|
Kadınlar tek ses: Devlet röntgencilik yapmasın. Zinaya ceza AB
yolundaki Türkiye'ye zarar verir. Recmin yerini hapis mi alacak?
Hükümetin yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) tasarısında zinayı suç sayacak
düzenleme yapma girişimine, kadın örgütleri tepki gösterdi. Kadın
örgütleri şunları söyledi:
'Devlet röntgenci'
Halime Güner (Uçan Süpürge Genel Koordinatörü): Bir evlilikte zina
işin içine girince sevgi, saygı bitiyor. Cezayla bir şey çözülemez.
AKP, zinayı suç yaparak 'Kadınlara ben senin namusunu korurum' mesajı
veriyor.
CHP'nin de AKP'den farkı yok. Buradaki amaç, kadını kadına düşürmek.
AB ülkelerinin hiçbirinde zina suç değil. Devlet yatak odasına giriyor.
Kadın, erkek bir sorunu varsa kendi çözer, bu cezayla olmaz. Devlet,
AB standartlarında olan sığınma evleri kuracağına röntgencilik yapıyor.
Mehter takımı gibi bir ileri iki geri gidiyoruz. AKP'yi de CHP'yi
de kınıyorum. AKP'nin kadından uzak tavrının zaten farkındaydık.
CHP ise, siyasi beklentileri, amaçları için kadınların sırtına bastı,
kullandı. Sekiz yıl önce fark edilmiş bir hata, kadınlar kullanılarak
tekrarlanıyor. Kanun yapmak için Anadolu'dan gelen mektuplar tek
gerekçe olamaz. Kadınlara sorulmuyor, diyalog kurulmuyor. Ülke gelişimi
ceza tedbiriyle olur mu? AB'ye girişte kadın-erkek eşitliği, Kıbrıs
kadar önemli.
'Kadının aleyhine'
Ayşe Feride Acar (BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi
Sözleşmesi (CEDAW) Başkanı): Böyle bir hüküm olması zaten çağdaş
hukuk anlayışına ters. AKP ve CHP bu konuda birlikte. Tutucu bir
bakış açısının ürünü olan bu kanun eğer kabul edilirse uygulama
kadınlar aleyhine olacak. Dolayısıyla, bu kadın-erkek eşitsizliğine
sebep olur. Yasalar toplumun önünü açmalı, toplumu çağdaşlaştırmalı,
geriye götürmemeli. 'İdam cezası olsun mu?' diye bir araştırma yapsak
ve sonuç 'Evet' çıksa, çoğunluk istiyor diye idam cezasını yeniden
kabul mü edeceğiz?
Devletin, ülkemizin taraf olduğu CEDAW sözleşmesine göre bazı görevleri
var. Kadın-erkek eşitliğinin esas olduğu bu sözleşmeye göre devlet
bu tarz ayrımcılıkları yok etmekle sorumlu. Zinanın suç olması gereksiz.
Evlilikte olanlar çiftleri ilgilendirir ve zina sadece boşanma sebebi
olabilir.
'CHP'yi anlayamıyoruz'
Esin Özbey (Ankara Barosu Kadın Hakları Kurulu Başkanı): Zina suç
olmamalı. TCK 440 ve 441. maddeler iptal edildiğinde 'Zina patlaması
olacak' denildi. Ama öyle bir şey olmadı. AKP hükümeti 'muhafazakâr
demokrat' anlayışına göre hareket ediyor, CHP'yi ise anlamak mümkün
değil. Bu durum sayesinde toplumsal yarar sağlanmaz.
'Gerekçe yanlış'
Canan Arın (Mor Çatı Kadın Sığınma Derneği): AKP ve CHP'nin anlayışında
anormallik yok. CHP kadından yana gibi görünüyor ama AKP'den farklı
değil. Zinanın suç olması sadece kadını kadına düşürmeyi amaçlıyor.
Böyle bir uygulama hiçbir AB ülkesinde yok. Bunlarla sadece suni
gündem yaratılmaya çalışılıyor. AKP'nin zinayı suç yapmak için kullandığı
'Doğudaki kadınlar böyle istiyor' gerekçesi yanlış. Türkiye Cumhuriyeti
kanunları buna göre belirlenemez.
'Gericiliğin gerekleri'
Hayriye Özdemir Ertekin (Kadın Dayanışma Vakfı avukatı): Zina sadece
boşanma sebebi olabilir. Ceza anlamsız. Bu çağdışı yasayla Türkiye
geriye gider.
Sekiz yıl önce zinanın suç olmaktan çıkması için çalışan CHP, tükürdüğünü
yalıyor, gericiliğe paye veriyor. Savunduğumuz cinsel özgürlük değil,
sağlıklı cinsel ilişkidir. Zinanın suç olmasıyla birlikte illegal
davranışlar artar ve insanları sağlıksız cinsel ilişkilere iter.
Zinaya ceza verilmesinin 'recm'den (zina yapan kadının taşlanarak
öldürülmesi) farkı yok.
Bu İslami hukukun devamıdır. Sadece recmin yerini hapis aldı. AKP,
gizli ve örtülü bir şekilde gericiliğin gereklerini yapmakta.
Nebahat Akkoç (Kadın Merkezi Başkanı): İki yetişkin insanın kendi
iradeleriyle geliştirdikleri bir ilişkide sorunları kendileri çözmeli.
