Alemdar Kemal Paşa'nın suyu kaynama noktasına geldi mi?

 

Vaaz kürsülerinde, başmakale sütunlarında söze başlamadan, kaleme davranmadan Saygı Öztürk'ün yazdıklarını okuyun (Gözcü, 9 eyl.).
Karşınızda duran, sabah Üniversite Senatosu'nda aldığı Kardiyoloji Anabilim Dalları açma kararını, öğleden sonra hemen aynı zevatın katıldığı Üniversite Yönetim Kurulu'nda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'yle ilişkilendiren ve bu ikinci kararı YÖK'e bildirmeyen Üniversite Rektörü'dür.
Bu kararın iptaline, nakil sırasında zarar gören eşyanın tazminine, Enstitü çalışanlarının Cerrahpaşa Tıp'ta görevlendirilmeleri uygulamasının durdurulmasına dair, İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin kararlarına kulak asmayan bir rektör...
Benim de öğrencisi olduğum, rektörlük makamında Sıddık Sami Onar Hoca'nın soyundan gelenleri görmeyi arzuladığımız üniversitedir, söz konusu olan.
Bu zat, aynı mahkemenin dava sonuçlanana kadar teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulması kararını da kulak ardı eden rektördür. Karşı çıkan öğretim üyelerini maaş kesme cezasıyla sindirmeye çalışan adam. Hayatımda hiç karşılaşmadığım halde, Prof. Bülent Tanör'e ağır hastalığı sırasında yaptıklarından sonra, günahım kadar sevmediğim.
Taraftarları olmasına, bu yaşta artık hayret edemem.
*
YÖK, disiplin soruşturması açmamakla iyi etti; çünkü o takdirde Rektör'e geçici olarak görevden el çektirmesi gerekecek, bu da savunma davullarının gürültüsünü artıracaktı.
YÖK Genel Kurulu, üst disiplin kurulu niteliğiyle, soruşturma sonucu, Çankaya'ya gitmeden de Rektör'ün yönetim görevine son verebilirdi. Gitmekle iyi etti. Gitmeseydi ben de burada kehanette bulunmak zorunda kalırdım:
- Şimdi seyreyleyin siz gümbürtüyü, diye...
Çankaya'ya derim ki, meclis başkanlığı, yüksek hâkimlik, üst komutanlık makamlarından tutun da, spor kulübü başkanlarına kadar önemli makamlarda sahiden beğendiği ve güvendiği insanları görmedikçe, Türkiye'nin içi rahat etmeyecek, demokrasi bu ülkede kök salamayacaktır. Rektörünki de bu makamlardan biri...
Üstelik, Oktay Ekşi'nin dediği gibi, «... kimse kusura bakmasın ama, herhangi bir rektörünkinden çok farklı» (Hürriyet, 9 eylül).

Hakkı Devrim, Radikal
10.09.04