|
Herkesin kendine göre bir AK Parti tanımı var. Kimine göre "Bunlar
katı şeriatçı ama takiye yapıyorlar."
Kimine göre "Türkiye'nin görüp göreceği en devrimci parti."
Kimine göre ise "İslami kimliğinden sürekli ödün vermek zorunda
kalan bir parti."
Bu tanımları yapanlar, partinin gerçek kimliğini doğru dürüst ortaya
koymak yerine niyetlerini, temennilerini dile getiriyorlar.
Durum böyle olunca AK Parti odaklı her tartışmada taraflardan biri
ya da ikisi acayip hayal kırıklığı yaşıyor.
***
O zaman "gayret bizden" diyelim ve bazı temel, basit,
yalın gerçekleri anımsatarak "hayal kırıklıklarının son bulmasına"
katkıda bulunalım:
BİR: AK Parti, çeşitli ideolojik akımlara mensup kişilerin oluşturduğu
çok parçalı bir yapı değildir. Dolayısıyla AK Parti içinde partiden
kopmayı tasarlayan çeşitli gruplar olduğunu düşünmek yanıltıcı sonuçlara
varılmasına neden olur.
İKİ: Tayyip Erdoğan AK Parti'nin en vazgeçilmez ve biricik çimentosudur.
Parti içinde bir yerlere gelenlerin büyük çoğunluğu bugünkü durumlarını
"Erdoğan rüzgârı"na borçludur. Bu yüzden AK Parti demek,
biraz da Erdoğan demektir.
ÜÇ: Parti içindeki huzursuzlukların nedeni ideolojik olmaktan çok
kişiseldir. Parti içinde yeterince etkin olamayan kişilerin, huzursuzluklarını
bazı "ideolojik argümanlar" aracılığıyla dile getirmeyi
tercih etmeleri bir anlam ifade etmez!
DÖRT: AK Parti içinde Erbakan'ın etki gücü sıfırdır! Çünkü Saadet
Partisi'ne girmeyip AK Parti'ye katılanların tümü Milli Görüş kadrosunun
en "gerçekçi" isimleri. Erbakan'ın eskiye oranla daha
da keskinleşen söyleminin bugün gelinen noktada onları etkileyebileceği
düşünülemez.
BEŞ: AK Parti "Siyasi İslam" tezinden vazgeçmiş kişiler
tarafından kurulmuştur. Bu konuda samimidirler. Ancak bazen kişisel
dindarlıklarının bir sonucu olarak "İslami kaygı" taşıdıklarını
hissettirmek istemektedirler. Böylece hem kendilerini tatmin etmek
hem de dindar tabanla aradaki bağı kuvvetlendirmek amacındalar.
ALTI: Devlet yapısı için sonuna kadar özgürlükçü olan AK Partililer,
iş bireye gelince farkında olmadan fazla ahlakçı davranmaktadırlar.
Bu konuda yüksek bilince sahip olmadıklarını bilmek gerekir.
YEDİ: En tutucu AK Partili bile "Zina İslam'da haramdır o
halde cezalandırılsın" anlayışında değildir. Buradaki mesele
"Hep geri adım atan taraf biz mi olacağız" meselesidir.
SEKİZ: Avrupa Birliği konusunda AK Parti samimidir. Erdoğan'ın
son söylemi arızidir, geçicidir. Yaşanan kriz, kısa sürede toparlanacaktır.
DOKUZ: Parti içinde Erdoğan ile Abdullah Gül arasında "liderlik
mücadelesi" örgütlemeye çalışanların var olduğu biliniyor.
Bazen küçük pürüzler yaşansa da hem Gül'ün, hem de Erdoğan'ın kişiliği,
böyle bir mücadelenin olmasına izin vermeyecektir.
ON: Tayyip Erdoğan'ın medya çevreleri tarafından "tuhaf"
bulunan çıkışları, kamuoyundaki "Erdoğan efsanesi"ni daha
da büyütmektedir ve Erdoğan bu işin uzmanıdır.
Ahmet Hakan Coşkun, Sabah
20.09.04
|