Maddenin geri gelmesi, kadınların aldığı bunca yoldan geriye adım
atmış olması anlamına geliyor. Ama doğu ve güneydoğuda gözlemlediğim
kadarıyla kadınlar zaten kendileri için bunun söz konusu dahi olmadığını,
cezasını canlarıyla ödediklerini, bu nedenle erkek zina yaptığında
da cezalandırılmasını istiyor. Fakat AB sürecinde bu önemli bir
sorun olacak. Mesele yasaları değil aslında mantaliteyi değiştirmek.
Zelal Ayman (Kadın Dayanışma Vakfı): Yasal olarak büyük bir hata
işleniyor. Erkeklerin cinsel özgürlüklerini sonuna kadar sınır tanımadan
kullandıklarını ve bunun önünde hiçbir şeyin duramadığını biliyoruz.
'Anadolulu kadın istiyor' söylemi inandırıcı değil. Bu, eski bir
söylem ve yutmuyoruz. Evli bir çiftin zina, sadakat gibi konuları
onların hukukuna bağlı. Bu düzenleme, kadın cinselliğini ve bedenini
kontrol altında tutmaya, baskı altına almaya yönelik.
'Zulme yasal dayanak'
Beyhan Demir (Pazartesi Kadın Kültür ve Dayanışma Vakfı): Bu, kadınların
gözünü korkutma çabası. Zina meselesiyle kadınların elde ettiği
az sayıdaki kazanım da alınmaya çalışılıyor. Kadınlar, 'Karım beni
aldattı' diye 30 yerinden bıçaklanabiliyor. Bundan sonra, bunu yaparken
de sırtını yasaya dayayacaklar çıkacak. Kadınların ezilmelerinin
yasal bir dayanağı olacak. Erkekler kadınlara uyguladıkları zulümde
yasalardan destek görüyor. Yasa hazırlayıcılar da zaten erkek. 'Anadolulu
kadınlar' diye de bir şey çıkarıldı. Uydurulmuş. CHP'lilerin de
AKP'lilerden farkı yokmuş.
'Yine biz mağduruz'
Liv Amadon (Kadının İnsan Hakları Derneği): Zinanın suç olması,
Avrupa Birliği süreci aşamasında Türkiye'yi geriye götürecek. Hiçbir
Avrupa ülkesinde böyle bir şey yok. İki yıldır kadın-erkek eşitliği
için çalışıyoruz. Hâlâ gerekli düzenlemeler yapılmadı.
Namus cinayetleri ve bekâret kontrolü gibi konular üzerinde düzenlemeler
yapılmamışken, bir de başımıza şimdi bu çıktı. Bu, namus cinayetlerine
yol açabilecek bir düzenleme. Ayrıca kadın ve erkeğe eşit oranda
ceza uygulaması olacağını da düşünmüyoruz. Kadınlar yine mağdur
olacak.
Hürriyet Şener (İnsan Hakları Derneği Kadın Hakları Çalışma Grubu):
Eğer bir ilişki bitmişse, farklı insanlar olabilir. Bunu cezai yaptırımlarla
engellemek de pek mümkün değil. Bu durum vicdana kalmış bir şey.
Ayrılık halinde her halükârda kadın korunmalı. Eşi dışında başka
birini tercih etmesi durumunda hapisle cezalandırılmasını doğru
bulmuyoruz. Ama bu zinayı doğru bulduğumuz anlamına da gelmez. Sadece
kişilerin vicdanen halletmesi taraftarıyız.
Hukukçular: Avrupa'da örneği yok
Prof. Dr. Erdener Yurtcan (Ceza hukukçusu): Zina, Avrupa'da suç
değil. Evlilik birliğini, cezai korumayla sürdürmek gibi bir durum
yok. Zinaya suç, çağdaş bir bakış değil. Hukuk, zinayı boşanma nedeni
yapıyor. Türkiye Avrupa sürecinde yürüyor. Zina düzenlemesi yasalarda
yapılan diğer değişikliklerle bağdaşmadı.
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu (MÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi): Zina
suç olmamalı, evliliği bitiren nedenler arasında yer almalı. Çağdaş
hukuk da o yöne doğru eğilime sahip. Zina boşanma nedeni olur. Evlilik
rızaya dayanan bir kurum. Bu bağ kopmuşsa, insanı hapse atmak yoluyla
evliliği mi düzelteceksiniz? Zinanın yaptırımı zaten boşanmanın
sona ermesi. Cezai açıdan bunu açıklamak zor görünüyor. 'Anadolu
kadını bunu istiyor' açıklaması tatmin edici gelmiyor.
Prof. Dr. Uğur Alacakaptan (Bilgi Üniversitesi-ceza hukukçusu):
Yanlış iş yapıyorlar. Zina, çağdaş ülkelerde suç değil, sadece boşanma
nedenidir. Bu geriye dönüştür. İki taraf da politika yapıyor. Modası
geçmiş bir suçla karşı karşıyayız. Avrupa'da yıllar önce suç olmaktan
çıktı. Bildiğim kadarıyla İngiltere' de hiçbir zaman suç olmadı.
Zarar görenler tazminat davası açıyor. İmam nikâhıyla evlenenleri
ne yapacaklar?
Prof. Dr. Timur Demirbaş (Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
öğretim üyesi): Tasarının tamamına bakıldığında, zaten adalet sistemini
kilitleyecek düzenlemeler var. Zinanın suç sayılması İtalya'da bile
kaldırıldı. Bizde de Anayasa Mahkemesi kararlarıyla aynı sonuca
ulaşıldı. Şimdi savcı tarafından re'sen (kendiliğinden) soruşturulsun
deniyor. Savcı zina yapıldı diye yatak odasına mı girecek? Herkes
birbirini ihbar edebilir. Bu durum ağır sonuçlar doğurabilir.
Radikal
02.09.04
|