boşanma gerekçesi olarak da kullanamıyor.
Türkiye'den bir istek yok
Zina konusunda kendi içinde ortak bir uygulaması bulunmayan AB'nin
Türkiye'den bu yönde bir düzenleme yapma isteği bulunmuyor. Türkiye'nin
AB karnesi olarak algılanan ilerleme raporlarında da zina konusuna
sadece bir kez değinildi. Zina, 2002 Yılı İlerleme Raporu'nda, kadın-erkek
eşitliği kapsamında ele alındı. Raporda, kadınlara eşinin zina yaptığını
gerekçe göstererek boşanma davası açma hakkının verilmiş olmasından
bir "ilerleme" olarak bahsedildi. Zinaya ilişkin yasal
düzenleme konusunda AB Komisyonu da şu aşamada beklemede. Bu konunun
devam eden bir süreç olduğunu hatırlatan AB Komisyonu sözcülerinden
Jean Christophe Filori, "Bu konuda komisyon olarak yapacağımız
bir yorum yok" demekle yetindi.
AB'den yorum yok
Eşlerin birbirlerini aldatmalarına bir yaptırım öngörmeyen AB, üçüncü
ülkelerde zina nedeniyle, özellikle kadınların cezalandırılması
konusunda sert çıkışlar yapabiliyor. Bunun son örneği Amina Lawal
olayında yaşandı. AB liderleri, o dönem Nijerya yetkililerinin Lawal'ı
zina nedeniyle taşlayarak (recim) cezalandıracak olma olasılığını
Barcelona Zirvesi sırasında sert bir dille kınadılar.
Brüksel, Milliyet
02.09.04
|