|
ÇANKAYA’da aynı gün iki profesör. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ve
İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu.
Elindeki belgelerin ötesinde, karar vermeden önce, Cumhurbaşkanı
Sezer, iki tarafı da, dinlemek istiyor. Bir kaç saat arayla, onları
ayrı ayrı kabul ediyor.
YÖK’ün, rektör Alemdaroğlu’nun görevinden alınması için, elindeki
belgeleri Sezer’e sunmasıyla birlikte, bir tartışma başlıyor. Rektörü
sevenler sevmeyenler, onun kararlarıyla mağdur olanlar olmayanlar
ve hatta Atatürkçülük bile, işin içine karışıyor!..
Oysa, Sezer’in vereceği karar bu subjektif ölçülerin dışında. Tümüyle
hukuki.
HUKUK ZEMİNİNDE
Teziç ve Alemdaroğlu ile görüşmeler de, hukuk zemininde.
Örneğin Teziç, Cumhurbaşkanı ile YÖK Başkanı olması ötesinde, bir
hukukçu olarak konuşuyor.
‘Burada hukuka aykırı durum var, biz, size bunun belgelerini sunduk.’
O belgelerde, Alemdaroğlu’nun yargı kararlarını, YÖK’ün uyarısına
rağmen, uygulamadığı görülüyor.
Rektör Alemdaroğlu ise, Sezer’e ‘yargı kararlarını uyguladım’ diyor.
Hangisi doğru?.. YÖK’ten giden belgelerin dışında, önceki gün Kardiyoloji
Enstitüsü’nden de, Çankaya’ya bir belge daha gönderiliyor.
İKİ ÇELİŞKİLİ KARAR
Rektör, Kardiyoloji Enstitüsü’nde anabilim dallarını kapatıyor.
Hocalar İstanbul İdare Mahkemesi’nde buna karşı dava açıyor. Mahkeme
29 Ocak 2004’te yürütmeyi durdurma kararı veriyor.
Rektör ne yapıyor?.. İstanbul Üniversitesi Senatosunu toplayarak,
mahkeme kararını uyguluyor. Ama, aynı gün Üniversite Yönetim Kurulu’nu
toplayarak, anabilim dallarını Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne katıyor!..
Yani, başkanı olduğu iki ayrı kurumdan biri, anabilim dallarını
yeniden açıyor, öteki dağtıyor!..
Buna karşı, yeni bir dava açılıyor. Son belge buna ait.
BİR HAFTA ÖNCE
3 Eylül 2004’te Enstitü, İstanbul İdare Mahkemesi’nin son kararını
tebellüğ ediyor. Karar, İ.Ü. Yönetim Kurulu kararını iptal ediyor.
Daha önce etmiyor mu?.. Ediyor!.. E, şimdi?.. Çünkü, ilk yargı
kararı uygulanmamış oluyor!..
Hukuk, Sezer’in kendisine prestij sağladığı alan. Seçildikten kısa
süre sonra, Ecevit Hükümeti ile ilk tartışması, hukuka aykırı gördüğü,
gerekçesiyle, imzalamadığı bir kararname.
Şimdi, önünde yine hukuka aykırılık nedeniyle vermesi gereken bir
karar var.
İLGİSİZ GEREKÇELER
Alemdaroğlu’nun rektörlükten alınması gerektiğini savunanlar gibi,
buna karşı çıkanlar da var. Olabilir. Ama, hukuk temelinde kalmak
koşuluyla.
Oysa, karşı çıkanların bir bölümü, olayı laiklik, türban yasağı
ve Atatürkçülük’le bağdaştırmaya çalışıyor!.. Ne ilgisi var?..
Laiklik konusunda, Teziç ile Alemdaroğlu, mutlaka aynı paralelde!..
Ama konu o değil, konu hukukun üstünlüğü ya da keyfilik!..
Laikliği savunanlar, yargı kararlarına uymazlar, diye bir kural
mı var?..
Yalçın Doğan, Hürriyet
10.09.04
|