Hukuk ve taraftarlık

 

KEMAL Alemdaroğlu'nu savunanlar da, benim gibi eleştirenler de "taraf"tır. Fakat "taraf" olmak ve "objektif" olmak ayrı şeylerdir.
"Taraf" olmak değer yargılarıyla, "objektif" olmak ise olgularla ilgilidir.
Mesela... Alemdaroğlu, intihal (çalıntı) yaptığı iddia edilen kitap için "Bu kitap değil, katalog" diyor! Kitabı eline alıp görmeden "Kitap değil, katalogmuş" derseniz objektifliği tarafgirliğe çiğnetmiş olursunuz.
Alemdaroğlu'nun kendisi kitabın önsözünde bunun "kitap" olduğunu üç defa belirtiyor; "olgu' apaçık ortada!
Gerçi Kemal Gürüz de "intihal değil" demişti ama bunun "objektif" akademik gerekçelerini açıklamadığı için, "taraftarlık"tan öteye bir anlam taşımadı.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) "Akademik Etik Kuralları"nı yayımladı. Bir öneri: TÜBA bir komisyon kurarak Alemdaroğlu'nun yaptığı intihal midir, değil midir, gerekçeleriyle açıklasın!
Alemdaroğlu ne diyor bu "objektif" öneriye?
* * *
YÖK, Alemdaroğlu'nun "yargı kararlarını ısrarlı bir şekilde uygulamadığı" için görevden alınmasını istedi ve yine "taraflar" teşekkül etti.
Mesela İstanbul Barosu, YÖK'ün işleminin "demokratik ve özerk üniversite anlayışıyla bağdaşmadığını" söyledi. Peki, Baro, 'Alemdaroğlu'nun ısrarlı bir şekilde yargı kararlarını uygulamaması' konusunda ne diyor?!
"Demokratik ve özerk" diye niteledikleri Alemdaroğlu'nun üniversitesinde merhum Prof. Bülent Tanör'e yapılanlar! Bilim Tarihi Kürsüsü'nün kapatılması! Başta Hukuk Dekanı Prof. Aysel Çelikel olmak üzere çeşitli bilim adamlarının baskılara dayanamayarak istifa etmeleri! Nasıl "demokratik ve özerk" bir üniversite imiş böyle?!
Hem "demokratik ve özerk üniversite" yargı kararlarını uygulamak zorunda değil midir?! Bu mümkün mü?
* * *
BAZI rektörler de Alemdaroğlu'nun "taraf"ını tutan açıklamalar yaptılar.
"Seçilmiş bir rektörün sadece bir rapora dayanılarak görevden alınmasını...
Çok büyük oyla seçilmiş bir rektörün görevden alınmasını... Tam birlik halinde olmak gerekirken başka işlerle uğraşılmasını..." eleştirdiler.
'Çok büyük oyla seçilme' konusunda hep aynı duyarlığı gösteriyor musunuz? "Birlik halinde olalım" diye hukuku göz ardı etmek sosyolog Tönnies anlamında ideolojik bir 'cemaat' tavrı olmuyor mu?
Lehte, aleyhte "taraf" olmak saygın bir tavırdır, çoğulculuk ve fikri zenginlik böyle gelişir. Ama "objektif" olguları yok saymamak kaydıyla!
Yargıtay'ın açılışında çok değerli bir konuşma yapan Başkan Vekili Sayın Mater Kaban bakın "objektif" gerçeği şöyle anlatıyor:
"Yargı kararlarını önemsememek, devleti hukukun dışına, üstüne çıkarmak anlamına gelir ki, demokratik bir hukuk devletinde bunun kabul edilmesi olanaksızdır.
Diğer yönden, yargı kararlarına uyulmamasının, kişisel hakların çiğnenmesine de yol açacağı, devlete olan güveni sarsacağı ve adalete olan inancı zayıflatacağı düşüncesiyle bu eylemler TCY'- nin 228. maddesinde suç haline getirilerek yaptırıma bağlanmış, bu şekilde etkin bir yargısal denetimin sağlanması amaçlanmıştır."

Taha Akyol, Milliyet
10.09.04