Dünyayı okumak!

 

Haftanın ilk dört gününü Brüksel ve Atina'da geçirdim. Türkiye haber konusu olmaya devam ediyor. Şu günlerde başı çeken konuya gelince:
Zina...
Ne yazık ki öyle.
Hiç hoş değil.
AKP hükümetinin zinayı yeniden hapislik suç yapmak istemesi, Türkiye'nin imajını olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye'yi Avrupa'da görmek istemeyen çevrelerin değirmenine de su taşıyan bir konu haline gelmiş durumda zina.
Daha ilginci:
AKP'nin İslamcılığı, gizli gündemi gibi güncel olmayan konular zina dolayısıyla yeniden orasından burasından tırtıklanmaya başlamış. AKP'nin muhafazakarlığı ya da muhafazakar demokratlığı arka plana kaymış...
London Times'ın ayrıntılı haberinde, zinanın Avrupa Birliği - Türkiye ilişkilerini tehlikeye soktuğu belirtilmişti. AKP'nin zina girişimi nedeniyle Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'yi savunan milletvekillerinin kaygılandığı bir başka satırbaşıydı.
Türkiye'nin AB üyeliğini tutarlı biçimde savunan yayın organları arasındaki Financial Times'ın çarşamba günkü başyazısı, AKP hükümetini uyarıyordu:
"Zinadan vazgeçin!"
Başbakan Erdoğan'ın yanlış yolda olduğunu belirten başyazıda şu satırlar dikkat çekiciydi:
"Avrupa Komisyonu 6 Ekim'de üyelik müzakereleri için tarih konusunu karara bağlayacak. AB liderleri de aralık ayı zirvesinde Komisyon'un önerisini oylayacaklar. Tam bu sırada ortaya atılan bu aptalca fikir jeopolitik bir facia özelliğini taşıyor.
Zina konusu, Türkiye'nin üyeliğine başından beri karşı çıkmış ve önyargıdan başka bir şey olmayan argümanlarıyla hala mücadele veren AB siyasetçilerinin ve Kardinal Ratzinger gibilerinin ekmeğine yağ sürecek.
Zina girişimi ayrıca AKP'nin İslamcı kökleri hakkında gerek Avrupa'da gerekse Türkiye'de beslenen kuşkuları yeniden canlandıracak."
Başyazı şöyle noktalanıyor:
"Erdoğan bu planını geri çekmeli."
İngiliz The Guardian gazetesinin başyazısı da farklı sayılmaz. Zina konusunun Türkiye'ye zarar verdiği belirtilen yazıda şu satırlar var:
"Bundan daha kötü bir zamanlama düşünülemezdi. Oysa, birkaç aydır AB ile üyelik müzakerelerinin başlaması için Türkiye'ye yeşil ışık yakılacağı görüşü ağırlık kazanmaya başlamıştı. İlerici zihniyet sahibi Türkler haklı. Zinayı tıpkı Suudi Arabistan'daki gibi bir devlet meselesi haline getirmek AB ile işler tam da iyiye giderken çok kötü bir mesaj veriyor."
Uzatmak yersiz.
Zina yüzünden Türkiye'ye dönük olumsuz haber ve yorumlar uzayıp gidiyor.
İster istemez hangi akla hizmet böyle bir işe girişildi sorusu kafaları kurcalıyor. Hem konunun özü hem de zamanlaması olacak şey değil. Hangi açıdan bakılsa ters bir iş...
Bu nedenle bir soru daha var:
Başbakan Erdoğan ve kurmayları acaba Türkiye ve dünyayı ne kadar okuyabiliyorlar, ne kadar yerli yerine oturtabiliyorlar?
Zinayı suç haline getirme çabaları bu bakımdan haklı kuşkulara yol açmış durumda...

Hasan Cemal, Milliyet
10.09.04